+ Yorum Gönder
Türk Tarihi ve Türklerde yaşam Forumunda Ceritler aşireti Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Harbi @ kız
    Bayan Üye

    Ceritler aşireti








    Ceritler aşireti


    BIR OYMAĞIN TARİHİ: CERİTLER

    Orta Asya'dan gelip Anadolu'yu yurt tutan 230 oymak, 1500'u aşiret ve 5800'ü de cemaat olmak üzere 7230 dolayında Türkmen oymak, aşiret ve cemaat bulunmaktadır. Kırşehir ve yöresini yurt tutmuş irili ufaklı 450 Türkmen aşiretinden biride Oğuzların bo*zok koluna mensup Beydili boyudur. Dulkadirli Beyliğini teşkil eden cema*atlerin çoğunluğu Bayat, Avşar ve Bey*dili boylarında idi. 1520 - 1570 tarihle*rinde Beydili, aralarında Ceridlerin de olduğu bir çok obayı barındırmaktadır.

    Anadolu'ya geldikten sonra şimdiki Şanlıurfa’nın Karacadağ yöresinde ilk önce Akkoyunlu devletine, daha sonra da Dulkadir beyliğine bağlı olan Bey*dilli, Bozulus'un 1613'de dağılması üzerine, bir kolu Gaziantep, Maraş, Kayseri üzerinden, diğer bir kolu da To*roslardan Adana, Karaman, Aksaray’ı takip ederek Kırşehir merkez olmak üzere tekrar Orta Anadolu'ya ulaşmışlardır.
    Yerleşik düzene geçmiş hâlkın şikâyetleri üzerine 1690-1691 yılında Bey*dili boyu, bütün obaları ile birlikte şimdiki Suriye bölgesine sürülmüşlerdir. Rakka bölgesindeki köyleri harap eden yağmacı Tay ve Urban Araplarına karşı Anadolu'daki Beydili obalarını Belih ırmağının Harran altındaki Akça-Ka*le'den Rakka'ya kadar uzanan bölgeye yerleştiren Osmanlı, Beydili ile diğer bir çok oymakları da Urfa'nın doğusundaki Colab ırmağı kıyıları ile Boz-âbad ve Urfa'nın diğer bölgelerine yerleştirdi. Böylece kendisine boyun eğmeyen bu Türkmenlerden kurtulmuş oldu.

    Musacalu, Cerid, Avşar, Köşekli, Boynuinceli ve Karacayurt Türkmen oymakları da bunlar arasındaydı. Dev*let sert ve ciddi tedbirler almasına rağmen, bütün bu oymaklar aynı yıl içeri*sinde Anadolu'ya geri kaçtılar. Çünkü bu bölgeler, Türk oymaklarının yerleşe*bileceği Anadolu'daki serin yaylaların coğrafi yapısında bir yer değildi. Toprağı verimsiz kuru ve susuz olduğu gibi, kavurucu çöl sıcaklarının hüküm sür*düğü bir yerdi. Rakka bölgesi Arap ka*bileleriyle Türkmenler arasında geçen savaş türküleriyle dolu olduğu gibi, Türkmen oymaklarının adeta bir sürgün yeri idi.

    Bu sürgünde en büyük ıztırabı Bey*dili ve ona bağlı oymaklar çekmiştir. Yi*ne bu olaya dair acı hatıralar, Kırşehir başta olmak üzere Keskin yöresinde hâla yaşatılmaktadır. Aşağıdaki türkü bunun acı bir kanıtıdır.

    ceritler.jpg


    Toplandık aşiret geldik Colab'a
    Başmızda esen boran değil mi?
    Şahin Bey, Karaca konduk yanyana
    Hacı Ali'nin yurdu Seylan değil mi?


    Urumdan öteye yığnak düzüldü
    Aşiretler isim isim yazıldı
    Koca Berk Ağa'nın bendi bozuldu
    Cerit onu tozlu duman değil mi?

    Kurt Karaca Ulaşlı'nın beyine
    O da kondu Şahin Bey'in sağına
    Firkat girdi Ağca-Kale dağına
    Yusuf Paşa cana kıyan değil mi?


    Misis'ten göçünce Irakka yolu
    Anavarza üstü Bayındır eli
    Perişan düştü de koca Badili
    İstanbul belimiz kıran değil mi?


    Süleyman’ım haymalarım kurulsun
    Çekilsin sancaklar aşret derilsin
    Gündeşlioğlu destan olsun çığrılsın
    Firuz Bey'in yurdu Ören değil mi?

    1696'da ikinci kez Rakka'ya sürgün edilen Türkmenler, şimdiki Suriye çöl*lerinin sıcağına dayanamayıp tekrar Anadolu`ya geri kaçtılar. Rakka beyler*beyi Ahmed Paşa Türkmenlerle baş edemeyince görevinden alındı ve Bo*zok-Çorum sancak beyliğine atandı. Rakka valiliğine "Başkomutan" payesi verilen Anadolu müfettişi Yusuf Paşa ta*yin edildi.

    Yusuf Paşa, büyük bir askeri birlikle yerlerini terk eden Türkmenleri Rak*ka'ya geri göndermek için harekete geçti. Yusuf Paşa, Kadıoğlu namıyla bi*linen Kürtlerden Bektaş Bey'in oğlunu Türkmenlere gönderip "Rakka'- ya is*kan giderlerse ne ala, gitmezlerse padişahtan gelen ferman gereği hepsinin kılıçtan geçirileceğini" bildirdi.

    Rakka'ya iskan edilmeyi reddeden Beydililer düzenli Osmanlı ordusunun üzerlerine geldiğini görünce direnmek için isyan ettiler. Yusuf Paşa'nın kuvvet*leriyle savaştılar. Beydiliye destek ve*ren Mamali aşiret reisi Deveci Ali ile Paylı namıyla bilinen Rişvanli Halil Bey'in arasına nifak sokan Yusuf Paşa, Payli Halil Bey'e Mamali aşiret reisi Deveci Ali'yi tuzağa düşürtüp öldürttü. İç çekişmelerden zayıf düşen Beydili aşireti Yusuf Paşa'ya yenildi. XVII yy. Türkmen aşiretleri arasında yaşayan Ozan Budala bu olayı şöyle dile getirmiştir.

    aaaaen bin haneyle isyan edince
    Anadolu benim dedi Beğdili
    Kadoğluyla Yusuf Paşa gelince
    Paylı Mamalı'yı vurdu Beğdili.

    Kara bayrak salak kanlı salaca
    Aşiretin ucu vardı Maraş'a
    Yetişti imdada beğ Kurd Karaca
    Zor ile yollara durdu Beğdili.

    Davullar döğündü çekildi sancak
    Koç yiğit atına bağlandı ponçak
    Deveci Ali öldü kırıldı kolcak
    Eylenip Colap'ta kaldı Beğdili.

    Ali Beyim on batman gürz atardı
    Kurd Karaca bir orduya yeterdi
    Cerid Bekir al kanlara katardı
    Nice alayları yardı Beğdili.


    Suluca Karahöyük belli yurtlan
    Aldı beni Beğdili'nin dertleri
    Çöle düştü Beğdili'nin kurtları
    Rakka çölünün kurdu Beğdili.

    Taylı uğrun uğrun çaldı kalemi
    Urbanoglu Yusuf Paşa gulamı
    Beğdili'nin name tuttu alemi
    Zorunan Rakka'ya vardi Beğdili.


    Budala'm der ne olacak hâlimiz
    Ara yerde telef oldu elimiz
    Bundan sonra Rakka'dır yolumuz
    Rakka'ya sürgün oldu Beğdili.
    Şiirde adları geçenlerin dışında, bu dönemde Beydili içindeki obaların başında tespit edebildiğimiz şu beyler bulunuyordu. Firuz Bey oğlu Şahin Bey, Cafer Bey, Kenan Bey, Kurd Bey, Ömer Bey, Hasan Bey, Murtaza Bey, Ganem Bey, Karakoyunlu Battal Bey. İsyanın elebaşıları olduğu bildirilen otuz Türkmen beyi idam edildi. İdam edilenler arasında Şahin Bey'in olduğu*nu şık Süleyman şu mısralarla dile ge*tirmektedir.


    Yusuf Paşa tuğlu fermanlı vezir
    Sâf tutmuş ordusu emrine hazır
    Bağlandı derbentler bulundu kusur
    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına

    Hoyrat girdi aslanların yurduna
    Duman almış şu görünen dağları
    Zalim kırmış goncaları gülleri
    İpe gitti obaların beyleri

    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına
    Hoyrat girdi aslanların yurduna.

    Hilibaz feleğin bize mi kasti
    Aslana sığarmı tilkinin postu
    Aşiret direği kara gün dostu
    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına
    Hoyrat girdi aslanların yurduna.


    Rakka'dan Colab'a döküldük yola
    Kesilen kelleler gelmiyor dile
    Suçumuz ne idi sürüldük çöle
    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına
    Hoyrat girdi aslanların yurduna.

    Süleyman’ım ne olacak hâlimiz
    Urumeli bekler oldu yolumuz,
    Kırıldı belimiz Firuz Beyimiz
    Uyan Şahin Beyim dön bak ardına
    Hoyrat girdi aslanların yurduna.







  2. Harbi @ kız
    Bayan Üye





    Bazı Türkmen beylerini yanına çe*ken Yusuf Paşa, Beydilileri önüne kata*rak mal, yiyecek ve davarlarıyla birlik*te tekrar Rakka'ya sürgün eyledi. Halk bu konuda şöyle bir destan anlatır.

    Türkmen beyleri kılıçtan geçirilmiştir. Bu sırada kocası öldürülen Beydili aşiret reisinin hanımı üçüz oğlan do*ğurmuştur. Çocukların öldürüleceğinden endişe duyan kadın, sürgüne git*meden önce çocukları dağdaki bir ma*ğaraya götürür bırakır. Bir kaş yıl sonra Beydili aşireti sürgünden eski yurtlarına döner. Kadın, hizmetçisi kadınla birlik*te çocukları bıraktığı mağaraya gider, gördüğü manzara karşısında gözlerine inanamaz. Üç oğlu da ellerinin baş parmağını emerek sıhhatli bir şekilde yaşamaktadır. Çocukların kimler tarafından korunup beslendiğini öğrenmek isteyen kadın, bir kenara gizlenir bekle*meye başlar. Gun batarken bir kurt ağ*zında yiyecekle gelir ve çocukları bes*ler. Üç oğlunu alıp çadırına dönen ana, karayağız kıllı oğluna Kurd Karaca, İn*ce uzun sırım gibi oğluna Cerid, kafası iri boynu ince oğluna da Boynuince di*ye isim verir. Daha sonra Türkmen oba*ları içinde bu üç kardeşin obaları, 'Boy*nuinceli', Karacakurd' ve 'Cerid' olarak anılır. Konumuz olan Ceritler'in soyu*nun bu koldan geldiği söylenir. Ozan Kul Sadun, Rakka'dan Anadolu'ya ge*lenlerden aşiretleri şöyle sual eder.

    Rakka çöllerinde gelen gaziler
    Acep Karacayurt geri döndü mü?
    Yenile bit haber duydum oradan
    Cerid Bekir oldu derler oldu mu?


    Cerid Bekir öldüyse kırıldı kilit
    Çöktü üstümüze bit kara bulut
    Köçekli Kerim'le, Bayındır Halit
    Kolu bağlı cellatlara durdu mu?


    Kul Sadun'um bize çok oldu cefa
    Hükmümüz geçerdi şu kaftan kafa
    Ulaşlı'nın oğlu Hacı Mustafa
    Alayları bölük bölük böldü mü?

    Suriye'nin Halep vilâyeti Rakka ilçesine sürgün edilen Türkmenler'in Ce*rit oymağı, çölün sıcağına dayanamayıp Orta Anadolu'daki eski yurtlarına dönmeyi arzulamaktadır. Bu sırada Osmanlı idarecilerine sırtını dayayan Ur*ban Araplarının reisi Ceritler'den Fet*tah Beyi'n kızına talip olmuştur.

    Rakka'dan Toroslara, oradan da Kırşehir’e doğru yola çıkan Silsüpüroğlu aşiretinin mensup olduğu Ceritler, ön*lerine çıkan Urban Araplarını yenip yollarına devam etmişler. Antakya Rey*hanlı Türkmen beylerinden Mürseloğlu namıyla bilinen bir bey, Ceritlerden yol geçit parası istemiştir. Fettah Bey'in, biz fakir aşiretiz paramız yok demesi üzeri*ne Mürseloğlu, paranız yoksa Ceritlerin güzel kızları olur, para yerine kız verin demiş. Fettah Bey, biz Araba kız ver*memek için nice savaşlar verdik deyip öneriyi reddetmiş ve savaşa başlamıştır. Kul Sadun, bu olay şöyle dile getirmiş*tir.

    Gel edek gavgayı etme bahane
    Kuzgunun cırnağı değmez Şahana
    Mürseloğlu sığdırmazlar cihana
    Kolu bazlı delilerim var iken.

    Döndün mü dönesi benden yüzünü
    Fettah beyim kara yazar yazını
    Mürseloğlu ister Cerit kızını
    Aslan gibi yiğitlerim var iken.

    Kul Sadun'um seçelim mi yozları
    Dar edeyim şu konduğun düzleri
    Sana yar olur mu Cerit kızları
    Gözü kanlı Ceritlerim var iken.

    Mürseloğlu'nu yenilgiye uğratan Ceritler, yolda Fettah Bey'i yitirmeleri*ne rağmen, yollarına devam etmişler*dir. Fettah Bey'in ölümü aşirette derin üzüntüye neden olmuş bir çok ağıtlar söylenmiştir.

    Atım var atlar içinde
    Demir nalları kıçında
    Eller göç etti gidiyor
    Fettah Bey'im yok içinde.

    Bu sırada, Osmanlı yöneticileri tarafından kandırılan Avşarlar, Ceritler'in onunu kesmek için Nizip yakınlarında pusu kurmuşlardır. Osmaniye-Bahçe ilçeleri arasında Ceritler'i takip eden Av*şarlar, Ceritler'e saldırmış, çıkan kavga*da Avşarlar büyük kayıplar vermişler*dir. Avşarlar buraya hâlen "Kanlı Geçit" demektedirler. Ozan Dadaloğlu kavga*yı şu dizelerle dile getirmiştir.

    Cerid'in göçü de üğründü geldi
    Avşar'ın gafleti sinemi deldi
    Gözü kanlı yiğit komadı kırdı
    Boz Kartal'a pay pay oldu ölümüz.

    Cerid'in uyluğu duruyor atta
    Avşar'ın hopuru çıktı Yarsuvat'ta
    Biz bu öğüt ile kurtulmak dertte
    Nerde kaldı akıllımız delimiz.

    Dadaloğlu bu iş böyle olmadı
    Akıllımız delimize uymadı
    Bre Cerid burda yerin kalmadı
    Urumeli Kırşehir’dir yolunuz.

    Galip gelen Ceritler, Kırşehir başta olmak üzere Orta Anadolu'ya gelip yerleşmişlerdir. Türkmenler'in Cerit oy*mağına mensup Ozan Kul Yusuf bu olay aşağıdaki dörtlüklerinde bize şöyle aktarmıştır.


    Cerid Rakka'dan sökün edince
    Açılsın Urum'a yolu Cerid'in
    Silsüpüroğlu Fettah Beyim ölünce
    Kırıldı kanadı kolu Cerid'in.

    Toplansın aşiret birlik olalım
    Biz bir zaman Elbeyli'den kalalım
    Konuşalım bir karara varalım
    Bozulmadan gitsin eli Cerid'in.


    Yüz atlımız daim ileri gitsin
    Sağına soluna çok dikkat etsin
    Pılışka vermeden menzile yetsin
    Ziyarette açsın yolu Cerid'in.

    Sineği çok Nizip ovasına varmayın
    Pusu vardır Şar dağına girmeyin
    Urbanoğlu kız istiyor vermeyin
    Koklatman yadlara gülü Cerid'in.


    Koç dağına çıkdığımız duyarlar
    Her tarafa çaşıt pusu kurarlar
    Mürseloğlu seni neye sayarlar
    O zaten ezelden kulu Cerid'in.

    Seyfe'nin karşısı koca cebeldir
    Cebeli aşınca seyfü seferdir
    Yüz atlımız bin atlıya bedeldir
    Dönerse silaha eli Cerid'in.

    Pusuya düşmeyin düz edin yolu
    Sıcağa vurmayın evlad ayali
    Varıp konacağın Kırşehir eli
    Keskin'de yayılır malı Cerid'in.

    Ali Bey'in pek tatlıdır sözleri
    Fettah Bey'in köşek gibi gözleri
    Burnu hızmalı da Cerid kızları
    Deli etti Kul Yusuf'u dili Cerid'in.
    Cerit aşiretinden Silsüpüroğlu Fet*tah Bey'in oğulları bir müddet Orta Anadolu'da kaldıktan sonra devlet tarafından tekrar Toroslara sürülmüşlerdir. Ceyhan yöresinin havasını beğenmeyen Fettah Bey'in oğlu Ali Bey, kardeşi Mithat'tan ayrılarak Yozgat'ın Müminli köyüne yerleşmek istemiştir. Buna rıza göstermeyen yöre hâlkı olayı Çapanoğ*lu Ali Rıza Bey'e şikâyet etmişler, Ça*panoğlu, Silsüpüroğlu Ali Bey'e bölgeyi derhâl terk etmeleri için bir mektup yazmış, mektubu kendisine bağlı 50-60 kişilik bir kolluk kuvvetiyle göndermiştir. Mektubu getiren Çapanoğlu'nun adamları tehditkar bir tavırla, "Derhâl burada dağılın" diye ihtarda bulunmuş*lar. Ali Bey de, "Biz unlu bir aşiretiz eskiden beri buralar bizim babalarımızın yurdu, biz yurtsuz yuvasız kimseler değiliz, Çapanoğlu’na söyleyin bize bir yer göstersin de orada oturalım." demiş ise de gelen adamlar "Biz sizi dağıtma*sını biliriz" deyip Ali Bey'in üzerine yü*rümüş, Bunu gören Ali Bey ve adamla*rı kilylarına sarilip bunlan perişan etmişler. Kanlı çarpışmadan kaçıp kurtu*lanlar durumu Çapanoğlu’na haber vermiş, Çapanoğlu büyük bir kuvvet yollayarak "Bunları bu bölgeden atın darmadağın edin" demiş, Bir kaç gün sonra Müminli köyüne gelen Çapanoğ*lu'nun adamları, Silsüpüroğlu Ali Bey'in Denek dağının Kuşburnu yayla*sına gittiğini öğrenince, Ali Bey'i takip edip kuşatıyorlar. Bir kaç yüz adamıyla kavgaya giren Ali Bey, önüne kattığı Çapanoğlu'nun kuvvetlerini kıra kıra Delice ırmağının yakınındaki Azgın da*ğına kadar takip etmiştir.
    Ali Bey, Kuşburnu yaylasında iken Köşekli aşiretiyle birleşip Çapanoğlu’nun kuvvetlerini bir ziyafet esnasında basıp perişan etmiş, kaçanlardan ilk varanlar Çapanoğlu’na durumu olduğu gibi anlatmışlar, ikinci kol ise Çapanoğlu’na yaranmak için hiç bir şeyden ha*bersiz yaşlı Köşekli Kadir Bey'i öldürüp başını da bir Çapanoğlu’na getirmişler*dir. İki tarafı da dinleyen Çapanoğlu, gerçeği öğrenince ihtiyar Kadir Bey'in başını getiren gruba "Yaşlı bir adamı öldürmek erkeklik değil." deyip hepsinin oracıkta başını vurdurmuştur.

    Kendisi için tehlikeli gördüğü Silsü*püroğlu Ali Bey'i Padişaha şikâyet eden Çapanoğlu, bir bahane ile aşiretin bu bölgede sürgün edilmesini Padişaha arz etmiştir. Şam'daki isyanı bastırmakla görevlendirilen Ali Bey, Padişahın gönderdiği fermam alınca derhâl yola koyulmuş, dam isyanın bastıran Ali Bey ve aşiretinin beğendiği topraklarda oturmasını padişah o günden sonra ser*best bırakmıştır. Silsüpüroğlu Ali Bey'in başkanlığında eski yurtlarına dönen Ceritler, Kırşehir’in Hamit köyü merkez olmak üzere Keskin ve civarını yurt tut*muşlardır. Bir Türkmen topluluğu olan bu aşiret, tarihte bir çok ünlü adamlar çıkartmıştır. Bunlardan birisi de Ha*mit'li Rıza Bey'dir.

    Bu sırada toplu ölümlerin olduğu bir hastalıktan Silsüpür Ali ve Mehmet beyler vefat etmiş. Mehmet Bey'in ha*nımı ve Köşekli aşiret reisi Hamza Bey'in bacısi Hüsne kadın ölen beyler ve yetim kalan oğlu Halil için şu ağıdı yakmıştır.




+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: