+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Karbon emisyonu nedir? Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Karbon emisyonu nedir?









  2. Leyla
    Devamlı Üye





    Karbon emisyonu nedir




    Dünyamızın ısınmasına neden olan karbondioksit gazlarının %80’i fosil yakıtlardan kaynaklanıyor. Bu durum, küresel ısınmayla mücadelede fosil yakıtlara olan bağımlılığımızın azaltılmasının ve yenilenebilir enerji payının artmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Günümüzde fosil yakıt fiyatlarındaki artış, iklim değişikliğinden doğan kaygılarla birlikte enerji sektöründe gerek arz gerekse talep olarak bir dizi yeniliği beraberinde getirmiş durumda. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik gelişmeler de küresel ölçekte hız kazanıyor.

    Günümüzün en önemli tehdidi olan iklim değişikliği, bugün tüm bireylerin, şirketlerin, hükümetlerin ve devletlerin ortak sorunu olup, ortak çözümlerin cesurca ve kararlılıkla hayata geçirilmesi gerekiyor. Bugün, doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalar devletin ve sivil toplum kuruluşlarının sorumluluğu olmanın ötesine geçti. Unutmamak gerekir ki, düşük karbon ekonomisine geçiş için katalizör rolünü özel sektör oynayacak. Vodafone Türkiye-WWF-Türkiye işbirliği de, şirketlerin toplumsal anlamda taşıdığı sorumluluklara ve küresel sorunlara getirdiği çözümlere güzel bir örnek oluşturuyor. Doğal kaynaklar olmadan üretim ve sanayinin olması mümkün değil. Bu kaynakların akılcı kullanımı şart. Bu nedenle, doğal kaynakların sürdürülebilirliği iş dünyasının titizlikle yaklaşması gereken bir konu. Bu çerçevede Vodafone Türkiye gibi gönüllü azaltım yol haritası oluşturan şirketlerin harekete geçerek fosil yakıt dışındaki alternatifleri değerlendirmeye başlaması oldukça önemli. Konvansiyonel bakışın dönüşümü için ekonomik büyümenin sera gazı salımıyla orantılı olduğu bakış açısını değiştirmemiz gerekiyor.

    İklim Değişikliğiyle Mücadelede Özel Sektörün Rolü

    İklim değişikliğiyle mücadele, günümüzde doğa korumanın ötesinde, uluslararası dinamiklerle ilintili ekonomik ve politik bir gündem maddesi haline gelmiştir. Kyoto Protokolü’nün yükümlülük döneminin 2012 yılında sona ermesiyle ortaya çıkacak yeni düzende özel sektör de paralel açılımlar, yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek önemli bir aktör haline gelmeye çalışmaktadır. Türk hükümeti, uzun bir sessizlikten sonra Kyoto Protokolü’ne taraf olarak iklim müzakerelerinde yer almaya başlamıştır. Ancak, özel sektörün Kyoto sonrası süreçlere olan ilgisi sınırlıdır. Halen gönüllü emisyon azaltımı yapan şirketler, kurumsal sosyal sorumluluğun yanı sıra Kyoto sonrası döneme şimdiden uyum sağlamak için gerekli tedbirleri almalıdırlar.
    İklim değişikliğine uyumun maliyeti Dünya Bankası’na göre, gelişmekte olan ülkeler için, 2010’dan itibaren yılda 75-100 milyar ABD$ olacaktır. Bu gidişatın geri döndürülemez sonuçlara yol açmaması için kısa zamanda hükümet, yerel yönetimler ve özel sektörün üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi gerekmektedir.

    Dünyayı düşük karbon ekonomisine yönlendirmede mali kurumlara ve yatırımcılara büyük rol düşmektedir. WWF, daha uygun mali paketler ve yenilenebilir enerji projeleri ve teknolojilerinin desteklenmesi için lobi faaliyetlerinde bulunur. Yatırımcılar açısından, karbon salımlarının maliyetli olacağı bir dünyaya bugünden hazırlanılması son derece önemlidir. Bu yeni gelişmeleri dikkate almayacak olanlar, verecekleri hatalı kararlarla yatırımlarından yeterli geri dönüşü sağlayamayacaklardır. Yatırımcılar, yatırım yaptıkları şirketlerin bu yeni zorluklara nasıl hazırlandıklarının farkında olmalı ve karbon maliyetinin karşılanması için şimdiden hazırlanmaya başlamalıdır. Bu hazırlığın ilk ayağını “karbon ayak izi” hesaplaması oluşturur





+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
karbon emisyonu nedir,  karbon emisyonu ne demek