+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Eğitim-Öğretim İle İlgili Kısa Deneme Türünde Yazı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Eğitim-Öğretim İle İlgili Kısa Deneme Türünde Yazı









  2. Gizliyara
    FoRuMaciL Security





    Etkili Öğretmenlerin Rolleri ve Sosyal Beceriler Arasındaki İlişki


    Yukarıda öğretmenlerin çeşitli rolleri üzerinde durulmuştur. Burada ise bu roller ile sosyal beceriler arasındaki ilişki ele alınıp tartışılacaktır. Öğretmenin, öğrencinin kişisel problemleri ve endişeleriyle ilgilenirken duyuşsal ve sosyal yönden duyarlılığı ön plâna çıkar. Duyuşsal yönden duyarlı olan öğretmen öğrencilerin içinde bulunduğu dönemin kültürünü anlar ve ona göre davranır. Gelişmeye açık etkin bir öğretmen öğrencilerin duygularına değer verir, onların olumlu benlik kavramı geliştirmelerine yardımcı olur. Öğrencilerin sözel ve sözel olmayan tepkilerine değer verir ve dinler. Öğretmenlerin dinleyici ve ilk iletişimi kuran kişi olarak adlandırılan rolü duyuşsal ve sosyal yönden duyarlı olmasını gerektirir.

    Öğretmen bütün sınıfı içeren faaliyetler organize ederken, dersi öğrenciyi aktif kılacak şekilde plânlarken, grup etkinliklerini organize ederken, beklenmeyen bir durumla ya da plânların bozulması halinde ortama ayak uydururken sosyal kontrol becerilerine gereksinme duyar.

    Her öğrenciye beklentilerini açıkca belirtirken sosyal ve duyuşsal anlatımcılık söz konusudur. Sosyal ve duyuşsal anlatımcılık aynı zamanda iletişimde netlik, beklenileni tam olarak açıklama, duygu ve düşüncelerini açıklamada gerekli olan beceri unsurlarıdır. Öğrenci ve diğer personelle iyi iletişim kurabilmesi, duyuşsal ve sosyal yönden anlatımcı ve duyarlı olması ile ilgilidir.



    Waller, 1967′de öğretmenlerin ders kitapları içerisinde bulamayacakları ancak öğrenmeleri zorunlu olan bir kavram ortaya koymuştur. Bu kavram sosyal içgörü (social insight) olarak adlandırılmaktadır. Sosyal içgörü, sınıfta neyin olup bittiğini kavrama şeklinde tanımlanmaktadır. Waller’e göre bu basit bir kavram gibi gelebilir, fakat, bunun etkili bir şekilde üstesinden gelebilmek için öğretmenlerin öğrencilerin kültüründen haberdar olması ve öğrenci davranışını anlaması gerekir (13). Öğrenci kültürü konusunda da çok sayıda liste görmek olasıdır, öğrenci kültürünün sekiz unsuru Hall tarafından 1981′de genel olarak şöyle sıralanmaktadır: 1. Konuşma dili, 2. Sözsüz iletişim, 3. Genel kültür, 4. Dünya görüşü, 5. Davranış stili, 6. Değerler, 7. Akıl yürütme biçimleri ve 8. Kültürel kimlik gibi özelliklerden oluşmaktadır.

    Bir öğretmenin sosyal içgörüsü eksikse, öğrencilerle iletişimi daha az etkili olabilir. Bu durumda araştırmacılar öğretmenlere çeşitli önerilerde bulunmaktadır. Bunlar arasında; 1. Öğrencinin içinde bulunduğu dönemin kültürünü anlamak, 2. Öğrencilerin havasını anlamak; bu bazı günler öğrencilerin neden enerji dolu olduklarını veya bazı günler neden sınıfla hiç ilgilenmediklerini anlamada yardımcı olur, 3. Konuyu çocukların okul dışı yaşantılarıyla ilişkilendirmek, 4. Öğrenciyi tanımak ve 5. Öğretmenin insanlığını öğrencilerle paylaşması gibi değişkenler yer almaktadır (14).

    Sosyal içgörü ile ilgili faktörler dikkate alındığında, bu faktörlerden sosyal beceri ve sosyal beceriyi oluşturan unsurlarla ilişkileri görülebilir. Öğrencinin içinde bulunduğu dönemin kültürünü anlamak ve öğrencinin havasını anlamak, sosyal ve duyuşsal duyarlı olmayı gerektirmektedir. İnsanlığınızı öğrencilerle paylaşın değişkeninde ise; başarılı öğretmenler uygun koşullarda güçlü ve zayıf taraflarını öğrencilerle paylaşmaktan korkmazlar anlayışı vardır.

    Öğretmenler sosyal becerileri oluşturan değişkenlere bir bütün olarak sahip olmalıdır. Bu değişkenlerden biri ya da bazılarına sahip olmak sosyal yeterlik için yeterli değildir. Çünkü sosyal beceriyi oluşturan unsurlar birbirleri ile ilişkilidir. Diğer bir deyişle öğretmen sosyal ve duyuşsal yönden anlatımcı, duyarlı ve kontrol becerilerine sahip olmak durumundadır. Bunlardan bazılarına sahip olup diğerlerine sahip olmamak eksiklik olarak görülmektedir. Riggio’a göre (15): “Her sosyal beceri ve sosyal etkililik arasındaki ilişki her zaman aynı düzeyde değildir. Diğer sosyal beceri unsurları ile bağlantılı olarak temel sosyal beceri unsurlarından sadece birine sahip olmanın herhangi bir işlevi olmayabilir. Örneğin; bazı bireyler anlatımcıdır, fakat düzenleme ve kontrol becerileri olmadığından dolayı, diğer bireylerin dikkatlerini çekseler ve olumlu tepkiler alsalar bile, çabuk kızabilirler ve son derece huysuz olabilirler. Sonuç olarak, genel sosyal becerilerle ilgili özel unsurlardan söz edebiliriz. Ancak, bunlar diğer beceri unsurları ile birleştiğinde önemli unsurlar hâline gelebilirler”.





  3. Ziyaretçi
    çok uzunnn kısası oslaydı keşke..




  4. Mesport
    Moderators
    Eğitim-Öğretim İle İlgili Kısa Deneme

    Okul ve öğretim ortamı hayattan kopuk, yapay bir ortam olmamalı; hayata yakın, oradaki gerçeklikten uzak olmayan, öğrencinin hayatla bağlantısını koparmayan bir yaşantı sunmalıdır.

    Okul öğrencileri hayat için hazırladığına göre, oradaki öğretim de hayatın doğrudan kendisi olmalıdır. Ders konuları, anlatım sırasında verilen örnekler hayatın içinden seçilmelidir. Çocuklara öğretirken kullanılan dil, oluşturulan sosyal ortam vs. gerçek hayata yakın olmalıdır.

    Teorik olarak öğrenilen bilgilerin pratikte de kullanılmasıdır. Konuların yaşanan hayattan alınması, öğrencilerin öğrendiği bilgileri hayata atıldığında kullanmasına yardımcı olacaktır


  5. Ziyaretçi
    allahrazı olsun ))

  6. Ziyaretçi
    süper olmuş saolun

  7. Ziyaretçi
    valla çok beyendim saolun kardeşler

  8. Ziyaretçi
    allah razı olsun çok güzel olmuş

  9. Ziyaretçi
    çokkkkkk saolun

  10. Ziyaretçi
    eyw. :P saolun beyler bayanlar

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
eğitim öğretim konulu deneme türünde yazı,  eğitim ve öğretim konulu deneme türünde yazı,  eğitim öğretim konulu deneme türünde yazı kısa,  eğitim-öğretim konulu deneme türünde bir yazı