+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Tevekkülle ilgili örnekler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Tevekkülle ilgili örnekler









  2. Sibel
    Devamlı Üye





    Tevekkülle ilgili örnekler


    Tevekkül Etmek


    Allah-u Teala şöyle buyuruyor:


    “Eğer mü’min iseniz yalnız Allah’a tevekkül edin.” (Maide: 23)

    Allah bu ayette sadece O’na tevekkül edilmesini emretmiştir. Bu gösteriyor ki tevekkül etmek bir ibadettir ve bu ibadet sadece Allah’a yapılması gerekir.

    Tevekkülün şer-i manası; hayrı elde etmek veya şerri defetmek için Allah’a güvenmektir.

    Ayetlerdeki “Allah’a tevekkül edin”, Allah’a gönülden bağlanın; bütün işlerde aczini itiraf ederek O’na güvenin, demektir.

    Bu ayet gösteriyor ki; sebeplere değil, sadece Allah’u teala’ya güvenilmesi gerekir. Bu sebeple sadece sebepleri yerine getiririz, fakat sebeplere değil, yalnızca Allah’u teala’ya güveniriz.

    Bu ayetlerden anlıyoruz ki; yalnız Allah’a tevekkül edilir işte bu kalbin en yüce ibadetlerindendir.

    Müşrikler, sebepleri yaratan Allah’a değil de sebeplerin kendisinde ilahlık görürler. Bunun sonucunda ise ölü yada hayatta olan insanları sebep olarak görüp onların kendilerine fayda vereceğine veya zararı defedeceğine inanırlar.


    Tevekkülün hakikati; sebeplere sarılarak bütün işleri Allah’a bırakmaktır.

    Tevekkülün hakikati; her şeyin Allah’ın elinde olduğuna, sadece O’na sığınmak gerektiğine, sadece Allah’ın dilediği şeyin olacağına, sadece Allah’ın izin verdiği şeylerin meydana geldiğine kesinlikle kalple inanmak, sonra Allah’ın emrettiği sebepleri yerine getirmektir.

    Sebepleri yerine getirmeyi terketmek Allah’a tevekkül etmeye aykırıdır. Sadece sebeplere bağlanmak ve bütün işleri Allah’a havale etmemek de tevekküle zıttır.

    Allah-u Teala şöyle buyuruyor
    :

    “Mü’minler o kimselerdir ki, (yanlarında) Allah anıldığı zaman, yürekleri ürperir; kendilerine O’nun ayetleri okunduğu zaman da imanları artar ve yalnız rablerine tevekkül ederler.” (Enfal: 2)

    “Rablerine tevekkül ederler” demek; “sadece Allah’a tevekkül ederler” demektir. Zira Allah, kendisine tevkkül edenlere yeter.

    Allah-u Teala şöyle buyuruyor:

    “Ey nebi! Allah, sana da, sana tabi olan mü’minlere de yeter onun için sadece ona tevekkül edin. Allah’u teala şöyle buyuruyor:

    “Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter” (Talak: 3)

    Bu ayet Allah’a tevekkül edenin ona yeterli olduğunu ve ona yardım edeceğini gösterir.

    Allah kullarını düşmanlarından koruması için mü’min kullarına sadece kendisine tevekkül etmelerini emretmiştir.

    İbn-i Abbas radiyallahu anh dedi ki:


    “Allah bize yeter ve O ne güzel vekildir.” Bu sözü İbrahim aleyhisselam ateşe atıldığı zaman söyledi. Muhammed aleyhisselam insanlar ona: “Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun” (Ali İmran: 173) dedikleri zaman söyledi. (Buhari, Nesei)


    Bu ayetler ve hadisler gösteriyor ki:

    1- Gökler, yerler ve bu ikisinin içindekiler bir kişiye zarar vermek için tuzak kursalar eğer zarar vermek için tuzak kursalar eğer o kişi sadece Allah’a tevekkül eder ve O’ndan umarsa mutlaka Allah ona bir yol açar ve işini kolaylaştırır.

    2- Sadece Allah’a tevekkül etmek, İslam ve imanın sıhhat şartlarındandır. Tevekkül yüce bir ibadettir. Kim Allah’tan başkasına tevekkül ederse büyük şirk işlemiş ve İslam milletinden çıkmıştır.

    3- Tevekkülün hakikati; bu kainatın Allah’ın elinde olduğunu ve dilediği şekilde tasarruf hakkına sahip olduğunu bilmektir.

    İşte kişi bunu böyle bildiği ve inandığı için bütün işlerini O’na havale eder. Ve istediği şeyleri gerçekleştirmek için kalbiyle sadece Allah’a yönelir. Kendisine gelen eziyetlerden kurtulmak için sadece ona sığınır. Sonra Allah’ın emrettiği sebeplere sarılır.

    Yalnız Allah’a güvenmek, O’na gönülden bağlanmak, tevhiddir.


    Allah’tan başkasına tevekkül etmek iki türlüdür:


    1- Büyük şirk olan tevekkül: Sadece Allah’u tealanın elinde olan meselelerde yaratılanlara güvenmek. Örneğin; yağmur yağması, rızık elde etmek, çocuk sahibi olmak, hastalıktan korunmak, günahlarını affettirmek, ahiretle ilgili menfaatler elde etmek, bir iş sahibi olmak için Allah’tan başakasına tevekkül etmek. Sadece Allah’u tealanın elinde olan meselelerde Allah’u teala’dan başkasına güvenmek veya ölülere ve cansız varlıklara herhangi bir konuda tevekkül etmek, güvenmek gibi… Bunlar büyük şirk olan tevekküllerdendir.

    2- Küçük şirk olan tevekkül: Kulun yapabildiği konularda kullara tevekkül etmektir. Şöyle ki; kim birisine “Allah’ve sana tevekkül ettim” derse İslam milletinden çıkartmayan küçük şirk işlemiştir. Çünkü yaratığın tevekkülden hiçbir nasibi yoktur. Tevekkül; işi Allah’a bağlamak, herşey elinde olan Allah’a kalple iltica etmek ve O’na sığınmaktır. Hiçbir yaratık bu fiile layık değildir. İstenilen şeyi elde etmek için kalple sığınmak, kalple ummak ancak herşeyin sahibi olan Allah’a yapılır. Herşeyin sahibi ise sadece Allah’tır.


    Allah dilemedikçe kul hiçbir şeye kadir değildir. Kul sadece bir sebeptir. Sebep olduğu için ona tevekkül etmek caiz değildir. Çünkü tevekkül kalbin amelidir. Onun için şöyle yapılması gerekir: Kul, gücünün yettiği konularda kulu sebep olarak görür. Fakat fayda elde etmek için bu sebebe değil, sadece Allah’a güvenir. Yani; sebebi yerine getirir, fakat bu sebepten faydalanmak için sadece Allah’tan umar, sebepten değil.

    Eğer sebeplere güvenilirse tevekkül küçük şirk olur. Örneğin; doktorun uzmanlık ve becerisine güvenerek ameliyatın başarıyla sonuçlanacağında emin olmak veya sürücünün becerikliliğine güvenerek kazadan emin olmak yada ders çalışmaya güvenerek imtihanda başarılı olmaktan emin olmak gibi…


    Sebebe güvenmek maalesef müslümanlar arasında yaygındır.

    Sebeplere güvenildiği şu emarelerle anlaşılır:


    Kalbe bağlı olanlar; şöyle ki sebep bulunduğu zaman kalpte bir rahatlık, bir sukunet, bir mutmainlik hissi oluşması. Yani; sebebin varlığında sonucun mutlaka elde edileceğinden emin olunması, sebebin yokluğunda ise kalpte bir sıkıntı, sonucu elde edememe endişesi ve huzursuzluk hissinin bulunması.

    Örneğin; güvendiği bir doktora gidip ameliyat olduğunda ameliyatın mutlaka başarılı geçeceğine inanması ve Allah’u teala’ya tevekkül etmeyi unutması. Ameliyatı bu doktor yaparsa kalbi huzurludur, fakat başka bir doktor bu ameliyatı yaparsa bu ameliyatın başarılı olmayacağına inanır. Bu ise küçük şirktir.

    Sebeplere güvenmek ile sebeplerin varlığından dolayı rahatlık hissetmek arasında fark vardır. Örneğin; yolculuk yapacak olan bir kişi, arabasının bakımını yolculuk için güzel bir şekilde yaptırır ve bundan dolayı rahatlık hisseder. İşte böyle bir rahatlık hissinin bir sakıncası yoktur. Fakat eğer “ben arabama güzel bir bakım yaptırdım arabama bir şey olmaz” derse, işte sebeplere böylesine güvenmek küçük şirktir.

    Sadece Allah’a tevekkül etmek rububiyet tevhidinin kavranmasına ve kişinin bu tevhide olan imanına bağlıdır. Bazı müşriklerin Allah’a çok güzel ve tam bir şekilde tevekkül ettikleri görülebilir. Çünkü bu, rububiyet tevhidine imanla ilgilidir.

    Sadece Allah’a tevekkül etmek mü’minden istenilen ve farz olan yüce ibadetlerdendir.

    Diyoruz ki; kulun kalbinde Allah’a tevekkülün olması için rububiyetin kainattaki etkisini, göklerin, yeryüzünün ve insanın yaratılışını kul çokça tefekkür etmesi gerekir. Böylece bu kainatı yaratan onu dilediği gibi yöneten Allah’a imanı o kadar artar. Böyle iman ettiğinde Allah’ın ona yardım etmesinin çok kolay olduğunu düşünür. Böylece sadece hiçbir şey kendisini aciz bırakmayan, kainatı yaratan ve düzenleyen yüce Allah’a tevekkül eder. Çünkü bilir ki Allah dilemedikçe bu kainatta hiçbirşey olmaz.





  3. Ziyaretçi
    ççççççoooooooooooooooooooooooooooooooook teşekkür ederim




  4. Ziyaretçi
    çoooooooooooooook teşekkürler kurtardınız beni

+ Yorum Gönder


tevekküle örnekler,  tevekkül ile ilgili örnekler,  tevekküle örnek,  tevekkül örnekleri