+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Çocuğun vatandaşlık hakkı nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Çocuğun vatandaşlık hakkı nedir









  2. Gülden
    Devamlı Üye





    çocuğun vatandaşlık hakkı nedir


    Çocukların doğuştan itibaren bir isim alma hakkı vardır. Çocuklar ayrıca vatandaşlık edinme, anne-babasını mümkün olduğu ölçüde tanıyıp bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahiptirle
    Nüfus kaydı, çocuğun varlığının Devlet tarafından ilk kez resmen tanınması anlamına gelir; bu, her bir çocuğun Devlet açısından taşıdığı önemin ve çocuğun yasal statüsünün tanınması demektir. Nüfusa kaydedilmedikleri yerlerde çocukları n daha az görünür varlıklar olmaları, zaman zaman da daha az değerli vatandaş sayılmaları mümkündür.
    BM çocuk Hakları Sözleşmesi de çocuğun nüfusa kaydedilmesini; bir isme, vatandaşlığa, anne-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olmasını 7. maddesiyle öngörmektedir. Bu hak ayrıca Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nin 24(2). ve (3). Maddeleriyle de güvence altına alınmaktadır.

    Çocuk Hakları Sözleşmesi 7. Madde

    7. Maddenin Metni

    1. Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına, bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır.

    2. Taraf Devletler, özellikle çocuğun tâbiiyetsiz kalması söz konusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.





  3. SuskuN PrenS
    Özel Üye
    çocuğun vatandaşlık hakkı


    Devletin maddi unsurlarından birisi insan topluluğu diğeri ise, ülkedir.[1]Vatandaşlık kavramı söz konusu olduğunda devletin insan unsurunun incelenmesi gerekmektedir. Devlet; ekonomik, siyasi ve sosyal nedenlerden dolayı kendi maddi unsurlarından birisi olan insan topluluğunu ve bunların kendisiyle olan bağlantısını kesinlikle bilmek isteyecektir.[2]Çünkü iç hukuk bakımından devletler kendilerine tabiiyet bağı ile bağlı olan insanlara belirli haklar verip, insanlardan bazı mükellefiyetlere katlanmasını isteyebilirler.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde de bu hususa değinilmiştir. Buna göre; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu belirtilmiştir.
    Devletler ile devletleri oluşturan insanlar arasındaki ilişki iç hukukta devletlerin çıkaracağı özel mevzuatlarla tespit edilecektir. Bu tespit Vatandaşlık Kanunu ile yapılmaktadır.
    Bu anlamda vatandaşlık bir gerçek kişiyi devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır.[3]Milletlerarası Adalet Divanının yaptığı bir tanımlamaya göre vatandaşlık: temelinde bir toplumsal bağlılık vakıası, karşılıklı hak ve görevlerle birlikte gerçek bir varlık, menfaat, ilgi ve duygu dayanışması yaratan bir hukuki bağdır.[4]
    Tabiiyet Hukukunun genel esaslarına baktığımızda 3 önemli unsuru görmekteyiz. İlk olarak herkesin bir tabiiyeti olmalıdır. İstisna haller ayrık olmak şartıyla herkesin yalnız bir tabiiyeti olmalıdır. Son olarak da günümüzde insan hakları düşüncesinin ileri seviyelere ulaşmasının Tabiiyet Hukukuna bir yansıması olarak gördüğümüz kişinin tabiiyetini değiştirmede serbest olmasıdır.
    Tabiiyet Hukuku esas olarak iç hukuk açısından önemi haizdir. Ancak Milletlerarası kaynaklar ve Öğreti de Tabiiyet Hukuku’nun kaynakları olarak kabul edilmektedir.





+ Yorum Gönder