+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Köpekler ile ilgili araştırma Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Köpekler ile ilgili araştırma









  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Köpekler Hakkinda Bulabildiğimce Köpekler ile ilgili Tüm Bilgiler

    KÖPEKLER HAKKINDA


    Görünüş ve büyüklükleri farklı, yüzden fazla evcil ırkı vardır. Başı az çok uzun, üst çenede üç, alt çenede dört kesici dişi bulunur. Ön ayakları beş, arka ayakları dört parmaklıdır. Tırnakları, kedi gibi çekilebilme özelliğinden mahrumdur. Parmakları üstünde koşar ve iyi yüzer. Saatte 50 km hızla yol alır. Gündüz ve gece faaldir. Koku alma ve işitme duyuları keskindir. Zeki olduklarından kolayca terbiye edilebilirler. Sahibine bağlılığı ile ün yapmıştır.

    Erkek köpekler arka bacaklarından birini kaldırarak idrar bırakırlar.

    Ağaç kökü, kaya gibi yerlere kokulu olan idrarlarını yaparak, bölgelerinin sınırlarını çizerler. Her köpek komşu köpeklerin kokulu işaretlerini tanır ve bölgelerine girmekten çekinir. Beş ayda bir eşleşirler. 63 günlük bir gebelik devresinden sonra, dişi, gözleri kapalı ve 6-8 yavru doğurur. İki hafta sonunda gözleri açılarak işitmeye başlarlar. Altı hafta süt emerler. 6-12 haftalıkken eğitilmelidirler. Aksi takdirde insanlardan çekingen olurlar. On aylık olunca erginleşir, 15-20 yıl kadar yaşarlar.

    Köpeklerde hemen hemen hiç ter bezi yoktur. Dolayısı ile hiç terlemezler. Yalnız sıcak zamanlarda dillerini ağızlarından sarkıtarak hararetlerini dışarı atarak serinlerler.

    BAZI KÖPEK ÇEŞİTLERİ


    Abbas

    Acar

    Achilles

    Ador

    Adwolf

    Afacan

    Afet

    Afrodit

    Agustos

    Ağa



    Aida

    Aika

    Ajaks

    Akero

    Akrep

    Aktor

    Alaska

    Albi

    Alex

    Alf

    Alfa

    Amiral

    Apollo

    Angel

    Angie

    Apachi

    Aport

    April

    Aqua

    Arap



    Aratt

    Archie

    Arcy

    Ares

    Argos

    Arkadaş

    Arpat

    Art

    Arthur

    Asabi



    Asil

    Ateş

    Atılgan

    Atom

    Axel

    Axl

    Ayaz

    Ayıcık

    Aztek

    Babe

    Babu

    Baby

    Badem

    Badi

    Bafy

    Bager

    Baggy

    Baileys

    Baiser



    Barkod

    Barky

    Barlas

    Barley

    Barney

    Baron

    Baros

    Bart

    Barto

    Barut

    Barkod

    Barky

    Barlas

    Barley

    Barney

    Baron

    Baros

    Bart

    Barto

    Barut

    Basco

    Bayt

    Bear

    Beagy

    Bebek

    Beer

    Beethoven

    Beettle

    Bella

    Benek

    Bey

    Bıcır

    Bıçkın

    Bıdık

    Bızdık

    Biber

    Biftek

    Bobby

    Bobo

    Boby

    DAHA ÇOK VAR AMA LİNK VERİM BAKARSINIZ



    KÖPEK BAKIMI



    YAVRU BÜYÜTÜLMESİ

    ütün köpek yavruları yeni doğduklarında birbirine oldukça çok benzerler. Tümü küçük, savunmasız, gözleri kapalı, kısa tüylü, bastıbacak ve çok küçük kuyrukludur.Bir doğumda sayıları birden onikiye kadar varabilen köpek yavruları başlangıçta anne sütü ile beslenirler. Birkaç gün sonra (evcillerde dokuz gün) gözleri açılır, sesleri işitmeye başlarlar ve katı yiyeceklere gereksinim duyarlar. Bu gereksinme, daha önce yediği eti çıkartan anne ( toplu yaşayan türlerde de diğer üyeler) tarafından karşılanır.

    Yavrularının önünde midesi bulanmışcasına kusan bir anne aslında hasta değildir, yaptığı şey yavrularına ilk katı besini vermektir. Yaban hayvanları yavrularını her zaman için bir inde ya da yere kazılmış bir çukurda doğururlar. Evcil köpeklerde, çiftleştikten atmışüç gün sonra, yavrularını doğurmak için karanlık ve sıcak bir yer arar. Bu konuda en büyük yardım sizlere düşüyor.



    Bütün yavrulara oynamak için yer sağlamak büyük önem taşımaktadır. Uygun biçimde büyümeleri için egzersiz yapmalıdırlar, başka köpeklerle ve insanlarla etkileşimi öğrenmeleri gerekmektedir.Bu küçük oyunlarla topluluk içi davranış kurallarını öğrenirler.Bütün ebeveynler yavrularını dolaştırırlar. Dişleriyle, ensesinden yumuşak biçimde tutulan bir taşımayla yavrular güvenli bir şekilde yer değiştirmiş olurlar.





    YAVRU BESLENİMİ



    Köpekler etçillerdir. Sindirim sistemleri bir mide ve kısa bir bağırsak sisteminden oluşur. Bu sistem et ve benzeri ürünleri kolay sindirir. Yavruların sütten kesilmesi 6 haftalıkken gerçekleşir. Erişkinliğe ulaşma süresi ırklara göre farklılık göstersede yaklaşık 10-16 ayda tamamlanır. Her canlıda olduğu gibi köpekleri de gelişme süresince iyi beslemek gerekir.

    Yavrular ihtiyaçlarına uygun yüksek biyolojik değerli

    kolay sindirilebilir protein, yeterli kalsiyum ve yüksek

    vitamin içeren diyetlerle beslenmelidir. Proteinler,

    doğru vücut büyümesi ve kas gelişmesi açısından çok önemlidir.



    Yavrular 4-5 haftalık olduklarında kuru mama, yavru konserveleriyle karıştırılarak veya ıslatılarak verilmelidir. Böylelikle yavruların mamayı koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları sağlanmış olur. Mamaların ıslatılması ilk 2-3 aylık dönemde süt ile, bu süre geçtikten sonra et suyu ya da yemek suyu ile yapılmalıdır.



    Köpeklere 2.-3. aydan itibaren süt verilmemelidir.Bu dönemden sonra süt, köpeklerde çeşitli sindirim sorunlarına ve ishale yol açabilmektedir. Yapılan araştırmalar köpeklerinin çoğunun süte karşı alerjik reaksiyonlar verdiğini göstermiştir.



    Yavrunun anne sütünden sonra kuru mamaya başlaması kabızlığı da yok açabilmektedir. Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi yavrunun yemeye alışmasına yardımcı olur. Yavru, mama kabına konduktan sonra “gel”ya da “ye” gibi tek heceli komutlarla mama yemeye teşvik edilmelidir.



    Yemek verilen zaman ve yer sabit olmalı, değiştirilmemesine dikkat edilmelidir. Beslenmesi için uyuyan bir yavruyu uyandırmak da doğru değildir.



    Su katılarak hazırlanan mamalar, yavrunun yaklaşık bir saat içinde tüketmesine dikkat edilmelidir. Bu süre sonrasında bu tip yiyeceklerde küf mantarları üreyebileceğinden, süre aşımında mama hemen ortalıktan kaldırılmalıdır.



    Yavrular 4 aylık olduklarında süt dişleri dökülmeye başlar ve yerine kalıcı dişleri çıkar. Bu süre zarfında mamaların ıslatılarak verilmesinde fayda vardır.



    Kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin verilmesi diş temizliğinde ve çene kaslarının çalışmasında faydalıdır. Yine de çok sık verilmemelidir.

    Yavruların ihtiyaç duydukları mama miktarı değişebilir. Eğer yavru her yemekten sonra kabında mama bırakıyorsa kaba konan miktarı azaltmalısınız.

    Yavru bir köpek günde 4-5 kez dışkılar.



    Yavruların mideleri tam olarak gelişmediğinden günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler. Yavruların yemekleri 6.haftadan 3. aya kadar 4 öğün, 3. aydan 6. aya kadar 3 öğün, bir yaşına kadar 2 öğün, yaşından sonrada 1 öğün verilmelidir.

    Yavruların mideleri tam olarak gelişmediğinden günlük ihtiyaçlarını karşılamak için yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler. Yavruların yemekleri 6.haftadan 3. aya kadar 4 öğün, 3. aydan 6. aya kadar 3 öğün, bir yaşına kadar 2 öğün, yaşından sonrada 1 öğün verilmelidir.



    Kuru mamayla beslenme, köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. Çünkü hazır mamalar gelişim açısından gerekli bütün unsurları dengeli ve yeterli bir biçimde içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslenmenin, gelişim için gerekli besin unsurlarını yeterli ve dengeli şekilde karşılayamadığı klinik deneylerle de kanıtlanmıştır.

    BANYO

    Köpeğin yıkanma sıklığı konusunda herhangi bir kural yoktur. Bununla birlikte sevimli dostumuzu düzenli olarak fırçalanmalı, postunda pire ve kene olup olmadığına bakmalısınız. Köpeğiniz çok kirlenmemişse, ayda bir kez suyla yıkamalısınız. Suyun ılık olmasına dikkat etmelisiniz. Yıkamaya köpeğin kuyruğundan başlamalısınız. Köpeğin vücudunu önce ıslatmalı, sonra da sabunlamalısınız. Bu sırada kulaklarını pamukla tıkamalı ve gözlerine sabun kaçmamasına dikkat etmelisiniz.





    TÜYLERİ TEMİZ TUTULMALI

    Sahip olduğu özellikler gerekmedikçe, bir köpeğin tüyleri kırpılmaz. Güneş köpeğin derisini yakabilir ve böcekler köpeğin kanını emebilecekleri bir alan bulmuş olurlar.

    Köpeğin postunu temiz tutmak için kullanılan pek çok araç vardır; uzun vegeniş dişli taraklar, çeşitli sertlik derecelerinde fırçalar, küçük tırmıklar, makaslar ve bu iş için kullanılan bıçaklar. Düz tüylü köpeklerin özel bir eldivenle ya da hafif metalden yapılmış bir fırçayla kaşağılanması gerekir. Uzun ve tel gibi tüyleri olan cinslerin taşıdıkları özellikler gerektiriyorsa tüylerin kesilmesinde yarar vardır. Tüylerin gerek kesilmesi gerekse kırpılması, bu işi bilen kişilerce yapılmalıdır.

    Siz siz olun sevimli dostunuzun tüylerini kesmeye, kırpmaya kalkışmayın.

    SAĞLIK





  3. IŞILAY
    Devamlı Üye
    İLAÇLAR VE ENFEKSİYONLAR

    Bir köpeğin normal ısısı yaklaşık 38.5 derece santigrattır. Köpeğin ateşi normal bir rektal termometre ile ölçülebilir. Bu sırada hareket etmesi önlenecek şekilde sıkıca tutulmalıdır.

    Sıvı ilaçlar hayvanın başı sıkıca tutulurken bir kaşık ya da plastik şırında ile ağzının kenarlarından içeriye akıtılır. Öte yandan bir kapsülün dilin arkasına doğru sıkıca yerleştirilmesi gerekir. Köpeğin bu şekilde verilen ilacı kabul etmemesi halinde, katı ilaç bir parça yiyeceğin içinde de verilebilir. Her durumda köpeğin kapsülü tükürüp atmamasına dikkat edilmelidir.

    Merhemin hayvan derine etkin biçimde nüfuz etmesini sağlamak için tüyleri önceden kesilmiş bölgelere masaj yapılarak yedirilmelidir. Köpeğin merhem sürülen bölgeyi yalamasına ve merhemi yutmasına engel olunmalı, yaranın bulunduğu yer sargı bezi ile kapatılmalı ve mümkünse yün bir çorapla korunmalıdır.bu işlemler yapılırken köpeğe burunluk takmak gerekebilir.

    Kaslara enjektörle ilaç vermek için en uygun bölge kalçanın genellikle tüysüz olan iç kısımlarıdır. İğne yapılırken köpeği yatar vaziyette tutmak gerekir. Enjeksiyon kalça kaslarına ya da deri altından göğüse de yapılabilir. İşlemden önce ve sonra iğne yapılan yer daima dezenfekte edilmelidir. Enjeksiyondan sonra iğnenin girdiği yere hafifçe masaj yapmak ilacın özümlenmesini kolaylaştırır. Enjeksiyon için iki kişi gereklidir, biri köpeği tutar, öteki iğneyi tutar.

    ZEHİRLENME TEHLİKESİ

    Sevimli dostlarımız köpeklerin hayatında çeşitli tehlikeler vardır. Bunlardan biri de zehirlenmedir. Zehirler sindirim, dolaşım ve sinir sistemlerinde büyük tahribata yol açar. Fare zehirinin yanı sıra aşırı dozda ilaç, parazitler için kullanılan karışımlar, bitki zararlarına karşı kullanılan ilaçlar, boya badana yapılırken ortalıkta bırakılan boya tiner gibi kimyasal maddeler, bozuk yiyecekler ve temizlikte kullanılan maddeler de zehirlenmeye neden olur. Bu liste doğal olarak hayvana kasten verilen çeşitli zehirleri de kapsar.Köpek toksik bir madde aldıktan sonra kusma eğilimi gösterir. Kendiliğinden kusmazsa köpek sahibi iki çay kaşığı tuzu hayvanın dilinin gerisine yerleştirerek ya da bir bardak suya üç ya da dört çorba kaşığı kömür tozu katıp zorla hayvanın boğazından akıtarak kusmasını sağlamalıdır. Bu uygulamadan hemen sonra veterinere gidilmelidir.

    Av köpekleri yılanlar tarafından ısırılabilir. Böyle bir olay köpeğin göstereceği tepkiyle fark edilir. Yılanın ısırdığı köpek yere oturup ısırılan yeri genellikle burnuyla ya da kol ve bacaklarıyla kaşıyarak adeta kazımaya çalışacaktır. Yara hemen dezenfekte edilmeli ancak köpeğe kısa süre içinde yılan ısırmalarına karşı serum enjekte edilmelidir. Bu serumu bir avcının daima yanında taşıması( kendisi için de) gerekir. Mümkünse yılanın ısırdığı yeri deşerek, kanın serbestçe akması sağlanmalı ve daha sonra turnike ile kan durdurulmalıdır.



    PARAZİTLERLE MÜCADELE

    arazit bir başka organizmanın içinde ya da üzerinde yaşayan ve onu tahrip eden bir organizmadır. Köpekler genellikle iç ve dış parazitlerden etkilenirler. Köpekte görülen dış parazitler pire, bit, kene ve uyuzdur. İç parazitlere ise genel bir terimle solucan denir.

    Pire herkesin tanıdığı bir parazittir.bunlar sıçrayan, sürekli yer değiştiren ve kan emen böceklerdir. Köpek piresi “Pulex Serraaticeps” adını taşır ve insanda köpekteki kadar uzun barınamaz. Bununla birlikte insan kanını beğenmemezlikte etmez. Her pire beşyüz kadar yumurta bırakabilir ve aylarca beslenmeden yaşayabilir. Tek çözüm yolu hayvanı sık sık, başı dahil bütün vücudunu yıkamak, veterinerin tavsiye ettiği bütün böcekleri ve larvaları yok edecek bir pire tozuyla pudralamaktır. Bu dezenfekte yöntemi köpeğin bulunduğu her yere kulübesine, halılara, mobilyalara ve diğer yerlere de uygulanmalıdır.

    Bit, pireye nazaran daha az görülür. Özellikle çok kirli yerlerde barınan köpeklerde rastlanır. Bu durumda da köpek, uygun bir tozla pudralanmalıdır. Özellikle dirençli vakalarda köpeğin tüylerini traş etmek gerekir.

    Kene, köpekler arasında özellikle koyunlarla birlikte yaşadıkları kırsal yörelerde oldukça sık görülen bir parazittir. Kene gözle görülebilir, küçük bir karpuz çekirdeği biçimindedir. Kanını emmek üzere hayvanın derisine tutunmak için küçük başının üzerindeki gagayı kullanır. Kene sıçramadığı, belirli bir yerde durduğu için çekip alması kolaydır. Bunun için kenenin üzerine iki damla benzin ya da iyice tuzlanmış su damlatmak ve cımbızla yavaşça çekip çıkarmak gerekir. Bu işlem sırasında böceğin parçalanmamasına ve yumurta bırakmamasına dikkat edilmelidir. Çekilip alındıktan sonra kene hemen yakılmalı ya da benzin dolu bir kaba atılmalıdır.

    Köpeklere gelen dış parazitlerin en kötüsü uyuza neden olan “Scabies(uyuz)” kenesidir. Deri kabarcıklar halinde kırmızı döküntülerle kaplanır. Hayvanın tüylerini traş etmek ve veterinerin tavsiye ettiği şekilde ilaçlı sularla yıkamak, merhemlemek gerekir. Bir başka tip kene de köpeğin kulaklarını tutar. Buna da “Demodectic” kene denir. Köpek başını sallayarak, kaşınarak ve çeşitli yollarla haliden şikayet ederek tepki gösterir. Geri çevrilmesi mümkün olmayan kulak iltihabını önlemek için köpeği hemen veterinere götürmek gerekir.

    Bu hayvan parazitlerinin yanı sıra birde bitki paraziti vardır ve hafife alınmaması gerekir. Bir tür mantar olan bu parazit hayvanın derisine saldırır ve bir tür ter salgılayarak deriyi tahrip eder. Etkilenen bölge traş edilmeli, sülfürlü suyla yıkanmalıdır. Bu mantar, kulak iltihabına neden olabilir. Bu nedenle bir veterinere danışılmalıdır.

    İÇ PARAZİTLER



    Solucanlar köpeklerde en yaygın biçimde görülen iç parazitlerdir. Çeşitli solucan türleri vardır ve bunlar bağırsak düğümlenmesine, bağırsak enfeksiyonlarına, organik bozulmaya ve zayıflamaya, bunların yanısıra iştahsızlığa( ya da bağırak kurdu varsa doymak bilmez iştaha), kusma, mide bulantısı, epilepsi krizleri ve genel kaşıntıya yol açabilir. Tehlikelidir.

    Solucanların varlığı, köpeğin dışkısı incelenerek anlaşılabilir. Şüpheli durumlarda veteriner tarafından laboratuvar incelemesi yapılmalıdır. Solucanlardan sakınmak için köpeğin öteki hayvanların dışkısıyla temas etmemesine, kirli su içmemesine, kirli ya da bozulmuş yiyecekler yememesine dikkat edilmelidir. Köpeğin besin ve su kapları hergün deterjanlı sıcak suyla yıkanmalıdır. Bütün bu önlemlere rağmen köpekte yine de solucan bulunabilir. Uygun tedaviyi ancak bir veteriner gerçekleştirebilir.

    ÇİFTLEŞME

    Bir buçuk yaşındaki bir erkek köpek ilk çiftleşme için ideal yaşa gelmiş sayılır. Bu yaştaki köpeğin yapısı tam olarak gelişmiştir. Dişiler için uterusun gerekli büyüklüğe ulaşacağı ikinci ya da üçüncü kızışma dönemine kadar beklenmesi tavsiye edilir.



    Dişiler yaklaşık her altı ayda bir kızışma dönemine girerler, ancak kent köpekleri için bu dönem beş aya kadar inebilir. Cinsel dürtü daima erkek köpekte görülür ve dişinin kızışma dönemlerinde bıraktığı kokulu bir salgıyla harekete geçer. Verimli bir çiftleşme sağlamak için en uygun zaman ikinci haftanın sonuna doğrudur. Bu sırada dişi köpek kendisine yaklaşan erkek köpeğe uygun karşılık verir, çünkü bu sırada ovülayon tamamlanmış olur. Emin olmak için çiftleşmeyi aradan yirmidört saat ile kırksekiz saat geçtikten sonra tekrarlamak gerekir.

    Üreyebilme yaş ilerledikçe azalır, önce dişide sonra erkekte kaybolur.



    Çiftleşmeyi köpek yavrularının baharda doğmalarını sağlayacak şekilde düzenlemek daha iyi olur. Bu durumda gelişme ve sağlıklı bir büyüme için uygun hava koşullarından yararlanmak mümkün olur. Güneşli günler, gerekli yürüyüşler ve erken eğitim için daha uygundur.

    DOĞUM

    Dişinin huzursuzluğu, iştah kaybı, vücut ısısının 37 santigrat dereceye düşmesi ve göğüslerinden sarımsı bir sıvının sızması, doğum anının yaklaştığını gösteren belirtilerdir. Gebe köpek genellikle çevrede ne bulursa kullanarak kendisine bir çeşit yatak hazırlar. Ona yavrularını içine koyabileceği bir sepet ya da bir kutu sağlayarak yardımcı olunabilir. Ancak en doğrusu köpeğin kendi istediği gibi bir yatak hazırlamasına izin verilmelidir.



    Doğum anında köpek sancıların etkisiyle inler. Kasılmalar güçlenirken köpek bir yanına yatar ve vücudunu büker. Sonunda fetüsü dışarı bırakır. Normal doğumlarda( genellikle doğumlar normal olur) köpek yavrularının içinde olduğu zarı, kendi çabasıyla soyar, göbek bağını keser, yavruların burun deliklerindeki sümüğü temizler ve hem temizlemek hem de canlandırmak için onları yalar. Eğer bunları kısa bir süre içinde yapmazsa bütün bunları yapmak size düşer.

    Yetişkin köpeklerin ağırlığı oldukça farklıdır bu nedenle değişik cinslerin yeni doğmuş yavrularının ağırlıklarındaki farklılıklar önemsizdir. Yavrular birkaç dakika ara ile bir saat arasında değişen düzensiz aralıklarla gelirler. Acami bir köpek bakıcısı gecikme nedeniyle endişeye kapılabilir. Köpeğin doğurma çabalarının boşa çıktığı açıkça anlaşılmadığı sürece telaşa gerek yoktur. Böyle bir durumla karşılaştığınızda derhal veterinere başvurmalısınız. Doğum süresi sekiz saat hatta daha da fazla sürebilir. Doğumdan sonra dişi köpeğin karnını doyurması normaldir.

    KÖPEK SÖZLÜĞÜ


    AGUTİ Bozkurt rengi (aguti) icinde ak, kara ve sarıyı barındırır. Bu renklerin mükemmel bileşiminin sonucuna 'boz' (aguti) denir.

    ALBİNO Köpeklerin derilerindeki pigment eksikliği sebebi ile tüy renginin beyaz ve göz renginin pembemsi olması .

    AILUROPHOBE Kedi ve köpeklerden aşırı derece korkma.

    AĞIZLIK Köpeklerin tanımadıkları insanlara zarar vermemeleri için ağızlarını kapatan hazne.

    AĞLAMA Köpeklerin canları yandığında çıkardıkları seslerdir.

    BAKTERİ Hastalıklara sebep olan mikro-organizmalar.

    BARINAK Sokak hayvanlarının koruma amaçlı olarak muhafazaya alındığı mekanlar.

    BEHAIOR CAHIN (DAVRANIŞ ZİNCİRİ) Birbirine bağlı, değişik davranışlardan oluşan egzersiz.

    BACKHAINING (GERİ ZİNCİRLEME) Behavior chain'in eğitimi için kullanılan tipik bir metoddur. Son davranışdan başlayarak ilk davranışa doğru gidilir.

    BUKET Kısırlaştırılan dişi köpeğin, dikiş yerinin üzerine konulan geçici tampon.

    BİT Yarım kanatlılar alt takımına giren, insan ve memeli hayvanların vücudunda asalak olarak yaşayan böcek, kehle (Pediculus).

    BRIDGE(KÖPRÜ) Doğru yapılan bir davranışın uzak mesafeden cliklenmesi üzerine geçen zamanda clik'in anlamını kaybetmemesi ve geçen bu süredir. Yapılan doğru bir davranışın şartlandırılmış pekiştireç (cliker) ile pekiştirilmesi arasındaki bu zaman dilimi bir yerde köprü (bridge) vazifesi görmektedir.

    CUE (KOMUT) Köpeğe şartlandırılmış pekiştiriciyi elde edebilmesi için yapması gerek davranışı hatırlatan uyarıcıdır. Bu bir söz olabilir, el sinyali olabilir. Bu köpeğe verilen komuttur. Cliker eğitimcileri komut yerine "cue" demeyi tercih ederler. Çünkü komut bir yerde köpeğe bir davranışı yaptırma, zorlama olarak düşünüldüğünde cue sadece o davranışın sonucunda pekiştiriciyi elde etmek için bir uyarıcı olarak düşünülmektedir.

    CROSSOVER DOG Klasik metodlarla zorlama yöntemi kullanılarak eğitilmiş köpek

    CROSSOVER TRAİNER Klasik metodlarla zorlama yöntemi kullanılarak eğitim yapan eğitici.

    DRONCID Pirelere karşı kullanılan bir ilaç markası.

    ELIZEBETH YAKALIĞI Cerrahi operasyon köpeklerin boyun bölgesine takılan ve köpeğin yara yerine diliyle ulaşmasını engelleyen plastik yakalık.

    ENİK Köpek yavrusu.

    ESTRUS Dişi köpeğin cinsel eğilimlerinin arttığı dönem.

    EXTINCTION (SÖNÜMLEME) İyi pekiştirilmemiş olan davranışın zayıflaması ve zamanla tamamen ortadan kalkması.





  4. IŞILAY
    Devamlı Üye
    FEMUR Arka bacağın üst kemiği.

    FENOTİP Ait olduğu türün temel dış görünüm özelliklerini göstermeyen köpek tipi.

    FLUENCY Öğrenilmiş ve tamamiyle şartlandırılmış beceri.

    FADING( ZAYIFLATMA) Bir cue veya uyarıcıyı derece derece azaltmak, değiştirmek veya kaldırmak.

    HUMERUS Ön bacağın üst kemiği.

    GREEN DOG Daha önce müsabaka için hiç eğitilmemiş köpek.

    HAVLAMA Köpeklerin duygularını ifade etmek için çıkardıkları sesler.

    İSiMLiK Köpeklerin isimlerini tasmalarına yazılabilmesini sağlayan parça.

    JUGULAR DAMARI Ensede bulunan ve baş bölgesindeki kanın kalbe dönmesini sağlayan damar.

    KASTRASYON Erkek köpeklerin kısırlaştırılması.

    KAYIŞ Köpeklerin dışarıda gezdirilebilmeleri için tasmalarına takılan değişik malzemelerden yapılabilen ip.

    KEMiK Köpeklerin oynamaktan hoşlandıkları gerçek ya da suni 15*20 cm boyutundaki objelerdir.

    KENE Koyun, köpek, at gibi hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara sebep olan böceklerin genel adı, sakırga.

    KERBEROS Yunan mitolojisinde ölüler diyarının kapısını bekleyen köpek.

    KIRMA Farklı cinsten köpeklerin çiftleşmeleriyle oluşan köpek.

    KIZIŞMA Köpeklerin cinsel eğilimlerinin arttığı dönem.

    KÖPEK KAPISI Evlerin kapısına köpeklerin gün içinde içeri girip çıkabilmeleri için eklenen küçük boyuttaki kapı.

    KÖPEK YILI Çin takviminde yıllar hayvan isimlerine göre adlandırılırlar, yıl isimlerinden biri de köpek yılıdır.

    KÖPEK YAŞI Bir köpek yılı yaklaşık beş yıla eşittir;mesela 5 yaşındaki bir köpek 25 yaşındaki bir insanın karakter özelliklerini gösterir.

    KULÜBE Köpekler için yapılmış barınak, köpek evi.

    MELANİN Deriyi ve tüyleri renklendiren pigment.

    OVULASYON Dişi köpeğin kızışma döneminde çiftleşmeye elverişli yumurta üretmesi.

    PARAZİT Köpeklerde iç ve dış organlarda barınan asalak hayvanlar.

    PATİ (kedi, köpek için) Ön ayak.

    PİRE Pirelerden, insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan, iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan, küçük asalak böcek (Pulex).

    POMAD Krem.

    REKTAL TERMOMETRE Köpeklerin anal yoldan vücut ısısının ölçülmesine yarayan ateşölçer.

    REPERTOIRE Köpeğin sahip olduğu bütün davranışlar.

    RESPONDENT CONDITIONING Klasik şartlandırma veya Pavlovian şartlandırması.

    SAFKAN Değerli kabul edilen soylarının kalıtımsal özelliklerini koruyan köpekler.

    SKAPULA Kürek kemiği.

    SPREYLEME Erkek köpeklerin genellikle çiftleşmek ya da egemenlik alanını işaretlemek için kullandığı idrar yolu sıvı atması.

    TARAK Köpek tüylerinin karışıklığını gidermeye dişli araç.

    TASMA Köpeklerin boyunlarına takılan kimlik bilgilerini içerebilen, pire kovucu özelliği olabilen, dışarıda gezdirilebilmeleri için kayışın eklenebildiği köpek aksesuarı.

    "THROWİNG" BEHAVİORS Pekiştirilmeyi bekleyen köpeğin kendi isteğiyle davranışları sergilemesi.

    TIRNAK İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka.

    ULUMA Köpeklerin doğal ortamda, uzak mesafelerle haberleşmek için kullandıkları ya da içgüdüsel olarak çıkardıkları sesler.

    YANGI Ağrılı ya da kızarık ya da akıntılı bölge.


  5. Ziyaretçi
    harika bir ödev olacak

  6. Ziyaretçi
    çok teşekkürler ödevime yardımcı oldu

+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
köpek araştırması,  köpek ile ilgili araştırma,  köpek araştırma,  köpeklerle ilgili araştırma