+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Suyun tükenmesinin canlılara etkisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Suyun tükenmesinin canlılara etkisi









  2. Mine
    Bayan Üye





    suyun tükenmesinin canlılara etkisi

    Yaşamımızı sürdürmek için doğal kaynaklardan yararlanırız. Hava, su, toprak, bitki örtüsü, hayvanlar ve madenler doğal kaynaklarımızı oluşturur. Bitmeyecekmiş gibi görünen bu kaynaklar, insanların bilinçsizce davranışları sonucu hızla azalmaktadır. Görevimiz, bunları yok etmek değil, korumaktır.

    Bitkiler ve hayvanlar, yaşamları için gerekli oksijeni havadan alırlar. Havanın çeşitli şekillerde kirletilmesi, bu kirliliğin yağmur suları ile yeryüzüne inerek akarsu, yer altı suları ve toprağa karışması, orada yaşayan canlıları olumsuz yönde etkiler. Onların türlerinin azalmasına veya yok olmasına neden olur. Çünkü doğadaki canlıların zenginliği, sağlıklı bir çevrenin var olmasına bağlıdır.

    Su, sağlıklı bir hayatın devamı için canlıların gereksinim duyduğu en önemli doğal kaynaklardandır. Yeryüzünün yaklaşık dörtte üçünü ve canlı vücudunun önemli bir kısmını su oluşturur. İnsanlar birçok alanda (temizlik işlerinde, elektrik enerjisinin elde edilmesinde, bahçe ve tarlaların sulanmasında, deniz ulaşımında vb.) sudan yararlanır. Su, içinde yaşayan birçok canlıya da yaşama ortamı sağlar. Burada yaşayan balıkların beslenmemiz açısından önemi büyüktür.

    İnsanların yıllarca deniz, göl ve akarsulara bıraktığı atık maddeler, buralarda yaşayan canlı türlerinin azalmasına, bazılarının da yok olmasına neden olmuştur. Ayrıca buna bağlı olarak birçok önemli turizm merkezi de özelliğini yitirmiştir. Örneğin, bugün yurdumuzda Haliç ve İzmit Körfezi'nin çeşitli şekillerde kirletilmesi, çevre ve orada yaşayan canlılar için önemli bir tehlike oluşturmaktadır. Sanayinin hızla gelişmesi de su kaynağının tüketimini etkilemektedir. Ancak ülkelerin kalkınmasında ve iş olanaklarının oluşturulmasında sanayi kuruluşlarına da gereksinim vardır. Burada dikkat edilmesi gereken konu, suyun tutumlu bir şekilde ve kirletilmeden kirletilmeden kullanılmasıdır.

    Aynı şekilde doğal kaynaklarımızdan olan ormanların da sayılamayacak kadar yararları vardır. Bunlardan, gelecek kuşakların da yararlanmasını sağlamak için onları korumalıyız. Nüfus artışına paralel olarak giderek artan bir biçimde kullanılan bu kaynaklar korunmadığı takdirde zamanla tükenme noktasına gelir. Bu durum, doğa için bir felaket oluşturur.

    Yaşamın doğal kaynağı olan toprağa bırakılan zararlı katı ve sıvı atıklar, zamanla toprağın özelliğini kaybetmesine neden olur. Verimliliğini yitiren toprak, üzerinde yaşayanları besleyemez duruma gelir. Bitki örtüsünden yoksun kalan toprak, sularla taşınarak gölleri doldurur ve oradaki canlıların yok olmasına neden olur.

    Doğal kaynaklarımızdan olan yer altı zenginlikleri (madenler) de insanlar tarafından bilinçsizce tüketilmesi sayesinde her geçen gün azalmaktadır. Madenlerden; sanayi alanında, enerji elde etmede ve başka alanlarda yararlanmaktayız. Yapılan araştırmalara göre çok önemli birer enerji kaynağı olan petrol, kömür ve doğal gaz, yeni yataklar bulunmazsa, aşırı kullanılmaları nedeniyle çok kısa bir zaman sonra tükenecekleri belirtilmektedir. Bu bakımdan gerek enerji kaynaklarımızı, gerekse diğer yer altı kaynaklarımızı bilinçli kullanarak onlardan daha uzun bir süre yararlanmayı sağlamalıyız.

    Şu halde yaşamımız için vazgeçilmez birer kaynak olan doğal kaynaklarımızı bilinçli kullanmak, en başta gelen görevlerimiz içerisinde olmalıdır.Günlük yaşantımızda, okulda ve evde bilinçli birer tüketici olmak durumundayız. Su, elektrik, yakıt ve besin maddelerini israfa kaçmadan gerektiği kadar kullanmalıyız.

    Doğal kaynakların tükenmesi yada bitmesi sonucunda insan yaşamı sona erer. Çünkü insanın doğanın bir parçası doğal kaynaklar ise doğal yaşamın nedeni. Doğal kaynaklar, insanların ve diğer canlıların yaşama nedenleridir. Doğal kaynakların yok olması demek hayatın durması ve yaşamın sona ermesi anlamına gelir. Bu nedenle elimizdeki kaynakları dikkatlice kullanmalı, tasarruf etmekten kaçınmamalı, ışığı gerektiği zaman açık tutmalı, ocağımızdaki gazı gerektiği kadar açmalı ve zamanında kapamalı, musluğumuzda bir arıza varsa gidermeli ve suyun damla damla akıyor olsa dahi boşa akmasını önlemeli, dişimizi fırçalarken musluğumuzu kapamalı, yazı yazarken sadece bir sayfayı değil bir dalın her iki tarafınıda kullanmalı, kağıtları tasarruflu kullanmalı ve çöpe atmak yerine kağıt atık depolarının özel konteynırlarına atmalı, vb. birçok eylemi sadece şu yada bu kişi gerçekleştirmiyor. Düşünün ben şuan dişimi fırçalıyorum ve dakikada 5 litre su boşa akıyor sadece dişimi fırçalarken. Benim gibi 10 bin kişi aynı şeyi yapacak olursa ne olur görelim.

    5 x 10.000 = 50.000 litre başka bir değişle 50 ton su boşa akıyor. Ne bir yerimizi temizliyor, ne bir ağacı suluyor, nede baska bir işe yarıyor sadece boşa akıyor. Bir şeyi doğal kaynağı kullanırken sadece kendinizin kullandığınızı düşünmemelisiniz sizin gibi yüz milyonlarca insan aynı şekilde doğal kaynağı kullanıyor. Bu nedenle kaynaklarımızı dikkatlice tüketmeliyiz. Tasarruf etmememiz bile gerekmiyor yeterki gereklice kullanalım ve boşa harcanan kaynaklarımızı boşa harcamak yerine hiç kullanmamayı tercih edelim. O zaman bizden sonraki nesillerinde yaşamasına katkımız olur.





  3. Ziyaretçi
    harika bir konu offf şu su varya nekada önemliymiş




  4. Ziyaretçi
    bu su hayatımızı kurtareacak tabi eğer tükenmesse

  5. Ziyaretçi
    Hekez suyu iyi kulansı su bizim doğal kayaklarımızdan biridir

  6. Ziyaretçi
    suyu damla damla damlacıklarıda göz önünde bulunduralım

  7. Ziyaretçi
    hocada sormuşdu valla teşekkür ederiz hayatımızı kurtardınız

  8. Ziyaretçi
    proje yapcaktık teşekkür ederim

  9. Zühre
    Devamlı Üye
    Suyun Beslenmedeki Yeri

    İnsan için su, hayatı devam ettirme, “fizyolojik” gereksinimi yanı sıra, sağlıklı normal yaşam, toplumsal ve ekonomik gereksinim konusu olarak da ortaya çıkar.

    Belli sayıdaki insanların fizyolojik gereksinimi için gerekli olan su miktarı gözden geçirilecek olursa genellikle, kişi başına 24 saatte en az 1, 5 litre sudan söz edilir.

    Yetişkin bir kişinin günde alması gereken fizyolojik su ve sulu gıdalara olan gereksinimi 2-2, 5 litredir. Bunun 0, 6 litresi katı besinlerle alınır.

    Suyun organizmadan atılma yolları:

    a. %28′i deriden ter yoluyla,

    b. %20′si akciğerlerden solunum yoluyla,

    c. %50′si böbreklerden idrar yoluyla,

    d. %2′si dışkı ve başka salgılarla dışarı atılır.

    Organizmanın Günlük Su Gereksinimi

    Bu gereksinim;

    a. Kişinin vücut sıcaklığına,

    b. Giyimine,

    c. Çevre sıcaklığına,

    d. Çalışma durumuna,

    e. Beslenme şekline göre değişir.

    Sıcak bir ortamda, “sıcak, ateş karşısında “ağır iş yapan işçide ter, saatte 1 litre civarında olur. Bu kişide günlük su gereksinimi 8 litre civarındadır.

    Suyun Organizmadaki Görevleri

    a. Su, yetişkin insan vücudunda çeşitli dokulara değişik oranlarda dağılmıştır. Örneğin iskeletin %10′u, tükürük ve ter salgılarının %99.5′u sudur. İç organların büyük bir kısmını su oluşturur,

    b. Dokuların beslenmesi için gerekli maddeleri taşır,

    c. Dokulardan atılacakları da idrar yoluyla dışarı taşır,

    d. Vücut sıcaklığının ayarlanmasında önemli rol oynar,

    e. Organizmada atılması gereken atık maddeleri idrarla (günde yaklaşık 120 ml), akciğer yoluyla (500 ml), deri yoluyla (300 ml) dışarı atılmasını gerçekleştirir,

    f. Kanın işlevini yerine getirmesini sağlar.

    Suyun Metabolizmadaki Görevleri

    a. Hücre metabolizması süreçleri ve gerçekleşmesini sağlar,

    b. Enzim tepkilemelerine katılır,

    c. İyonlaşma olaylarının gerçekleşmesini sağlar,

    d. Katabolizma ve anabolizma çalışmalarının verimli olmasını gerçekleştiriniz,

    e. Hücre sağlığı ile yakından ilgilidir.

    Metabolizma çalışmaları su olduğu sürece vardır. Suyun yaşamak için besinlerden önce glediği bu yüzdendir. Yıkım ve yapım çalışmaları ancak su ile mümkündür. Aç kalınca organizma bir süre dayanabilir. Su olmayınca yaşama süresi çok kısalır.

    Organizmanın, sağlıklı normal ve temiz yaşantısını devam ettirebilmesi için gerekli olan su ise;

    a. Organizmanın günlük su gereksinimi karşılama

    b. Yemek hazırlama,

    c. Yemek pişirme,

    d. Bulaşık, çamaşır ve ev temizliği,

    e. Vücut temizliği ve benzeri işler için kullanılır.

    Bu su miktarı, kıt su kullanan, çölde yaşayan bir insan için günde en az 5 litreden başlar.

    Suyu bol, sağlık ve temizlik anlayışı gelişmiş, görgülü-uygar düzeyde olan toplumlarda günlük ihtiyaç kişi başına ortalama 80-100 litre dolaylarında değişir.

    Genelde normal koşullarda savurganlık yapmadan su kullanılması uygarlık ölçüsüdür. Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerde kişi başına günde 200 litre su hesap edilir. Bu miktar kırsal kesimde günde 20 litre dolaylarındadır. Gelişmiş batı ülkelerinde gerçek tüketim kişi başına günde 600 -1000 litreyi bulmaktadır.


+ Yorum Gönder


suyun tükenmesinin canlılara etkileri nelerdir,  su kaynağının tükenmesinin canlılara etkileri nelerdir,  suyun tükenmesinin canlılara etkileri,  suyun tükenmesinin canlılara etkisi nelerdir