+ Yorum Gönder
Müzik ve Tv ve Müzik Türleri Forumunda Bağlama Egzersizleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. MAJİX
    Devamlı Üye

    Bağlama Egzersizleri








    En başta şunu belirtmekte fayda var.Egzersizlerin bağlama çalımında çok önemli bir yeri var.Temel olarak parmakların güçlenmesini ve bu sayede bağlamaya daha hakim olmanızı sağlar.Egzersizler bağlamaya yeni başlarken ne kadar gerekli ise çok iyi bir bağlama icrası olduktan sonra o kadar da gereklidir.Yani egzersizler bağlama icracısı için her zaman gereklidir.Tabiki egzersizlerin faydalı olabilmesi için belirli şeyler vardır.Bunların en başında geleni ise düzenlilik ve süreklilik .Hiç bir zaman çok yorulsanız bile örneklerde verilen egzersizleri bırakmayınız ve uygun şekilde yapınız.Ne kadar yorulursanız sizin için o kadar iyi olur.Bağlama Egzersizleri süreklilik gerektiren bir çalışmadır.Çok iyi bir bağlama icracısı olsanız bile bu egzersizler düzenli olarak yapmanız gerekmektedir.Şu an usta sayılacak bir çok isim hala düzenli olarak bağlama egzersizi yaptıklarını ifade etmektedirler.







  2. MAJİX
    Devamlı Üye





    BAĞLAMADA NOTA YERLERİ

    Pratik Öneriler:
    Bağlama düzeninde en alt boş tel re telidir.Orta boş tel sol teli,en üst tel ise la telidir.Temel olarak alt tel boş olarak re sesinden başlar ve mi sesine kadar iner.Pratik olarak ifade etmek gerekirse bir notadan sonraki 3.perde onun bir alt sesidir.Örneğin alt boş tel re sesidir 3 perde aşağıya inersek mi sesini buluruz istisna olarak si ile do ve mi ile fa sesleri yan yanadır.Si notasının hemen altında do notası vardır.Yine aynı şekilde mi notasının hemen altında fa notası vardır. İyi bir bağlama icracısı olabilmek için düzenli bağlama egzersizleri yapmak gereklidir.Ne kadar çok bağlama egzersizi yaparsak o kadar çok parmaklarımıza hakim oluruz.Ve o kadar da notalara temiz basarız.Şu anda usta sayılabilecek tüm bağlamacılar çok iyi bağlama çalmalarına rağmen günde 2-3 saat egzersiz yapmaktadırlar.Tabiki o parmaklara duyguları verebilmek içinde çok iyi bir dinleyici olmak gerekmektedir. Bağlama nın Bölümleri
    Gövde: Tekne denilen bu kısım armudi biçimindedir. Genelde tekne dut ağacından oyularak yapılır.Ayrıca kestane, meşe ve kayın (gürgen) hatta kavak ağaçları da kullanılır. Fakat günümüzde dilimler halinde yapıştırılarak yapılan tekneler (yaprak saz) daha çok kullanılmaktadır.Göğüs: Teknenin üzerine yapıştırılan tabla, sık elyaflı ağaçlardan yapılır. (Kızılçam, ladin, köknar gibi). Tek parça olabileceği gibi, kenarlara başka renkli ağaçlar da konulabilir.Sap: Sazın perdelerinin bulunduğu kısımdır. Sert ağaçlardan yapılır.Perdeler: Sapa bağlanan, notaların yerlerini belirleyen misinalardır. Sap üzerinde 7 ile 30 arasında bulunur.Burgular: Bir ucu alt eşiğe bağlanan tellerin üst kısımda bağlandığı sapın uç kısmındaki deliklere yerleştirilen bir nevi makara işlevi gören özel şekil verilmiş tahta parçacıklarıdır. Tel uçlarının sarılı bulunduğu �kulak� olarak da isimlendirilen burgular, çevrilmek sureti ile tellerin gerginliğini, gevşetmek ya da arttırmak vazifesini görür. Akort işlevini gerçekleştirmeye yarar.Üst Eşik: Burgulardan gelen tellerin, sap üzerinde eşit aralıklarla ve belli yükseklikte tutulmasına yarar. Genellikle sert ağaçtan sap üzerine oyularak takılır.Orta eşik: Sap üzerinden gelen tellerin tellerin, göğüs üzerinde eşit aralıklarda ve belli yükseklikte durmasını sağladığı gibi telin titreşimini de göğüs vasıtasıyla tekneye iletir. Göğüs üstüne yapıştırılmaz. Gergin tellerle göğüs arasına sıkıştırılır.Alt eşik: adına tarak da denen tellerin tekneyle bağlandığı sert ağaçtan yapılı kısımdır.Teller : Eskiden at kılı ve bağırsaktan yapılan teller şimdi çeliktir.Orta ve büyük boy sazlarda düz tellerin yanında sırma tellerde kullanılmaktadır. Kısa sap (çöğür saz) ta tel sayısı ve kalınlıkları şöyledir:Alt teller; iki adet 0,18mm çelik tel ve bir adet ince sırma tel olmak üzere 3 tanedir.Orta teller; 2 adet 0,28 veya 0,30mm çelik telÜst teller;1 adet 0,18mm çelik tel ve bir adet kalın sırma tel.Toplam tel sayısı 7 tanedir.Uzun sap bağlama da tel sayısı ve kalınlıkları:Alt teller; iki adet 0,20mm çelik tel ve bir ince sırmaOrta teller; Kısa sapla aynıdır. Üst teller;1 adet 0,20mm çelik tel ve bir adet kalın sırma.Toplam tel sayısı 7 tanedir. BAĞLAMA NEDİR ?

    Bağlama ve Ailesi sazlarını tanıyabilmek için önce bu sazların atası olarak bilinen KOPUZ`un tanınması gerekiyor.
    İnsanlar, su kabağının üst kısmına ince deriler gerdirip sap ilave etmişler ve kiriş tellerini deri üzerinden geçirmek sureti ile sesin daha net çıkmasını sağlamışlar. Yay ile çalınanlara "IKLIĞ" parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınan türlerine de "KOPUZ" adını vermişler.
    IKLIĞ yaylı sazların, KOPUZ ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir. Kopuz, sonraları su kabağı yerine armudumsu şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış, üzerine yine deri gerilmiş, kiriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış, daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu), kiriş tellerinin yerini ise metal teller almıştır.
    Mızraplı sazların atası alarak bilinen Kopuz, Türklerin en eski sazlarından biridir. En az 1500 yıl kullanılmış olan bu ünlü mızraplı saz, bugün yerini Anadolu`da bağlama ve ailesi sazlarına bırakmış olmakla beraber, Orta Asya ve Sibirya Türkleri tarafından halen kullanılmaktadır.
    Bağlamanın ses sahası 2,5 oktav olup, ses tablosu üzerine yapıştırılan ilave perdeler ile ses sahası 3 oktava kadar da çıkarılabilir.
    Bağlama ailesi sazlarını büyükten küçüğe aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

    MEYDAN SAZI
    Meydanlarda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmiştir. 12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli sazda denilmektedir. Meydan sazı bağlama ailesinin en büyük sazıdır. La sesine akort edilir. Form boyu 52,5cm, sap boyu 70cm, tel boyu 112cm, form eni ve derinliği 31,5cm dır. En ince teli 0,35 - 0,40 numaradır. Çoğunlukla kalın bam telleri kullanılır.

    DİVAN SAZI
    Meydan sazından biraz daha küçüktür. Dokuz telli yada yedi telli olarak kullanılabilir. Meydan sazından dört ses daha tiz akort edilir. Form boyu 49cm, sap boyu 65cm, tel boyu 104cm, form eni ve derinliği 29,5cm dır.

    ÇÖĞÜR
    Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu alt iki tel (La), orta iki tellerin birisi (La) diğeri ise (Re), üst teller ise (Sol) sesine akort edilir. Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır. Bugün daha çok curası kullanılmaktadır. Çöğür Curası, çöğürün bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.

    BAĞLAMA
    Adını alan ailenin temel sazıdır. 17-24 perdesi vardır. Meydan sazından bir oktav, Divan Sazından ise beş ses daha tizdir. 6-9 tel takılır. Alt telleri(La) sesine akort edilir. Düzen değişikliklerinde orta ve üst tellerin akortları değiştirilir. Form boyu 42cm, sap boyu 55cm, tel boyu 88cm, form eni ve derinliği 25cm dır.
    Bağlama, yapım itibarı ile sert ve zamanla şekil değiştirmeyen ağaçlardan imal edilir. Bunların yumuşak ağaç olmalıdır. Genellikle Dut, Gürgen, Kestane, Ardıç, Karaağaç, Ceviz gibi ağaçlardan yapılır.

    Göğüs bölümünde kullanılan ağaçlar ise akustiği daha güzel elde etmek için Köknar, Çam, Ladin gibi ağaçlarlardır.

    Bağlamanın sap kısmında ise Gürgen, Ak Gürgen, Ardıç veya Ceviz gibi sert ağaçlar kullanılır

    Bağlamada ses çıkarabilmek için gövdesini sağ dizimizin üzerine koyar ve mızrapla (tezene) tellere dokunuruz. Perdelere basarak ta değişik nota seslerini elde ederiz.

    Bunun yanında bağlamanın tellerini çeşitli seslere göre ayarlamaya Düzen denir. Düzenler bir ezginin bağlamadaki gerek tavır ve gerekse çalınış özelliğini ifade eder. Aynı ezgiyi başka bir düzenle icra edebildiğimiz halde esasen ahengi değişir. Bazı ozanlarımız kendilerine göre düzenler kullanmışlardır. Zaten düzen adlarının bir kısmının ozanlarımızın isimlerini aldığını görmekteyiz. Bağlama ‘ da düzenleri yedi ayrı şekle ayırabiliriz :

    Normal Düzen ( Bozuk Düzen veya Kara Düzen dendiği de görülmektedir )
    Bağlama Düzeni ( Aşık Veysel Düzeni veya Veysel Düzeni dendiği de görülmektedir )
    Misket Düzeni
    Fidayda Düzeni
    Müstezad Düzen,
    Abdal Düzeni ( Bazlak veya Avşar Düzeni dendiği de örülmektedir )
    Cura Düzeni


    BOZUK
    15-18 perdesi vardır. Üçerli gruplar halinde 9 tel takılır. Bağlama ebatlarındadır. Ortaya iki sarı ve bir ince çelik tel, üste ve alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik tel takılır. Sarı teller çelik tellere göre bir oktav daha pes akort edilir.
    Genellikle Güney ve Ege yörelerimizde bozuk olarak bilinir ve çalınır. Bozuk düzeni oldukça yaygındır. Akortları ise alt(La), Orta(Re) ve üst (Sol) seslerine düzenlenir.

    ASIK SAZI
    Aşıkların ( Halk Ozanlarının ) çalmış oldukları bağlamaya aşık sazı denilmektedir. Normal bağlamaya göre sapı daha kısadır. 13-15 perdesi vardır. Dip perdesi (Re) değil Do`dur. 6-9 telli olarak kullanılır.

    TAMBURA
    Bağlamadan daha küçüktür. Divan sazından bir oktav tizdir ve divan sazının curası olarak bilinir. Bağlamadan da dört ses daha tizdir. Alt(Re) orta(Do) seslerine akort edilir. Form Boyu 38cm, sap boyu 50cm, tel boyu 80cm, form eni ve derinliği 22.8cm dır.

    CURA
    Bağlama ailesinin en küçük sazıdır. 7-16 perdesi 3-6 teli bulunmaktadır. Genellikle altı tellidir.Üç tek telli veya altta iki, ortada iki, üstte ise tek telli olanlarının yanı sıra iki telli olanları da vardır. Bağlama ve Bozuk düzenlerine akort edilir. İki telinin akort düzeni alt tel(La) üst tel(Re) dır.

    BAĞLAMA CURASI
    La sesine akort edilir. Bağlamadan bir oktav tamburadan ise beş ses tizdir. Form boyu 26,5cm, sap boyu 35cm, tel boyu 56cm, form eni ve derinliği 15,5cm dır.

    TAMBURA CURASI
    Re sesine akort edilir. Tambura`dan bir oktav, bağlama curasından dört ses daha tizdir. Form boyu 22,5cm, sap boyu 30cm, form eni ve derinliği 13,5cm dır.





  3. MAJİX
    Devamlı Üye
    Nota: Seslerin tonlarına göre sınıfsal tanım şeklidir ve yedi tane nota vardır. La-Si-Do-Re-Mi-Fa-Sol
    Porte ve İlave Çizgisi:
    Beş paralel düz çizgi ve dört eşit aralıktan oluşan notaları yazmaya yarayan şekildir.
    Portenin dışına taşan yani birinci çizgiden önce veya beşinci çizgiden sonra yazılması gereken notaları yazmak için çizilen çizgilerdir. Anahtar:
    Dizekte başladığı çizgideki notaya adını veren, notaların okunmasını ve isimlendirilmesini sağlayan işaretlere Anahtar denir.Anahtar dizeğin baş tarafına konur. Müzikte 3 temel anahtar vardır.( Do,Sol,Fa) Bu anahtarları Dizekte değişik yerlerde kullanarak toplam 7 anahtar elde edilir.
    Sol anahtarı Fa anahtarı Do anahtarı SUS (Es):Müzikte belli bir birim zamanı olan ve sessiz geçen süreye Sus denir.Sol tarafta sus değerleri yer alır.Örneğin birlik notanın sol tarafında birlik es (sus)yer alır. Birlik Nota 1 İkilik Nota 1/2 Dörtlük Nota 1/4 Sekizlik Nota 1/8 Onaltılık Nota /16 Otuzikilik Nota 1/32 Altmışdörtlük Nota/64 TEKRAR İŞARETİ: Bir müzik parçasında en az iki veya daha çok ölçüleri yinelemek için kullandığımız işarete Tekrar işareti denir.Röpriz: Genellikle başa dönüleceğini veya 2. defa görüldüğü yerden 1. defa görüldüğü yere dönüleceğini anlatır.Senyö: Bir müzik eserinde 2. defa konulduğu yerden, birinci defa konulduğu yere dönüleceğini ve son yazılan yerde bitirileceğini belirtir.Ölçü tekrar işareti: Bir ölçüdeki notalar tekrar edileceği zaman kullanılır.
    Genel Müzik Bilgisi
    Solfej notaları melodileriyle seslendirmektir.Bona ise notaları sadece ritmik değerleriyle okumadır.Nota Öğrenirken iki temel bilgi esastır.Bunlar ritim değeri ve nota değeridir.Birbiri ardına eşit aralıklı,düzenlerle sıralanan vuruşlara ritim denir. Basit Ritimler
    2/4 , 3/4 , 4/4 (C) şeklinde gösterilirler..
    Bileşik Ritimler
    Basit Ritmlerin birbirine eklenmesiyle oluşurlar.Örnek olarak:
    5/8 , 6/8 , 7/8 , 8/8 , 9/8

    Müzik , “İnsanların kelimeler ile anlatamadığı duygu, düşünce ve hislerini melodik seslerle anlatma sanatıdır”. Müziğin diğer bir tanımı ise “insanların kendi yapılarına uygun, yaşadğı ortama göre sesleri kullanma sanatıdır” şeklindedir.

    SES : Bir cismin titreşiminden meydana gelen dalgaların hava yolu ile kulağımıza ulaşmasına denir.

    SESİN DUYULMASI ( İşitme ) : İnsanlarda işitmeyi ve duymayı sağlayan organı kulaktır. Dış kulağa iletilen ses, orta kulağa intikal eder. Orta kulaktan ise iç kulağa geçerek sinirler aracılığı ile beyine ulaşır. Böylece ses beyinde canlandırılmış diğer bir deyişle duyulmuş olur.

    SESİN HIZI : Sesin herhangi bir cisim veya maddeden çıktığı andan itibaren bulunduğu ortama göre belirli bir ulaşma hızı vardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre durgun ve ısı derecesi sıfır olan bir ortamda ses saniyede 340 metre hız yapar.

    SESİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİ : Seslerin incelik - kalınlık dereceleri ve zamana göre titreşim özellikleri vardır. Örneğin LA sesi bir saniyede 440 titreşim gerçekleştirir. Diğer sesler de buna göre düzenlenmiştir.

    MÜZİK SESLERİ : Müzik sesleri İnsan Sesleri ve Müzik Aletleri Sesleri olmak üzere ikiye ayrılır.
    İnsan Sesleri : İnsan sesleri , Kadın Sesleri ve Erkek sesleri olarak iki guruba ayrılır.
    Erkek Sesleri : Tenor (İnce), Bariton (Orta) , Bas (Kalın) olarak üçe ayrılır.
    Kadin Sesleri : Soprano (İnce) , Mezzo Soprano (Orta), Alto olarak üçe ayrılır.


    SES MERDİVENİ: İnsan kulağı ile duyulması imkanı olan seslerin en kalınından en incesine kadar sıralanış biçimine ses merdiveni denir. Ses Merdiveni üç bölüme ayrılır : Bunlar Kaba Bölge, Orta Bölge ve Tiz Bölgedir.
    ARALIK : İki nota arasındaki mesafeye yani ses farkına denir.

    SÜRE : Notaların vermiş olduğu zaman bütünlüğüne süre denir. Sesli Süre ve Sessiz Süre olmak üzere iki çeşit süre vardır. Sesli süreler notaların seslendiriliş zamanını, sessiz süreler ise notalar arası bekleme zamanını ifade eder. Sessiz süreler Müzikte ES işareti ile tanımlanır.

    TAM SES : İki bitişik notanın veya derecenin gösterdiği aralığa Tam Ses denir. Bu notaların gösterdiği küçük aralıklara da Yarım Ses denir

    KOMA : İki tam ses arasındaki dokuz küçük sesin her birine verilen isimdir.

    ÖLÇÜ : Bir müzik eserinin eşit süreli bölümlerine Ölçü denir. Ölçü çizgileri porteye dikey olarak konulur. Her ölçüde ölçü rakamı kadar nota süreleri vardır.

    EKSİK ÖLÇÜ ( ANAKRUS ) : Bazı eserlerde ilk ölçü çizgisinden önce gelen ölçülere verilen isimdir.

    1.MÜZIKTE TEMEL IŞARETLER 1.1. Müzik ve Oluşumu..1.1.1. Müzik Tarihi ve Gelişimi.1.1.2. Sanatın Tanımı ve Dalları..1.1.3.Ses Oluşumu ve Özellikleri 1.1.4. Müziğin Temel Öğeleri.1.1.5. Müzik Türleri.1.2. Temel Müzik İşaretleri..1.2.1. Porte (dizek) 1.2.2. Nota ve Değerleri.1.2.4. Anahtarlar ..1.2.5. Süre Uzunluğunda Yardımcı İşaretler .1.2.6. İfadelendirme İşaretleri..1.3. Ses Değiştirici (altere) İşaretler1.3.2. Türk Müziğinde Değiştirici İşaretler ..2.ARALIK VE TERIMLER2.1. Müzikte Aralık Kavramı, Çeşitleri ve Diziler.2.1.1.Müzikte Aralıklar ve Çeşitleri .2.1.2 Müzikte Diziler.2.2. Temel Müzik Terimleri.2.2.1.Hız (hareket) Terimleri .2.2.2.Nüans (ayırtı) Terimleri.3.RİTİM ve ÖLÇÜ (USüL)..3.1. Ritim Duygusu .3.2. Ölçü (usul) ve Vuruş..3.2.1.Batı Müziğinde Ölçü ve Vuruş Kavramı 3.2. 2. Türk Müziğinde Usül (Ölçü ) ve Vuruş.

    1.MÜZİKTE TEMEL İŞARETLER
    1.1. Müzik ve Oluşumu
    Müzik duyguların sesle anlatıldığı, bilinçli etkinliklere denir. Müzik yaşamın her
    alanında varlığıyla birlikte insan ruhunu zenginleştirdiği gibi yaşam kalitesini de yükseltir.
    Müzik bilimdir; çünkü içerik olarak bir konusu, kuraları ve bir yöntemi vardır. Müziğin
    oluşumunu dört ana başlıkta ele alabiliriz,
    1.1.1. Müzik Tarihi ve Gelişimi
    Müzik, insanlık tarihiyle birlikte var olan bir olgudur. Yaşanılan dönemin olaylarını, o
    coğrafyanın gelişimini seslerle dile getirmişlerdir. Müzikte gelişim geçtiği dönemin adlarını
    almıştır. İlkel müzikten, klasik ve çağdaş müziğe kadar birçok dönem isimleri sayabiliriz.
    Müziğin dili evrensel olduğundan birçok uygarlıkta, başka bir uygarlığın müziksel etkileşimi
    görülmektedir. Müzikteki kullanılan enstrümanlarda ve ses cihazlarında gelişim son çağlarda
    daha hızlanmıştır. Akustik ensrumanların, vokallin yerini elektoronik enstrümanlar ve
    cihazlar almıştır. Örneğin; elektronik gitarlar, mikrofonlar, vb…

    1.1.2. Sanatın Tanımı ve Dalları
    Sanat; insanın etkileşimlerinin, duygu ve düşüncelerinin dışa vurumasıdır. Dışa
    vurum; yazı, müzik, yapı, çizim, iletişim ve çeşitli somut ögelerle ifade edilir. Sanat, sosyal
    yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır. Her bireyin mutlaka bir sanat dalıyla amatörde olsa
    ilişkide ilgilenmesi gerekir. M.K. ATATÜRK’ün dediği gibi “SANAT ALTIN
    BİLEZİKTİR”, sanatsız bir topluluk düşünülemez. Aşağıda gördüğünüz bir grafik sanatı
    örneği, resimin ve müziğin varlığına işaret eden bir çalışma.
    Biçim verilen malzeme değiştikçe sanatın değişik adlara ayrılması mümkün olabiliyor.
    Ancak, sanatı sınıflandırırken sadece malzeme yönüyle sınıflandırma yapmak mümkün
    değildir. Malzemenin yanı sıra, ifade ediş biçimi veya daha kapsamlı bir ifadeyle yaratıcılık
    bu sınıflandırmada önemli bir etkendir. Sözgelimi, bir heykeltıraş da ağaca biçim verebilir,
    bir marangoz da. Fakat heykeltıraşın ağaca biçim verişteki ifade tarzı ile marangozun
    biçimlendirmesindeki ifade tarzı aynı değildir. Heykeltıraş biçimlendirmesini alışılmışın
    dışında, yeni ve özgün bir biçimde yaparken; marangoz alışılmış, bilinen veya tekrar edilen
    bir biçimlendirme yapar. Bu bakımdan sanat genel olarak önce iki gruba ayrılır:
    » Pratik sanatlar / endüstriyel sanatlar (zanaat),
    » Güzel sanatlar.
    Güzel sanatlar deyince aklımıza; insan yaratıcılığı, insanın ilk çağlardan bu yana
    kendini ifade ettiği, tam yetkinleşemediği dönemlerde; çizgi, boya, kil yoluyla içini döktüğü
    biçimler, desenler, çeşitli oluşumlar geliyor. Yetkinleştiği dönemlerde ise örnekler çok
    çeşitli. Sözgelimi; ünlü rönesans sanatları, yapılar, anıtlar, köprüler, müzeleri dolduran
    resimler, sonra şiirler ya da Mimar Sinan'ın camileri, çeşmeleri, köprüleri v.b Günümüz
    insanın; akıl, duygu,bilgi ve teknolojiyi kullanarak ortaya koyduğu sanat ürünleri:Çağdaş

    resim, heykel, roman, tiyatro, sinema, çelik ve cam yapılar, incecik kullanım eşyaları, sesin,
    ışığın, rengin, oyun gücünün birleştiği büyük sahne olayları, türlü tasarımlar.
    Güzel Sanatları geleneksel ve çağdaş olmak üzere iki biçimde sınıflamak, bize bazı
    kolaylıklar getirebilir.
    Geleneksel sınıflama; güzel sanatları, hitap ettiği duyu organlarına göre sınıflar.
    Sözgelimi görsel sanatlar (plâstik sanatlar), göze ve görmeye dayanan sanatları (resim,
    heykel, mimari gibi) bir grupta topluyor. Fonetik sanatlar, müzik ve türleri ile edebiyatı;
    ritmik sanatlar ise hem görme hem de hareketle ilgili olan sinema, opera gibi sanatları
    kapsamaktadır.
    Ancak, bu sınıflandırmanın dışında kalabilen bazı türler de olabilir. Sözgelimi,
    karikatür veya seramik gibi. Bu sebeple, daha çağdaş bir sınıflandırmaya gerek duyulmuştur.
    Bu sınıflama, söz konusu edilen sanat dalının niteliği ve tekniği göz önünde
    bulundurulmaktadır.Buna göre, şöyle bir sınıflandırma yapılabilir:
    » Yüzey Sanatları : Tüm iki boyutlu sanat çalışmaları, yani bir eni ve bir boyu
    olan kâğıt veya tuval üzerine, bir duvar ya da kumaş üzerine uygulanan
    sanatlardır: Resim ve türleri ( yağlı boya, sulu boya, baskı sanatları, afiş, grafik
    çizimler ), duvar resmi, minyatür, karikatür, fotoğraf, batik, süsleme vb.
    » Hacim Sanatları : Üç boyutlu sanat çalışmalarıdır. Sözgelimi heykel, seramik,
    anıtlar gibi.
    » Mekân Sanatları : İç ya da dış mekânı içine alan ve ya düzenleyen sanat
    dallarıdır. En başta mimarî olmak üzere (bahçe mimarîsi, peyzaj mimarîsi),
    çevre düzenlemesi gibi mekâna ilişkin tüm tasarım çalışmaları.
    » Dil Sanatları : Edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatlardır; roman, hikâye,
    şiir, deneme, tiyatro metni, film senaryosu vb. gibi.
    » Ses Sanatları : Müzik ve bütün türlerini kapsayan sanatlardır; halk müzikleri,
    klâsik müzikler gibi.
    » Hareket Sanatları: İnsanın, bedeniyle anlatım gücü kazandırdığı sanatlardır;
    bale, dans türleri, halk dansları, pandomim vb.
    » Dramatik Sanatlar : İnsanın, eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir
    olayı, bir olguyu anlattığı sanatlardır;tiyatro, opera, müzikal oyun, kukla gibi
    sahne sanatları, sinema, gölge oyunu gibi türleri buna örnek olarak
    gösterebiliriz.
    Müziğin enstrümanları bu dalların birçoğunu içerir.Görsel, işitsel bir çok faktörü var.
    Bir marangoz mantığının dışına çıkmamız gerekir.Daha iyi bir yapısal eser vermek için
    müzik kullağımız iyi olmalı ve plastik sanatlara karşı ilgi duymalıdır.

    1.1.3.Ses Oluşumu ve Özellikleri
    Ses cisimlerin titreşmesinden oluşur. Sesin oluşması için ses kaynağı, iletici ve alıcı olması
    gerekir. Kulağımıza gelen her seste tını, yükseklik, süre, vurgu ve gürlük nitelikleri vardır.
    Bu nitelikler;
    » Tını; seslerdeki çeşni ve renktir. Rüzgâr sesi, keman sesi, kuş sesi, piyano sesi
    gibi sesleri kendine özgü tınılarıyla ayırt ederiz
    » Yükseklik; sesin ince ya da kalın oluşudur. Diğer bir anlamada tiz ve pes oluşu.
    » Süre; sesin az ya da çok uzamasıdır.
    » Vurgu; sesin çeşitli şekilde çıkarılışıdır.
    » Gürlük; sesin hafif veya kuvvetli olşudur. Yani şidetidir.
    1.1.4. Müziğin Temel Öğeleri
    Müziğin temel öğeleri ritim, melodi ve armonidir. Bu öğeler müziği var eder.
    » Ritim: Bir müzik parçasının, zamanı belli bir süre içinde eşit veya değişik
    uzunluktaki parçacıklara bölünmesidir. Ritim vuruşları bir düzen oluşturacak
    şekilde birbirini izler. Bu vuruşlar müzikte nota değerleri ile gösterilir. Ritim
    yalnızca sanata değil, evrene ve canlı varlıkların yaşamlarına da hâkim olan
    öğedir.
    » Melodi: Melodi veya ezgi antik çağda “melos”(bir lirik şarkı üzerine söylenen
    şarkı) kelimesinden türetilmiştir. Melodi, tek sesle ifade edilen kendine özgü
    karekteriyle müzikal fikirdir. Örneğin;9.senfoni, romans ve türkülerimiz.
    » Armoni: Akorların (en az iki sesin aynı anda çalınması) art arda
    bağlanmasından meydana gelen müzik dokusudur.
    1.1.5. Müzik Türleri
    Toplum yaşamıyla birlikte sürekli olusum ve gelişim halinde olan müziğin kaynağı tür
    ve işlev bakımından çeşitlilik içerir. Bu çeşitliliği sıralamak oldukça zordur. Her dönem ve
    yaşanılan yer bakımında çeşitlik sağlar. Müzik türlerini ana ve alt başlıklar halinde şöyle
    sıralayabiliriz.

    Gelişmişlik Düzeyine Göre
    » İlkel müzik
    » Yarı gelişkin müzik
    » Gelişkin müzik
    Yaygınlığına Göre
    »
    Yerel müzik
    » Ulusal müzik uluslar arası müziğe yönelik olduğu
    o Kültürel amaca göre
    Geneleksel müzik (halk müziği)
    Klasik müzik
    Popüler müzik
    o İnanç özelliği taşıyıp taşımadığına göre :
    Dinsel müzik
    Din dışı müzik
    o Yerleşim birimini yapısına göre
    Kırsal kesim müziği
    Kent müziği
    o Uluslara göre
    Türk müziği
    Çin müziği
    Alman müziği
    Arap müziği
    Çingene müziği vb
    o Kıtalara göre
    Avrupa müziği
    Asya müziği
    Afrika müziği
    o Kullanıldığı etkinlik ve konulara göre
    Dans müzik
    Film müziği
    o Ait olduğu döme göre; barok modern klasik romantik
    o Seslendiricisinin sayısınagöre; solo seslendirme
    o Topluluğunun niteliğine göre; orkestra müzik koro müzik oda
    müzik bando müzik konser müzik eğlence müzik fon müzik.
    o Yöneldiği yas kesimi göre; çocuk müzik, gençlik müzik.
    o Örgüsü ve dokusuna göre; Tek sesli müzik, cok sesli müzik
    o Dayandığı ses sistemi göre; makamsal müzik, modal müzik tonal
    müzik
    o Oturtma ya da görevlendirmeye göre; çalgı müzik, ses müziği.
    o Özellik kazandıran çalgıya göre: kemen müzik piyano müzik,
    davul zurna müziği

    1.2. Temel Müzik İşaretleri
    1.2.1. Porte (dizek)
    Birbirine paralel beş yatay çizgi ve dört eşit aralıktan oluşan nota yazmak için
    kullanılan şekle denir..Şekil 1.2
    Şekil 1.2.Dizek
    Aynı zamanda porte çizgileri dışına da nota yazılmaktadır. Ek çizgi dediğimiz çizgiler
    kullanılır. Enstrüman veya vokalin sesinin ince veya kalınlığına göre porte çizgisinin altına
    ve üstüne ek çizgiler eklenir.
    1.2.2. Nota ve Değerleri
    Dizekteki sesleri ve bu seslerin süre uzunluklarını belirtmeye yarayan işaretlere nota
    denir. Bütün sesleri tanımlayan yedi nota vardır. Bu notaları şekilleriyle tanırız. Birlik
    notadan almış dörtlük nota sürelerine kadar notalar vardır.
    Do Re Mi Fa Sol La Si Türkçede kullanımı
    C D E F G A B İngilizlerin kullanımı
    C D E F G A H Almanların kullanımı
    Porte (dizek) üzerinde notaların yeri ve nota isimleri; Notalar
    porte çizgisinin sırayla üzerine ve arasına yazılır

    Süresi en uzun olan birlik notadır ve dört vuruştur. Birlik nota her seferinde süresi ve
    vuruş sayısı ikiye bölünerekten diğer değerleri oluşturur. Bu notalar süre olarak kendi
    isimlerini alırlar. Örnek;2’lik nota 2 vuruştur, yani tınlama süresi 2 birim kadardır. Sayısal
    olarak da 2/4 bütünün yarısıdır(Birlik nota).Birlik notadan iki tane ikilik, dört tane dörtlük,
    sekiz tane sekizlik elde edilir diyebiliriz. Tersten de gidersek sekiz tane sekizlik nota bir tane
    birliğe denktir.

    1.2.3. Sesiz (es-susmalar) Notalar
    Müzikte sessiz süreler susma ile gösterilir ve işaretlenir. Türkçede “susma”,”susku” ve
    “es” gibi benzer kelimelerle de belirtilir. Sesli notalar gibi sessiz notalarda da yedi susma
    işareti vardır.
    Sessiz (es) notalarda isminden de anlaşıldığı gibi müzik partisinde işaretlerin olduğu
    yerde ses kesilir(susuturulur). Bu işaretlerin dizek üzerinde gösterimi aşağıdaki gibidir.

    1.2.4. Anahtarlar
    Müzikte üç tür anahtar vardır.Bunlar “Sol anahtarı”, ”Fa anahtarı”, “Do anahtarıo” dır.
    » Sol Anahtarı: Dizeğin ikinci çizgisinden çizmeye başlanılır ve beşlanılan ses
    “sol” sesidir. Gitar, flüt, bağlama ve keman notaları bu anahtarda yazılır.

    » Fa Anahtarı: Fa anahtarı, alt oktavlardakikalın dizek içine yerleştirebilmek için
    kullanılır. Dördüncü çizginin dışında üçüncü çizgiden başlayan “Fa anahtarı”
    bulunmaktadır. Piyano, basgitar, kontrubas notaları bu anahtarda yazılır.

    » Do Anahtarı: Do anahtarı, genelikle orta seslerin yazılışında kullanılır. Dört
    çeşit do anahtarı bulunmaktadır. Şu anda bir tanesinin yerini bilmek kafidir
    ,diğerlerini siz araştırınız.

    1.2.5. Süre Uzunluğunda Yardımcı İşaretler
    » Nokta: Yanına konduğu notayı yarı değeri kadar uzatır. Aşağıda noktalı
    notaların süre uzunlukları görülmektedir.
    » Çift Nokta: Bir nota veya susma işaretinin yanında iki nokta olduğu zaman
    birinci nokta değerinin yarısı, ikinci nokta ise noktanın süre değerinin yarısı
    kadar önüne geldiği noktanın süresini aaltır.

    » Üçleme: Doğal bölünümlü ikişerli olan bir nota değerinin, geçici olarak üç eşit
    parçaya bölünmesine üçleme denir. Üçleme notaların altına ya da üstüne üç
    yazılır.
    » Legato (Bağlı): Notaların birbirine bağlanarak, seslendirilmesine legeto denir.
    Birinci nota çalınır, iki notaya bağlanır.
    » Durgu (puandorg):Üzerlerine geldiği notayı genellikle normal uzunluklarının
    iki katı uzatır. Ancak, müziksel nedenlerden dolayı yorumcuya bağlıdır.
    İstenilen sürede seslendirilir. Genelde son notanın üzerinde buunur. Şek.1.15.
    » Tekrar İşareti: Bir müzik eserinin herhangi bir bölmünde melodi tekrarı için
    kullanılır.
    » Dolap: Tekrar edilen bölümün ikincikez seslendirilişinde “1”yazan ölçüler
    atlanır ve “2” yazan ölçüden çalınır. Ş
    » Da Capo(D.C): Da capo,tekrar işaretinin yanında bulunuyorsa en başta dönülür
    ve eserin sonuna kadar tekrar edilmeden seslendirilir.
    » Senyo: Tekrar işaretine ikinci kez rastlandığında, aynı işaretin ilk bulunduğu
    ölçüye dönülür ve bu ölçüden başlayarak “son” anlamına gelen “fine”
    kelimesinin olduğu yere kadar seslendirilir.
    1.2.6. İfadelendirme İşaretleri
    » Staccato: Notaların sıçratılarak seslendirilmesine denir. Diğer bir anlamda kesik
    kesik de diyebiliriz. Staccato, notanın altına ya da üstüne bir nokta ile yazılarak
    gösterilir.
    » Çarpma: Asıl sese gidilmeden öce çok kısa bir süre başka sese çarpıp asıl sese
    dönmedir. Bu şekilde asıl ses vurgulanmış olur.
    » Tril: Asıl ses ile komşu sesin birbiri ardına oldukça hızlı ve uzunca süren
    seslendirilmesidir.
    » Tremolo: Bir sesin komşu ses ile değil, komşunun yanındaki ses ile birbiri ardı
    sıra olabildiğince hızlı seslendirilmesiyle elde edilen bir süslemedir.
    1.3. Ses Değiştirici (altere) İşaretler
    Bu işaretler önüne geldiği notayı inceltir (tiz), kalınlaştırır (pes) ya da eski doğal
    haline getirir. Ses değiştirici işaretleri iki ana grupta toplayabiliriz. Şek.1.24.
    1.3.1. Evrensel Müzikte Değiştirici (Altere) İşretler.
    Batı müziğinde her ses arasında yarım ton farkı vardır. Dolaysııyla bir sesi yarım ses
    inceltmek ve yarım ses kalınlaştırmak için notadan önce bu işaretlerden konulur. Diyez ( # )
    :Önüne konulduğu notayı yarım ses inceltir.
    » Bemol ( b): Önüne geldiği notayı yarım ses kalılaştırı (pes).
    » Natural (doğal):Ölçü içerisine arıza almış veya ton olarak arızalı parçalarda
    kullanıldığında nota eski sesine-tonuna gelir. Şek.1.27.
    1.3.2. Türk Müziğinde Değiştirici İşaretler
    Türk müziğinde notalar arası uzaklık batı müziğine nazaran daha azdır.Bati müziğinde
    yarım perde dediğimiz ses, türk müziğinde on ikiye kadar bölünmektedirBu bölümlerin her
    birine “KOMA” adı verilir.En küçük ses aralığı anlamına gelmektedir.Batı müziğinde yarım
    aralık veya yarım perde bir komadır.
    Yukarıda da görüldüğü gibi Türk müziğinde 4 komalık bakiye, 5 komalık küçük
    münecenneb, 8 komalık büyük mücenneb, 9 komalık tanini, 12 veya 13-14 komalık artık
    ikili aralıklıkları (en küçük ses uzaklığı) bulunmaktadır. Bu seslerdeki farklılıkları
    duyabilmek için çok müzik dinlemek ve müzik dağarcığına hakim olmak gerekir.Çünkü ses
    aralıkları çok yakın ve kulağa benzeş gelebilir.İleriki konularda, Türk musikisi
    makamlarında, daha net olarak bu aralıkları görebiliriz.
    2.1.2 Müzikte Diziler.
    Dizi; Latince merdiven anlamına gelen “scala” sözcüğünden gelmektedir. Sekiz sesin
    ardı ardına sıralanmasına dizi denir. Örnek; Do1 den Do2 ye kadar olan seslere “Do”dizisi
    denir.
    Klasik batı müziğinde temel dizi “Diyatonik” dizidir. Şek.2,8’de olduğu gibi.
    Avrupa’ya özgü bu dizilerin temeli Yunanlıların kulandığı dizilere kadar uzanır(daha eski
    dönemlerde diyebiliriz. Ör: Frigyen dizisi frigyalılar döneminde kullanılmıştır.) Bunlar;
    » Majör Dizisi(gamı): İki tam bir yarım, üç tam bir yarım (TTYTTTY)
    aralıklardan meydana gelen diziye majör dizi denir.Bir diziyi majör yapan
    özellik 1.derece ve III.derece aralığının büyük üçlü olmasıdır.Major dizilerde do
    majör dediğimiz C olarak gösterilir.
    Şekil 2.12.Major dizi
    Bütün majör gamlar bu formülle elde edilir. Eğer, tam ses olmama durumu varsa
    bemol ve diyez işareti koyarak iki ses arasındaki uzaklığı bu formüle uyarlarız.
    » Minör Dizisi (gamı)
    Bir majör dizinin VI.derece sesi üzerine oluşturulan yeni dizi minör dizidir.Bir diziyi
    minör yapan özellik I.derece ve III.derece arasının küçük üçlü olmasıdır.Örneğin;Do
    majör’ün altıncı sesine bakarsak yani VI .derecesi La ‘dır.La sesi üzerine kurulan yeni dizi
    (gam) La minör dizisidir.Uluslararası gösterimi Am dir.
    2.2. Temel Müzik Terimleri
    Müzikte çeşitliliği sağlayan da bu işaretlerdir. Bu işaretleri de iki ana grupba
    ayırabiliriz.
    2.2.1.Hız (hareket) Terimleri
    Haraket, bir müzik eserinin hangi yavaşlıkta veya hangi hızlılıkta çalınacağını belirtir.
    En yavaş en hızlı birçok hız terimi vardır. Bu terimlerin çoğu İtalyancadan gelmedir ve
    müzik parçasının –notasının-dizeğinin sol üstüne yazılır. Aşağıda görüldüğü üzere ismi ve
    hızın anlamı verilmiştir.
    İSMİ ANLAMI
    Grave Çok ağır
    Lento Ağır
    Largo Geniş
    Larghetto Oldukça geniş
    Adagio Acele etmeden
    Andante
    Orta yürüme
    hızında
    Moderato Orta dızda
    Allegretto Oldukça hızlı
    Allegro Hızlı
    Vivace Canlı
    Presto Çok hızlı
    Prestissimo Son derece hızlı

    2.2.2.Nüans (ayırtı) Terimleri
    Bir müzik eserinin yorumlanması sırasında, seslere uygulanan kuvvet yada hafiflik
    derecelerine nüans denir. Bunlar gürlük terimlerini oluşturur. Terimler İtalyancadır. Terimler
    nota üzerinde kısaltmalar şeklinde kullanılır. Başlıca nüans terimleri aşağıdadır.
    TERİM ANLATIMI KISALTMASI
    piaissimo çok hafifi pp.,ppp.
    piano Hafif p.
    mezzo piano orta hafifilikte mp.
    mezzo forte orta kuvvete mf.
    forte Kuvvetli f.
    fortissimo çok kuvvetli ff.
    molto fortissimo çok fazla kuveetli fff.
    forzando, con forza çok kuvvetli , vurgulu fz.
    forte piano kuvvetliden sonra hafif fp.
    crescendo gittikçe kuvetlenerek cresc.
    decrescendo gittikçe hafifiliyerek decresc.
    Bu terimlerin Nota üzerindeki kullanımı aşağıdaki gibidir .Şekil:2..15.

    3.RİTİM VE ÖLÇÜ (USÜL)
    Diğer konularda ritimi vurgulamıştık. Müziği var eden üç temel öge; ritim, melodi ve
    armoniydi. Ritim kalıpları (ölçüleri) Batı ve Türk müziğinde değişiklik göstermektedir. Türk
    müziğinde yetmiş iki adet usul vardır. Batı müziğinde ise buna nazaran azdır. Ölçüler aynı
    zamanda karmaşıktır. Ör:7/16, 13/8 gibi
    Bu faaliyette ritimin, ölçünün ve vuruş şekillerinin nasıl olduğunu öğreneceksiniz.
    Basit ölçü ve vuruşları yapabileceksiniz. Batı ve türk müziğinde kullanılan vuruş şekilleri ve
    ölçüler hakkında bilgi edineceksiniz. Bu bilgi dahilinde dinlediğiniz müziklerde ritmik
    şekillerin ne olduğu hakında sezgisel bilgi ve basit ölçülerin el hareketlerini (vuruş)
    yapabilme becerisi kazanacaksınız.
    3.1. Ritim Duygusu
    Ritim, zamanın belli bir süre içinde eşit veya değişik uzunluktaki parçacıklara
    bölünmesiydi. Bu bilgiyi önceki vurgulamamızdan biliyoruz.
    Müziğin matmatiksel (sayısal) olarak parçalara bölünmesi de diyebiliriz. Bu ritmik
    yapılar yaşanılan coğrafyanın etkileşimlerine göre farklılık göstermektedir. Örneğin, Türk
    müziğinde bozlak, İç Anadoluda var olmuş bir ritmik yapıdır. Mzurka Polonya halk dansıdır
    ve ritmik yapısı farklıdır. Flemnco ve halk müziği ritimlerinden de birçok örnekler
    verebiliriz. Ritim duygusunu ilerletmek için çok çeşitli müzikleri dikatle dinlemek gerekir.
    Bir süre sonra belleğimizda müziksel hafıza oluşacaktır.
    3.2. Ölçü (usul) ve Vuruş
    » Ölçü: Bir müzik eserinin süre olarak birbirine eşit parçacıklara bölünmesine
    ölçü denir. Ölçü eşit zaman kümeleridir ve müzik yazısında birbiriden ölçü
    çizgileri ile ayrılır.
    » Rakam: Bir müzik eserinin ölçüsü, anahtardan hemen sonra sayısal olarak
    yazılır. Rakamlar üst üste yazılır. Üsteki rakam ölçüyü oluşturan zaman birim
    değerlerinin sayısını gösterir. Alattaki rakam ise bu değerlerin niteliğini belirtir.
    » Vuruş: Ölçü vurma, zamanın sırasını ve notanın değeri kadar tınlama süresini el
    hareketleri ile belirtmektir. Enstrüman çalışmalarında ayak hareketleri ile ölçü
    vuruşlarını da yapabiliriz.
    3.2.1.Batı Müziğinde Ölçü ve Vuruş Kavramı
    Batı müziğinde ölçü ve vuruş kavramı klasik müziğe ayarlanmaktadır.
    » Ölçü Çeşitleri
    • Basit Ölçüler: Bir zamanı meydana getiren değerlerin tümü birlik,
    dörtlük ya da sekizlik benzeri ikişerli değer işaretine denk düşerse, bu çeşit
    zamanlardan kurulu ölçülere basit ölçüler senir. Basit ölçüler üçe ayrılır.
    İki zamanlı, üçlü zamanlı ve dörtlü zamanlı. Sırasıyla Şek.3.4 ‘te
    göründüğü gibidir.
    • Bileşik Ölçü: Bir zamanı oluşturan değerlerin hepsi, noktalı birlik,
    noktalı ilkilik, noktalı dörtlük ya da noktalı sekizlik gibi bir noktalı değer
    işaretine denk ise bu ölçüler bileşiktir. Şek.3.5.
    • Aksak Ölçüler: Bir ölçü hem ikili zamanı hemde üç zamaı içeriyorsa bu
    ölçü aksak ölçüdür. Aksak ölçüler de üçe ayrılır. İki zamanlı, üçlü
    zamanlıve dörtlü zamanlı. Sırasıyla aşağıdaki gibidir. Şek.3.6.
    » Vuruş çeşitleri
    Vuruş, verilen zamanı elle parçalara bölmektir. Mümkün olduğunca el haraketleri
    kesin ve sınırlı olmalıdır. El haraketleri aşağı yukarı ve sağa sola pozisyonlarda yapılır.
    Vuruşları temel olarak altı başlıkta toplayabiliriz.
    • İki zamanlı ölçünün vurulması: Birinci zaman aşağı ikinci zaman yukarı
    yapılır.
    • Üç zamanlı ölçünün vurulması: Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sağa
    yukarı, üçüncü zaman sola yukarı yapılır.
    • Dört zamanlı ölçünün vurulması: Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sola
    yulkarı, üçüncü zaman sağa, dördüncü zaman yukarı sola yapılır.
    • Beş zamanlı ölçünün vurulması:
    • Yedi zamanlı ölçünün vurulması:
    • Dokuz zamanlı ölçünün vurulması:
    3.2. 2. Türk Müziğinde Usül (Ölçü ) ve Vuruş
    Batı müziğinde usul ve vuruşun birçoğu türk müziğinde de geçerlidir. Burada sadece
    Türk müziğinde geçerli olanları açıklıyacağız.
    » Usül (Ölçü )
    Eşit sayıda değişik vuruşlardan meydana gelmiş ritim kalıplarıdır. Türk müziğinde
    usüller el haraketiyle belirtilir. Diğer bir anlamda tempo tutulur ve bu haraketler eserin
    sonuna kadar disiplin içersinde devam eder.
    Türk müziğinde usuller şu kelimelerle ifade edilir. Sağ el sağ dize kuvvetli, sol elde
    sol dize zayıf zamanlı vurularak ifade edilir.
    DÜM-TEK-TEKE-TEKA-TEKKA-TAHEK
    • DÜM: Kuvvetli zaman demektir. Sağ elle sağ diz üzerine vurularak ifade
    edilir.
    • TEK: Hafif zaman demektir. Sol elle sol diz üzerine vurmakla ifade edilir
    • TEKE: Birbirine eşit kısa zaman. Sağ el sağ dize, sol elde sol dize eşit
    zamanda bir biri ardına vurulmasıdır.
    • TEKA: Bir uzun ve bir kısa zaman. Sağ ve sol ellerin, sağ ve sol dizlere
    vurulmasıyla icra (ifade) edilir.
    • TAHEK: Sağ ve sol ellerin birlikte havaya kaldırılıp dizler üzerine
    vurulmasıyla icra edilir.
    » Usül (Ölçü ) Çeşitleri
    Açıklamalarını yapacağımız on beş zamanlıya kadar olan usüllere küçük usül, on beş
    zamanlıdan yukarı olan usüllere büyük usül adı verilir. Basit, birleşik ve aksak ritimler
    olarak da sıralayabiliriz. Aşağıda küçük (basit, birleşik. aksak) ve büyük usüllerden
    verilecektir. Diğer usuller ileriki öğrenme faliyetlerinde verilecektir. Aynı zamanda sizde
    araştırınız.
    • NİM SOFYAN:(Basit usül) iki zamanlıdır. 2/4 ‘lük ölçüsündedir. Bu
    usülde oyun havaları, türküler ve marşlar yazılmıştır. Vuruluşu: Şek.3.13
    35
    Şekil.3.13.Nim sofyan
    • SEMAİ: Üç zamanlıdır. ¾ ‘lük değerindedir. Bu usülde oyun havaları ve
    şarkılar yazılmıştır. Vuruluşu: Şek.3. 14
    Şekil.3.14 Semai
    • SOFYAN: Dört zamanlıdır. 4/8 likve 2/4 lük değerlerde vurulur.
    vuruluşu. Şek.3.15.
    Şekil.3.15
    • TÜRK AKSAĞI: Beş zamanlıdır. 5/8’ lik ve 5/4’ lük değerdedir.
    Vuruluşu: Şek.3.16





  4. MAJİX
    Devamlı Üye
    BAĞLAMA EGZERSİZLERİ-MIZRAP ÇALIŞMALARI
    Aşağıda verilen örneklerin notaları tartım değerleri ile kolay anlaşılması açısından şehir örnekleri ile verilmiştir.

    Heeep si Van

    İ ne bo lu

    İz mir

    Ka ra man

    Te raa zi

    An ka ra



    Aşağıdaki egzersizleri sırasıyla belli aralıklarla yapın .Bunlar temel egzersizlerdir .Parmak ve mızrap geliştirmek için temel olarak önemli egzersizlerdir.1.Egzersizi yaptıktan sonra parmaklarınızı dinlendirin ve sırayla diğerlerini yapın Her zaman belirttiğimiz gibi yorulsanız bile egzersizleri asla bırakmayınız sadece tempoyu biraz düşürebilirsiniz. 1.Egzersiz2.Egzersiz3. Egzersiz


  5. MAJİX
    Devamlı Üye
    BAĞLAMA EGZERSİZLERİ-NOTALARI SÜSLEYEREK ÇALMAK
    Birinci şekildeki nota bildiğiniz gibi bir dörtlük notadır.Parça çalınırken sol notasına bir dörtlük süresi içinde basılır ancak süsleme yaparken la notasına ikinci parmakla basarız ancak notaların toplam değeri(1/4) değişmemek üzere 4 adet 1/16 notaya dönüşür.Her ikisinde de sol notasına bir defa vurarız;ancak,ikinci şekilde diğer notalara parmak çarparak basarız.2. şekilde notaların altında yazan numaralrınilki (1) mızrap vurduğumuz notadır.Daha sonra gelen 2 ise parmağımızla çarparak oluşturduğumuznotalardır.
    1. Şekil 2 .Şekil
    3. ve 4. şekil de aynı 1 ve 2. şekildeki gibi çalınmaktadır.Yandaki notalar 1. ve 3.şekildeki gibi yazılır;ancak 2 . ve 4. şekildeki gibi çalınır. 3. Şekil
    4 .Şekil


  6. MAJİX
    Devamlı Üye

    BAĞLAMA DÜZENLERİ
    EVIÇ SOLMÜSTEZAD LÄREFAMİSKET LÄREFASABAHA DOLÄBOZUK RESOLYEKSANİ RELÄZİRGÜLE LÄFASOLKAYSERİ MİLÄÇARGAH DLÄRESOLSEGAH LÄREŞÜR MİSİUMMİ REHÜSEYNİ
    ACEM AŞIRAN
    FAMUZZAM FAKÜTAHYA REREABDAL SOLBAĞLAMA RERAST DOSOL Müzik aletlerinin seslerinin ayarlanmasına genel anlamda Akort denir. Düzen kelimesi daha çok Türk halk sazları için kullanılır. Bağlamada düzen denildiğinde tellerin belli bir sisteme göre akort edilmesi akla gelir. Düzenden kasıt aslında bu değildir. Düzen, yapılan değişik akortların adıdır. Aslında halk kendisine yabancı olan akort kelimesini kullanmamış, ısrarla düzen demiştir. Bazı durumlarda akort yerine kaynaşma, uyuşma, bağdaşma gibi tabirlerde kullanılmıştır. Düzen kelimesi sadece teller için kullanılmıştır. Sazın her türlü denge ve ayarı için de düzen kelimesi kullanılmıştır (Bu düzende bunu çalamam veya söyleyemem gibi)Bağlama .
    Düzen bilme, bağlama çalanlar için çok önemlidir. Bağlama Belli bir uyum ve titizlik içinde yapılır. Düzen yapılırken konuşulmaz, gürültü yapılmaz, bir başkası tarafından saz çalınmaz. Bunun için şöyle bir hikaye anlatılır. Aşığın birisine çok sevdiği değer verdiği yakın arkadaşı başka bir aşığın ölüm haberi gelir. Aşığın tepkisi hiç umulduğu gibi değildir, başlar saz çalıp neşelenmeye, en yakın can Bağlama dostunun ölümüne üzülmeyişinin sebebini soranlara cevabı şudur: İyiydi, hoştu ama ben ne zaman düzen yapsam saz çalardı. Bağlama
    Düzen yapmaya alt tellerden başlanır. Alt teller kendi aralarında kaynaştıktan sonra orta ve üst tellere geçilir. Bağlama
    Düzenin tam yapılıp yapılmadığını anlamak için düzenin durumuna göre her üç tele birden vurularak seslerin tınlamaları kontrol edilir. Sap üzerinde değişik tellerde aynı sesleri veren perdelerin ses uyumu kontrol edilir.Bağlama
    Düzen kavramı, bağlama türünün gelişmemiş ilk şekillerinden itibaren vardır. İlk çağlarda, sapın ucunda düzen burguları olmamasına rağmen, teller belli bir alışkanlık içerisinde gerilerek sapa ilmik yapılırdı. Sonraki dönemlerde bu sazlarda düzen burguları görülmeye başlamıştır. Kopuzda da, kuruluca kopuz kavramıyla düzenin belli bir anlayış içinde yapıldığı tahmin edilir. Bu ilk örnek sazlarda melodi henüz yoktu. Saz çalmaktan amaç ritm ve ses çıkarmaktı. Daha çok söze ritmle eşlik etmekti. Melodik yapının gelişmesiyle tel sayıları artmış ve değişik düzenler yapılmaya başlamıştır.Bağlama
    Kırgız Türklerinde düzene berene denilir. Bugün Balıkesir yöresindeki Barana havalarının berene sözcüğü ile bir ilişkisi olabileceği düşünülebilir.Bağlama
    Gerek gelenekte, gerekse günümüzdeki profesyonel Bağlama icralarda düzen yapma ve düzen bilme önemlidir. İyi bir bağlama sanatçısının düzen bilme zorunluluğu vardır. Bu yöresinde de böyledir. Bir Misketi Misket düzeninde, Şeker Oğlanı Bağlama düzeninde, Hüdaydayı Hüdayda düzeninde bir Çiçek Dağını da Bozuk düzende Bağlama çalamayan kişiyi bağlama sanatçısı olarak kabul etmezler. Bu örnekleri diğer yörelerimizde de görmek mümkündür. Yukarıda belirtildiği gibi çalınacak parçaya göre düzen yapma geleneği vardır ve çalınan parçaların dizileri birbirinden farklıdır. Buradan farklı diziler farklı düzenlerde çalınır yargısına varmak yanlış olur. Birbirinden farklı dizileri olan birçok parça Bozuk düzende çalındığı gibi, dizisi Şeker Oğlandan çok farklı olan Kalenderi Divanı da Bağlama düzeninde çalınmaktadır. Şeker Dağı Bozlağını da Misket Düzeninde çalma alışkanlığı vardır. Dolayısıyla, parçaların çalınış özellikleri ve tavrı, değişik düzenler yapma gereğini doğuruyor diye biliriz. Ayrıca Hüdayda Bağlama oyun havasında olduğu gibi parçaya göre düzen düşünülebilir. Misket, Müstezat, Bozlak düzenlerinde olduğu gibi diziye göre düzen kavramı ortaya çıkmaktadır. Bağlama ebat ve türlerini göz önünde bulundurursak bağlamanın yapısına göre düzen yapıldığı kolaylıkla görülebilir. (Tanbura düzeni, Çöğür Düzeni,Cura Düzeni v.b). Genellikle Alevi ve Bektaşi Dedelerinin çaldığı iki telli veya Dede sazı denen saz, alt ve üst olmak üzere iki sıra tellidir. Düzeni de farklıdır (Alt tel La, Üst tel Mi). Buradan tel adetine göre düzen düşünülebilir. Bağlama
    Bazı parçaların hem Bağlama, hem de Bozuk düzende çalındığı düşünülürse ortama ve isteğe göre düzen kavramı ortaya çıkar. Misket ve Müstezat düzenlerinin bazı yörelerde Kayseri, Karadeniz gibi düzenlerin olması yörelere göre düzen yapıldığını gösterir. Azeri, Abdal, Türkmeni gibi düzenler insan topluluklarına ait düzenlerdir. Aynı yörelerden bazı aşıkların farklı düzenler çalmaları kişilere göre düzen olabileceğini gösterir. İcranın ve okuyucunun ses yapısına göre bazen transpoze çalma, bazen de akort değiştirme alışkanlığı vardır (Misket düzenindeki parçaların Bozuk düzende Sİ, LA, RE perdesi üzerinde çalınması gibi). Buradan da kişilerin seslerine göre düzen yapıldığı ortaya çıkar. İcra edilecek parçanın ses genişliğine göre düzen düşünebilir. (Dokuz perdeli bir cura ile bir buçuk oktav ses genişliğindeki bir parça Bağlama düzeni yapmayı gerektirir). Bazen bağlama üzerindeki tel kalınlığı istenilen akortu yapmaya elverişli olmayabilir. Bu durumda da değişik düzen yapılabilir. Ayrıca hızlı hareketi gerektiren parçalarda daha kolay çalınabilecek başka bir düzende çalınma yoluna gidilebilir. Konservatuarlar gibi bağlamanın eğitiminin yapıldığı kurumlarda düzen kavramının açıklık kazanması, hızlı icra, temrin, ajilite gibi çalışmalar için de düzen değiştirilebilir. Bazen de duyulmak istenen karar sesi için düzen değiştirildiğine rastlanır. Bağlama bazı yörelerin kendine özgü olan yöresel sazlarına benzetilmek istenir. Bunun için de bağlamanın telleri benzetilmek istenen sazın özelliklerine göre değiştirilir ve düzenlenir (Karadeniz parçalarını bağlamada çalarken kemençe akortu yapıldığı gibi). Çok özel hallerde, profesyonel icralarda, ebadı birbirinden farklı olan sazları kendi bünyelerine uygun olmayan düzenlerde de çalma durumu ortaya çıkabilir. Yukarıda bahsedilen konulardan da anlaşıldığı gibi düzen yapmayı gerektiren bir çok sebep vardır.Bağlama s saz notası notaları nota saz notaları türkü notalar bağlama bağlama dersi bağlama dersleri
    Düzenler şu durumlara göre ortaya çıkmışlardır.
    1- Dizilere göre; 2- Melodik yapıya göre; 3- Seslerine göre; 4- Tavırlarına göre; 5- Çalınacak ezgiye göre; 6- Ritmik yapıya göre; 7-Bağlamanın boy ve ebadına göre; 8- Bağlamanın tel durumuna göre;9- Yörelere göre; 10- İnsan topluluklarına göre (Boy, kavim, aşiret,vb.); 11- İcra durumuna göre; 12- Kişiye göre; 13- Ortam ve isteğe göre; 14- Diğer (çalışma, egzersiz, gösterivb.) Bağlama s saz notası notaları nota saz notaları türkü notaları bağlama bağlama dersi bağlama dersleri
    Evrenselleşme yolunda hızla ilerleyen bağlamada, ulusal ortak zevkin ve tercihlerin oluşmasında önemli adımlar atılmaktadır. Ancak bu gelişmenin tek düzeleşme ve bağlamanın yalnızca belli bir yönünü içine alarak oluşma tehlikesi belirmiştir. Gerçek entellektüellerin toplumu bu anlamda ileriye taşıyamaması ve serbest piyasa üretimlerinde pazar kaygısı güdülmesi bu oluşumun temel etkenlerindendir. Unutulmamalıdır ki; Anadolu kültürü ve bağlı olarak müziği bir bütündür ve bu bütünün ilerici nitelikli olan her değeri özenle korunmalı, geliştirilmeli ve geleceğe aktarılmalıdır


  7. sempati_40de
    Yeni Üye
    Tüm Bilgiler icin Tesekkürle

  8. SuskuN PrenS
    Özel Üye
    Bağlama Egzersizleri ilgili kısa bilgi




    Egzersiz 1 : Bu çalışma , 1, 2 ve 3 numaralı parmaklarımızın çalışmasını sağlayacak bir egzersizdir. Aynı egzersizi değişik perdelerde de uygulayarak çalışınız. Örneğin : 1, 3 ve 4 numaralı parmaklarla do, re ve mi bemol perdelerinde. Egzersizi çalışırken mızrap vuruşuna üstten başlanacak ve üst alt üst alt şeklinde hiç bozmadan devam edilmelidir.


    Egzersiz 2 : Bu çalışmada, 1. egzersizin tam tersi bir çalışmadır. Burada da mızrap vuruşu üst, alt şeklinde yapılmalıdır.


    Egzersiz 3 :
    Bu çalışmada 4 parmağı birden çalıştırıyoruz ve mızrap vuruşu diğerlerinde olduğu gibi üst alt şeklinde çalışıyoruz.

    Egzersiz 4 : Bu çalışma, parmaklarımızı biraz daha zorlamamız gerektiren bir çalışma. Mızrap vuruşu diğerlerinde olduğu gidi üst alt devam ediyor. Kesinlikle hiç bir egzersizi küçümsemeyin büyük faydalarını göreceksiniz.


+ Yorum Gönder


bağlama egzersizleri,  kısa sap bağlama egzersizleri,  bağlama egzersiz notaları,  bağlamada süsleme