+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda Trafiğin önemi ile ilgili yazı ve şiir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Trafiğin önemi ile ilgili yazı ve şiir









  2. Mine
    Bayan Üye





    Trafiğin önemi ile ilgili şiir ler

    TRAFİK
    Taşıta sağdan binelim
    Ancak durunca inelim.
    Bugün konumuz trafik
    Kuralını öğrenelim.

    Sağdan yürü kaldırımda
    Dikkatli ol her adımda.
    Eğer kurala uyarsan
    Tehlike yok hayatında.

    Sen tedbirsiz bir şoförsen
    İçkili taşıt sürersen
    Kaza yakın demektir
    Bir de uykulu gidersen.

    Öğüt benden, tutmak senden
    Bir ders çıkar sözlerimden.
    Polislere yardımcı ol
    Alıkoyma görevinden.

    İbrahim ŞİMŞEK

    TRAFİK
    Yollarda insanlar,
    Her çeşit taşıtlar,
    Gider gelir
    Buna trafik denir.

    Daima yürürüm
    Yolun sağından,
    Karşıya geçerken bakarım
    Önce sola,
    Sonra sağa,
    Tekrar sola,
    Yol ortasına varınca
    Bir daha sağa.

    Kırmızı yanınca
    Dururum,
    Yeşilde geçerim,
    Sarı uyarma.

    Yol üstünde değil
    Bahçelerde oynarım.

    Mustafa KAYNAR

    TRAFİK IŞIKLARI

    Yeşil ışık yanar yanmaz,
    Trafiğe yol açılır.
    Araçların homurtusu,
    Etrafa saçılır.

    Biraz sonra sarı ışık
    Güzelce yanmaya başlar.
    Bunu gören şoför kardeş,
    Fren yapıp çok yavaşlar.

    Derken hemen arkasından,
    Kırmızı ışık savrulur.
    Bu ışığı gören herkes,
    Adım atmaz, hemen durur.

    Tüm trafik kuralları,
    Hepimizce bilinmeli.
    Kurallara uyularak
    Tehlikeler önlenmeli.

    Hasan ŞEŞEN




  3. Mine
    Bayan Üye
    Trafik Kazaları


    KAYNAKTAN DERYAYA

    LEBİDERYA

    TRAFİK KAZALARI

    Trafik kazası olayı her yanı ve yönü ile muhatabını üzen hadisedir. Hem maddi hem de manevi kayıplara sebep olur. Yaralamanma ve ölüm hadisesi gerçekleştiği zaman üzüntü çok daha fazla olur, insanın ruhi olarak sarsıntı geçirmesine sebep olur.
    Dana önce alınmış olan bir kaç tebdibiri sıralamadan geçmeyelim.
    "Trafik canavarı olmayın.", "Trafik kurallarına uyalım uymayanları uyaralım.", "Emniyet kemerinizi bağlayınız.", "Sizin canınız bizim için kıymetlidir.", "Trafik işaret ve işaretçilerine dikkat ediniz.". Bu ve benzeri yazılara bir çok yerde rastlarız. Ne denli etkili olmuştur. Trafik kazalarının artışlarına bakıldığı zaman en küçük bir etkisinin olmadığını gözlemleyebiliriz.
    Nedeni gayet basittr. Her yerde olduğu gibi burada da yanlış yol izlenmiştir.
    Örnekleri çoğaltmamız mümkündür. Bir dernek kurmanın amacı topluma hizmet etmektir. Yoksa yasalarda belli düzenlemelere etki ederek kendi derneğinin çıkaracağı ilanların kamu tarafından satın alınmasını sağlamak için bana göre hiç bir dernek kurulamaz. İşte yanlışlık burada. Baştan yanlışa düşüyoruz.
    Trfaik kazaları oalnca hızı ile artmakta, bunun için bizler yol kenarlarına "Trafik canavarı olmayın.". Tabelaları asıyoruz. Zerre kadar faydası yoktur bu yazıların. Ama her nedense yanlışta ısrar etmekte üstümüze yok. Bir iki olay anlatmak istiyorum. Sincan Yunus Emre Mahallesi Beypazarı Ankara yolu üstündedir. Bu yol üstünde çok ölümlü kazalar oldu. Yol trafiğe kapandı, istenen bir üst geçit yada ışık konulmasıydı. Belediye karayollarına, karayollaı belediyeye havale etti işi. İmzalara toplandı. 43 kişi öldü o yolda. Hepisi tanıdığımız bildiğimiz insanlardı. Az evel selamlaştığımız komşumuzun naaşını yarım saat sonra yoldan kazıdık. Yaptıramadık o yolu bir türlü. O yörede burundan kıl aldırmayan biri vardı. Her işten kendine pay çıkaran biri, ne zaman ki onun yakını o yolda kaza geçirdi. O yol üç gün sonra istenen şekle geldi. Üst geçit yapıldı, trafik ışıkları kondu. Yine Ankara İstanbul karayolunun Sincan Fatih sapağında bir alt geçit var. İstanbul`a devam eden yolun üstünden, Sincan yönüne gidecekler yolun altındaki köprüden araçları ile seyrederler. O köprünün altından bir komşumun cesedini yerden kazımıştık. Ne zaman ki; orada kelli felli bir sırtı kalın birinin oğlu kaza geçirdi. 48 günde yapıldı orası, gidiş geliş çitf yön oldu. Ama vatandaşa hizmet ediyoruz denildi. Vatandaş da bunu kendine yapılan hizmet bildi. Vatandaş ne yapsın, vatandaşın başka lüksü mü var? Bir de hapimizce malumdur ki; bazı özel yerler vardır. hani sıradan insanların pek uğrak yeri olmayan yerler. Oralarda her türlü tedbir daha hizmetin başlangıcında alınır. Fakat sıradan insanların olduğu yerlere bu hizmetler her nedense zülfü yare dokununca yapılır.
    Bunların nedeni bir tanedir. EĞİTİMSİZLİK.
    Eğitimli bir yönetici ekibi ile birlikte otokontrol sistemi oluşturarak nerede aksayan bir hizmet var ise anında çözüm bulur. Belediyelerin elinde dev makina teçhizat donanımı vardır. Ama hizmet isterken "Efendim işlerimiz o kadar yoğun ki; yetişemiyoruz." cevabını alırız. Fakat nüfuzlu biri devreye girince de; anında hizmet getirilir. Bunu da ilerde oy avcılığına çeviriler. Hizmet etmek için göreve talip olan kişi hizmeti yapana kadar göbeğimiz çatlatır. Sonra da kalkar bir başkası ben olmasaydım bu hizmet rüyanızda buraya geşmezdi, haydi pamuk oylar sandığa." der. Bizde başlarız bunun bezirganlığına. "Evet ya adam haklı Valaha o olmazsa yapılmazdı, adam bizim için çalışıyor, bunun için bu büyük insanı abimizi kırmayacağız oy vereceğiz." diyerek her yerde reklama başlarız. Kimsenin aklına, "Ne iş yapıyrosun, hangi mütaahitin yüzdecisi olarak faaliyet gösteriyorsun, hizmet zaten görevdir, hizmet geldi diye oy mu istenirmiş." soruları gelmez. Bunu sormaya kalkışanda hizip ilan edilir. Yine bir sıfır önde maçı kazanırlar.
    Sebebi; EĞİTİMSİZLİK
    Buradan yola çıkarak şunu ifade edelim. Kamyoncuların, taksicilerin, minubüsçülerin, otobüsçülerin, nakliyecilerin ayrı ayrı odaları var. Bunların yaptırım gücü de olması lazım.
    Bir anket yapıp yapılan ankette alkollü araç kullanan kendi mesleğinin üyesini tesbit edip eğitim katagorileri oluşturmaları çok zor olmasa gerek. Diğer meslek odaları da kendi üyelerini eğittikleri zaman kazaların ne kadqar azalacağını biz çok iyi biliyoruz.

    Birde bir hususu belirtmeden geçemeyeceğim. Neden oto sanayilerin içinde ve giriş çıkışlarında yollar son derece kullanışsız ve kötüdür. Özellikle oto sanayi girişleri ara yolalrı caddeleri çok çok kötü ve kullanışsızdır. Ben bunu böyle müşahade ettim. Nedenini ben biliyorum da sizin aklınıza da aynı neden mi geldi onu merak ettim. Bu dar düşünceler ile kısa vade kazanç yerine gelişen çalışan ve üreten beyinler ile enejimizi bütün toplum olarak topyekün kalnımamız açısından ben mesleğimde ne yapabilir konusunda harcasak daha iyi olmaz mı?
    Bağdat Caddesinde hız yapan durduruluyor. cezası kesiliyor. Cezayı kesene ceza kesilen şahıs "Al sana yüz Euro üstü lasın çorba içersiniz hahaha." diyerek çekip gidiyor. Bunlar da elit tabakanın elit insanlarının çocukları.
    Nedeni; EĞİTİMSİZLİK
    Sokak olaylarının nedeni, trafik kazalarının nedeni, kavgaların nedeni, olayların nedeni hep EĞİTİMSİZLİK..
    Bu gerçekten kaçamayız.
    EĞİTİM yaygınlaştırılıp; neyi nerede nasıl yapmalıyız? Araç kullanırken davnaışlarımız nasıl olmalıdır? Bunları öğrenirken insanlara karşı davranışlarımız nasıl olmalıdır? Gibi husuları insanımıza aşılamalıyız. Bunları yapma için kimsenin zamanını da çalmayacağız. Her meslek odası hazırladığı programı kendi üyesine öğretecek. Verdiği eğitimin takipçisi olacak. Konu insan hayatı olunca yaprırımları da o denli ağır olacak ki; Eğitim öncelikli cezai müeyyidenin bir geçerliliği olsun. Otokontrol nedir? Bunu da iyi iredelemek gerekiyor? Fahri müfettişilik konusuda iflas etmiştir. Onu da bilgileinize arz edelim. Bir kaç kişinin "Ben fahri müfettişim." demesinin dışında hiç bir geçerliliği yoktur.
    O halde, EĞİTİM SEFERBERLİĞİ ile bütün olumsuzlukların üstesinden geleceğimiz biz biliyoruz da; sırça köşkte oturan beyzadeler bilmiyor mu? Biliyorlar. Neden mi uygunmıyor. Orasını da siz bulun.
    Kazası belasız yolculuklar diliyorum hepinize.

    Allah yar ve yardımcınız olsun

    Kadir Durak
    lebiderya




+ Yorum Gönder


trafiğin önemi,  trafiğin önemini anlatan yazı,  trafiğin önemi ile ilgili yazı,  trafiğin önemini anlatan kompozisyon