+ Yorum Gönder
Eğitimle ilgili Bilgiler ve Misafir Soruları Arşiv Forumunda Atatürkün sözlerinin açıklamaları - Atatürk sözleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Atatürkün sözlerinin açıklamaları - Atatürk sözleri








    Atatürkün sözlerinin açıklamaları - Atatürk sözleri

    Atatürk Sözleri ve Anlamları
    Atatürk ün Söylediği Sözlerin açıklaması
    Atatürk ün Söylediği Sözler ve Anlamları







  2. Suskun Karizma
    Özel Üye





    Atatürkün sözlerinin açıklamaları - Atatürk sözleri

    Atatürk Sözleri ve Anlamları
    Atatürk ün Söylediği Sözlerin açıklaması
    Atatürk ün Söylediği Sözler ve Anlamları

    Ne mutlu Türküm diyene

    Atatürk milliyetçiliği, Türk toplumunun en eski kaynaklarına dek, bütün tarihine uzanmakla birlikte asla bir ırk milliyetçiliği, bir şovenlik değildir. Akıp giden zaman içinde Türk ulusunun, çok eski bir ulus olduğu bilincini uyandırarak ulusal bağları besleyen, geliştiren bir kültür milliyetçiliğidir. Bu milliyetçilikte yurt, Atatürkün daha ulusal Kurtuluş Savaşına başlarken ulusal antlaşma (Misak-ı Milli) ile sınırları çizilmiş bugünkü Türk yurdudur. Onun Ne mutlu Türküm diyene sözü de zaten böyle bir anlama gelir. Kendini Türk bilen, Türk duyan, Türk olmakta övünen ve tarihimize, yurdumuza, ulusumuzun yarınlarına inanan her yurttaşı, Türk kabul eden gerçekçi, insancı bir milliyetçiliktir bu. Amacı da, ulusal sınırlarımız içinde yaşayan Türk halkının kendi öz değerlerini, temel kültürünü, çağdaş uygarlık ilkelerine göre işleyip geliştirmek, onu iç-dış bütün bağlayıcı, engelleyeci öğelerden kurtararak ilerletmek, refaha, mutluluğa, kavuşturmaktır.

    Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

    Türkiye devletinin yapısının ruhu millî egemenliktir. Milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir.
    Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla millî egemenliği sağlamış bulunması ile devamlılık kazanır. Bundan dolayı; hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir.


    İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal

    İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!


    Tarih; hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız. Eğer bunları bulamazsak meçhuliyeti ve bu noktadan cehlimizi itiraf etmekten çekinmeyelim."

    Tarih, yaşanan gerçeklerin, olayların kronolojik anlatımıdır. Olmuş, gerçekleşmiş, günüyle,yaşananlarıyla bilinen gerçeklerden kayda değer olanlar Tarih için saklanır ve gerektiğinde herkesin tarihini bilmesi ve yararlanması için kitap, yazı, belge haline getirilir.
    Bu belgelerde hayal ürünü hiçbir şey bulunamaz. Hayallerle tarih yazılamaz, tarihte herşey doğru ve yaşanmış olmalıdır

    .Efendiler, tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken bir çok siyasi, askerî, sosyal sebepler bulmakta ve saymaktadır(17.11.1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.)

    Tarih, tarih boyunca yaşamış milletlerin yükselme ve gerileme nedenlerini kronolojik sırayla aktarır, bunun nedeni, tarih ilimiyle de ilişkili olarak gelecek nesillere, milletler ders vermek, yardımcı olmaktır. Tarihini iyi bilen uluslar aynı hataları bir daha yapmaz ve başarılarını da daha artırır. Ancak, bu açıklamaları yapabilmek için mutlaka siyasi askeri ve sosyal alanlarda ayrı ayrı ve birlikte değerlendirmeler, incelemer yapılmalıdır ki anlatılanlar gerçeklerle bağlantılı olsun ve amacına ulaşsın.

    Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. (1931)

    Tarih yazılırken, belgelenilirken gerçeklere mutlaka sadık kalınmalıdır. Aksi taktirde tarih yazmanın bir anlamı kalmaz ve okuyanı doğrulara yönlendirme, geçmişten ders alarak o hatalara düşmeme ya da o başarıların sırrını anlama amacına hizmet edemez.

    Tarih; hayal mahsulü olamaz. Tarih yazarken gerçek olayları bulmaya çalışmalıyız. Eğer bunları bulamazsak meçhuliyeti ve bu noktadan cehlimizi itiraf etmekten çekinmeyelim. (10 Kasım 1935, Ulus.)

    Tarih, gerçek olaylara dayanarak yazılmalıdır, hayallere değil. Eğer yazılacak tarih hakkında gerçekten yaşananları bulamzsak da bunu itiraf etmekten, bulamadığımızı söylemekten çekinmemeliyiz. Bu, cehalet olarak da tanımlansa hayalle tarih yazmaktan daha doğru ve iyidir.




+ Yorum Gönder


atatürkün sözlerinin açıklamaları,  atatürkün sözleri ve acıklamaları,  atatürk ün sözleri ve açıklamaları,  atatürkün sözleri açıklamaları