+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve İman ve İslam Forumunda Kul hakkı nedir? islamda kul hakkının önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. MEGASXL
    Bayan Üye

    Kul hakkı nedir? islamda kul hakkının önemi









    Kul hakkı nedir?


    Kul hakkı, geniş bir kavram Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuk olarak değerlendirilmeli

    Kulun. maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesi İnsanın yaşama hakk.ına son verme, onun bu kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atm.a, kulu, Rabbine ibadetten alıkoyma, İlâhî eserleri tefekkürden, rahmanî nim.etlere şükürden menetme cinayeti Allah’ı tesbih eden yetmiş trilyona yakın hü.crenin bütün bu tespihlerini bir kurşunla delip geçme, yahut bir bıçakla kesip a.tma ihaneti
    .
    F.ıkıh âlimlerimiz katlin üç yerde câiz olduğunu söylerler
    .
    “İ.mandan sonra küfre girme”, “evli olduğu halde zina etme” ve “haksız yere bir i.nsanın kanına girme” Bunlar dışında insanın hayatına son verilemiyor
    .
    “Kim. bir nefsi, kısas yahut yeryüzünde fesat çıkarma sebeplerinin biri olm.aksızın öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir” (Mâide Sûresi, 32) m.ealindeki âyet-i kerimenin tefsiri sadedinde Üstad Bediüzzaman Hazretleri, şu e.nteresan beyanda bulunur:
    .
    “B.ir mâsumun hayatı, kanı, hatta umum beşer için de olsa heder olmaz İkisi n.azar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de birdir”( Sünuhat)
    .
    Yân.i, Allah’ın sonsuz kudretine nazaran bir insan yaratmakla bütün insanları ya.ratmak arasında fark olmadığı gibi, Onun sonsuz rahmet ve adaleti n.oktasında da bir insanın katli ile, bütün insanların katli arasında fark yoktur
    .
    İns.anoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını çiğnerken o insanların Allah’ın kulu ol.duklarını unutuyor “Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına hedef o.lurum” diye düşünemiyor Bunun içindir ki, kendisine İlâhî ikazlar geliyor
    .
    Bu. rahmanî ikazlara tercüman olma sadedinde Allah Resulü de (asm) ümmetini d.efalarca ve değişik şekillerde ikaz etmiştir
    .
    S.adece üç misâl:
    .
    “M.azlumun bedduasından sakınınız Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde y.oktur” (Buharî, Müslim)
    .
    “Ümm.etimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir Ama, bu arad.a sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir Bunun üzerine ken.disinin hasenatından şuna verilir, buna verilir Üzerinde haklar bitmeden ke.ndi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir D.aha sonra cehenneme atılır” (Müslim)
    .
    “Ka.çmayarak, yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı du.rduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret o.lur Bunu bana Cibril söyledi” (Müslim)
    .
    Bu. son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul h.akkını kaldırmıyor
    .
    Alla.h yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle birlikte, kull.ara olan borçlarından kurtulamıyor Zira kul hakkının affını Cenâb-ı Hak kula bır.akmış Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir müminin de geçmiş günahları a.ffolunuyor, ama kul hakkı bu affa da girmiyor
    .
    “T.övbekâr olanlar hakkında hukukullah dâvâsı takip edilmez Ancak hukuk-u ş.ahsiye dâvâsı kalır” ( Hak Dini Kur’an Dili)
    .
    M.eselâ, gıybet eden bir insan gıybet ettiği kimseden helâllik almadıkça bu g.ünahın cezasından kendini kurtaramaz
    .
    Kur’a.n-ı Hakîm’de, ilk bakışta kul hakkı gibi görünen ve kullar arasındaki adalet esa.slarını tespit eden birçok âyetlerden sonra, “İşte bu Allah’ın hudududur, on.u tecavüz etmeyin” mealinde İlâhî ikazlar gelir Demek ki, kul hakkını ç.iğnemek, Allah’ın hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor Artık böyle bir cinayeti işleyen insan kime iltica edecek, kimden yardım dileyecektir?
    .
    İnsan, Allah’ın kulu olduğundan onun huku.kuna riayetsizlik de İlâhî azabı netice veriyor ve bu noktada hukuklar birleşiyor.

    Kendi parmağımızı niçin kesemez, hayatımıza neden kastedemeyiz? Çünkü, ne beden bizim, ne de ruh Haneyi harap etmeye de hakkımız yok, misafiri oradan çıkarmaya da Yaparsak ne olur? Allah’ın mahlûkatında Onun rızası dışında tasarrufa kalkışmış oluruz Bu ise hem hukukullah’a karşı bir isyan, hem de kul hakkını ihlâldir Demek ki aynı fiil ile iki hukuka birden tecavüz ediliyor








  2. Gülehasret
    Bayan Üye





    Kul hakkı nedir?

    Kul hakkı, geniş bir kavram. Kulun bedenine ve malına yapılan tecavüzler maddî hukuk, kalp ve ruhuna verilen zararlar ise mânevî hukuk olarak değerlendirilmeli.

    Kulun maddî hukukuna en büyük tecavüz, öldürme hâdisesi. İnsanın yaşama hakkına son verme, onun bu kâinatla olan bütün münasebetlerini bir anda kesip atma, kulu, Rabbine ibadetten alıkoyma, İlâhî eserleri tefekkürden, rahmanî nimetlere şükürden menetme cinayeti. Allah’ı tesbih eden yetmiş trilyona yakın hücrenin bütün bu tespihlerini bir kurşunla delip geçme, yahut bir bıçakla kesip atma ihaneti.

    Fıkıh âlimlerimiz katlin üç yerde câiz olduğunu söylerler.

    - İmandan sonra küfre girme
    - evli olduğu halde zina etme
    - haksız yere bir insanın kanına girme.

    Bunlar dışında insanın hayatına son verilemiyor.

    “Kim bir nefsi, kısas yahut yeryüzünde fesat çıkarma sebeplerinin biri olmaksızın öldürürse bütün insanları öldürmüş gibidir
    (Mâide Sûresi, 32)

    mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri sadedinde Üstad Bediüzzaman Hazretleri, şu enteresan beyanda bulunur:
    “Bir mâsumun hayatı, kanı, hatta umum beşer için de olsa heder olmaz. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalette de birdir
    ( Sünuhat)

    Yâni, Allah’ın sonsuz kudretine nazaran bir insan yaratmakla bütün insanları yaratmak arasında fark olmadığı gibi, Onun sonsuz rahmet ve adaleti noktasında da bir insanın katli ile, bütün insanların katli arasında fark yoktur.

    İnsanoğlu her nasılsa, başkalarının hakkını çiğnerken o insanların Allah’ın kulu olduklarını unutuyor. “Ben Allah’ın bir kuluna zulmedersem, Onun kahrına hedef olurum.” diye düşünemiyor. Bunun içindir ki, kendisine İlâhî ikazlar geliyor.

    Bu rahmanî ikazlara tercüman olma sadedinde Allah Resulü de (asm.) ümmetini defalarca ve değişik şekillerde ikaz etmiştir.

    Sadece üç misâl:
    “Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla Allah arasında perde yoktur
    (Buharî, Müslim)

    “Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır
    (Müslim)

    “Kaçmayarak, yalnız Allah’tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi
    (Müslim)

    Bu son Hadis-i Şeriften çok önemli bir hakikat dersi alıyoruz: Şehitlik de kul hakkını kaldırmıyor.

    Allah yolunda canını veren bir mümin bunun büyük mükâfatını görmekle birlikte, kullara olan borçlarından kurtulamıyor. Zira kul hakkının affını Cenâb-ı Hak kula bırakmış. Aynı şekilde, samimi tövbe eden bir müminin de geçmiş günahları affolunuyor, ama kul hakkı bu affa da girmiyor.
    “Tövbekâr olanlar hakkında hukukullah dâvâsı takip edilmez. Ancak hukuk-u şahsiye dâvâsı kalır
    ( Hak Dini Kur’an Dili)

    Meselâ, gıybet eden bir insan gıybet ettiği kimseden helâllik almadıkça bu günahın cezasından kendini kurtaramaz.

    Kur’an-ı Hakîm’de, ilk bakışta kul hakkı gibi görünen ve kullar arasındaki adalet esaslarını tespit eden birçok âyetlerden sonra, “İşte bu Allah’ın hudududur, onu tecavüz etmeyin.” mealinde İlâhî ikazlar gelir. Demek ki, kul hakkını çiğnemek, Allah’ın hududuna tecavüz olarak kabul ediliyor. Artık böyle bir cinayeti işleyen insan kime iltica edecek, kimden yardım dileyecektir?

    İnsan, Allah’ın kulu olduğundan onun hukukuna riayetsizlik de İlâhî azabı netice veriyor ve bu noktada hukuklar birleşiyor.

    Kendi parmağımızı niçin kesemez, hayatımıza neden kastedemeyiz? Çünkü, ne beden bizim, ne de ruh. Haneyi harap etmeye de hakkımız yok, misafiri oradan çıkarmaya da. Yaparsak ne olur? Allah’ın mahlûkatında Onun rızası dışında tasarrufa kalkışmış oluruz. Bu ise hem hukukullah’a karşı bir isyan, hem de kul hakkını ihlâldir. Demek ki aynı fiil ile iki hukuka birden tecavüz ediliyor.



    Alaaddin Başar (Prof.Dr.)





  3. Ziyaretçi
    Kul hakkı Sual: Hak sahibi ölmüşse veya sağ ise kul hakkından nasıl kurtuluruz?
    CEVAP
    Kul hakkı beş türlüdür:
    1- Mali [Parasal]
    2- Nefsi [hayati yönden]
    3- Irzi [Haysiyetle ilgili]
    4- Mahremi [Namusla ilgili]
    5- Dini

    1- Mali olan kul hakları:
    Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi

    Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir Salih fakir yoksa, İslamiyet'e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir Gönlü alınmazsa, ahirette af olunması, çok güç olur

    2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları:
    Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir
    Önce tevbe eder Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir Velisi isterse af eder İsterse belli bir mal ister İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını ister İslamiyet'te kan davası yoktur

    3- Irza dokunan kul hakları:
    Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir
    Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz

    4- Mahremi olan kul hakları:
    Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir
    Tevbe ve istiğfar eder Fitne çıkmak ihtimali yoksa, sahibi ile helalleşir Fitne ihtimali varsa helalleşmek yerine, ona dua eder ve onun için sadaka verir Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir

    5- Dini olan kul hakları:
    Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fasık demek Bid�at çıkarıp veya mevcut bid�atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmakAçıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir

    Sual: Üzerinde kul hakkı olan ne yapmalı?
    CEVAP
    Üzerinde kul hakkı olan buna tevbe için, kul hakkını hemen ödemeli, onunla helalleşmeli, ona iyilik ve dua etmeli Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır Çocukları, vârisleri bilinmiyorsa, o miktar parayı fakirlere sadaka verip, sevabını hak sahibine bağışlamalıdır (Sefer-i Ahiret)

    Bir kimseden haksız olarak alınan bir kuruşu, sahibine geri vermek, yüzlerle lira sadakadan kat kat daha sevaptır Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez (Mektubat-ı Rabbani c2, m66, 87)

    Kıyamet günü, hak sahibi, hakkından vazgeçmezse, bir dank [yarım gram gümüş] hak için, cemaat ile kılınmış, kabul olmuş yediyüz namazı alınıp, hak sahibine verilecektir (Dürr-ül Muhtar)

    Kul hakkını, Allahü teâlânın hakkından önce ödemek gerekir Kul hakkı olan günahların affı güç ve azapları daha şiddetlidir Başkasının hakkını yiyen, hak sahipleri ile helalleşmedikçe affa uğramazYani üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı Allahü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezalarını çekeceklerdir (Hadika)

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir) [Buhari]

    (Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, Cennete girer) [Nesai]

    (Kul hakkı, müminin aybı, kusurudur) [Ebu Nuaym]

    Üzerinde kul hakkı bulunanların ruhları Cennete girmez Salihlerin ruhları kabirlerine gelerek, cesetlerini ziyaret ederler Vefat eden müminlerin ruhları gelip, dünyada tanıdıklarını sorarlar(Feraid-ül-fevaid)

    Sual: Üzerinde kul hakkı ile ölen kimse, Cennete giremez mi?
    CEVAP
    Kul hakkı kâfirlik değildir Sevaplarından bir kısmını vererek kul hakkını öderse, Cehenneme girmezSevapları yoksa, kul hakkı olanın günahlarının bir kısmını yüklenir Cezasını çektikten sonra Cennete gider Cennete yalnız kâfir girmez Ne kadar çok günahkâr olursa olsun, müslüman, günahlarının cezasını çektikten sonra muhakkak Cennete girer Fakat Cehennemde ceza çekmek öyle kolay değildir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Müflis, şu kimsedir ki, kıyamette, amel defterinde pek çok namaz, oruç ve zekat sevabı bulunurFakat, bazılarına çeşitli yönden zararı dokunmuştur Sevapları, bu hak sahiplerine verilir Hakları ödenmeden önce sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları, bunun üzerine yükletilip Cehenneme atılır) [Müslim]

    İşlenen günahta kul hakkı da varsa, kul hakkını hemen ödemek, onunla helalleşmek, ona iyilik ve dua etmek de gerekir Kul borcu ile ölürsek, birçok sevabımız hak sahibine verilir, sevabımız kalmazsa, onun günahlarını yüklenmek zorunda kalırız Şehid olan kimselerin kul borçlarını Allahü teâlâ öder

    Sual: Gayri müslimlerle çalışıyoruz Onların hakkını yesek günah olur mu?
    CEVAP
    Gayri müslimlere [müslüman olmayanlara] kâfir denir Bunların inançları, ibadetleri sevilmez Fakat onları incitmek, kalblerini kırmak haramdır Gayri müslimleri gıybet eden, yüzlerine karşı kâfir diyen müslüman cezalandırılır Çünkü bunları incitmek, mallarına zarar vermek günahtır (Mülteka) [Kâfirler kendilerini kâfir kabul etmedikleri için kâfirin bile yüzüne karşı kâfir demek günah olur]

    Zimmiye [yani gayri müslim vatandaşa] zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha kötüdürHayvanlara işkence, zimmiye işkenceden daha kötüdür Zimmiyi üzmemek için selamlaşmak ve tokalaşmak caiz olur Açıkça günah işleyen fasıka selam vermek de böyle caizdir (Dürr-ül Muhtar)

    Üzerinde kul hakkı bulunanların ibadetleri kabul olmaz, Cennete giremez Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir

    Savaş hâli hariç, kâfirleri öldürmek de haramdır Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Arkadaşını öldüren, ümmetimden değildir Öldürülen kâfir olsa da yine böyledir) [Hadika]

    (Zimmiyi öldüren, Cennetin kokusunu alamaz) [Hadika]

    (Zimmiyi öldürene, Cennet haramdır) [Ebu Davud]

    Sual: Almanya�da Mısırlı bazı fellahlarla çalışıyoruz Bunlar, "Almanya gayri müslim ülkedir Bunların mallarını hile ile almak caizdir" diyerek büyük marketlerdeki etiketleri değiştirip hile yapıyorlarKâfirlerin hakkı mühim değil midir?
    CEVAP
    Kâfirleri incitmek, kalblerini kırmak haram olduğu gibi, hile yapmak, mallarına zarar vermek de haramdır (Mülteka)

    Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir Gönlü alınmazsa ahirette affı çok güçtür Kâfirin hakkından kurtulmak, müslümanın hakkından kurtulmaktan daha zordur Gayri müslimlerin mallarına, canlarına saldırmak caiz olmadığı gibi kadınlarına, kızlarına saldırmak da caiz değil, haramdır (Redd-ül Muhtar)

    Dâr-ül-harpte, kâfirlerin mal, can ve ırzlarına saldırmak haramdır Kâfir kadınların başlarına, kollarına, bacaklarına bakmak haramdır Kâfirin malını almak, kalbini kırmak, müslümanın malını almaktan daha büyük günahtır Kâfirlerin haklarına dokunmamak, kimseyi dolandırmamak, Müslümanlık icabıdır

    Kâfirlerden de gasp, hırsızlık gibi gayri meşru yol ile alınan şey, mülk-i habistir, kullanılması haramdır, sahibi bulunmazsa, fakirlere sadaka olarak vermek lazımdır Hayvan hakkı, insan hakkından, kâfirin hakkı da, hayvan hakkından daha büyük günahtır Başkasının malını ondan izinsiz alıp, kullanıp, zarar yapmadan yerine bırakmak da haramdır (Hadika)

    Gayri müslim vatandaşlara da, dünya işleri için, dargın olmak caiz değildir Onların da, güler yüzle, tatlı dille gönüllerini almak, incitmemek, haklarını ödemek lazımdır

    Müslüman olsun, kâfir olsun, nerde olursa olsun, hiçbir insanın malına, canına ve ırzına, namusuna dokunmak caiz değildir Kâfir turistler, muamelatta, müslümanların hak ve hürriyetlerine maliktirKendi dinlerinin icaplarını yapmakta, ibadetlerini yapmakta serbesttirler İslamiyet, kâfirlere de, bu hürriyeti vermiştir

    Müslüman, yabancıların kanunlarına karşı gelmemeli, suç işlememelidir
    Fitne çıkmasına sebep olmamalı, hiç kimseye zulüm, işkence yapmamalıdır
    Müslümanlığın güzel ahlakını, şerefini, her yerde herkese göstermeli, her milletin İslam dinine sevgili ve saygılı olmasına sebep olmalıdır (İslam Ahlakı)

    Yabancı bir ilim adamı, İslamiyet�i inceleyip müslüman olduktan sonra, Arap ülkelerine gidince, oralardaki müslümanların yanlış hareketlerini görüyor (İyi ki sizleri görmeden müslüman oldumHayatınızı inceleseydim, müslüman olmazdım) diyor Ne kadar mühim bir teşhis

    Hiçbir müslümanın, yanlış hareketlerle İslam�a gölge düşürmeye hakkı yoktur Müslüman, İslam�ın güzel ahlakı ile süslenmeli, Allahü teâlâya karşı günah, kanunlara karşı suç işlemekten sakınmalıdır

    Sual: İngiltere�de yaşayan bir insan bir dükkandan bir şey çalsa, ancak geri götürüp verdiğinde polise yakalanma tehlikesi varsa ne yapması gerekir? Çaldığı değerdeki parayı bağış olarak fakirlere verse Allahü teâlâ indinde sorumluluktan kurtulur mu? Bu problemi bu insan nasıl halledebilir?
    CEVAP
    Öyle borçtan kurtuluş olamaz
    Bunun birçok yolu vardır Mesela gider, aynı şeyi parası ile satın alır Sonra evine getirir Öteki şeyi alır Fiş de elinde olduğuna göre, polis falan bir şey diyemez Götürür, satın aldığı yere, soran olursa, çantamdan iki tane çıktı ben birisinin parasını vermiştim der Bırakır gider Habersiz koyabilirse habersiz koyar, sorarlarsa ona benzer bir şeyler söyler Yahut çaldığı şeyi, gönderenin adresini yazmadan mağazaya postalayabilir İçine de ben bir tane almıştım, iki tane çıktı gönderiyorum der

    Sual: Kâfir hakkını ödemek, müslüman hakkını ödemek gibi mi?
    CEVAP
    Evet

    Sual: Kitapsız kâfirlerin de hakkı geçer mi?
    CEVAP
    Evet

    Sual: Almanya�da yaşıyorum Kâfir komşuyla çocuklar dövüştüğü için sesli tartıştık, karşılıklı kalb kırdık Ben kendimin haklı olduğuna inanıyorum Helallik gerekir mi?
    CEVAP
    O da kendisini haklı kabul ediyordur Helalleşmek her zaman iyidir Hele kâfirle daha önemlidir

    Sual: 13-14 yıl önceleri okulda bir Alman arkadaştan bozuk para almıştım ve daha sonra geri vermek nasip olmadı şimdi ne yapmalıyım?
    CEVAP
    Bulma imkanı yoksa, mirasçılarını da bulamazsan, müslüman bir fakire o kadar sadaka vermelisinBulabilirsen parasını vermen gerekir veya vermeden de helalleşmek ve hediye ettim, senin olsun gibi bir söz söylemesi gerekir

    Sual: Peki, ödünç bir şey alınmışsa (mesela kalem veya kitap) ve geri verilmesi unutulmuşsa, ne yapmalı?
    CEVAP
    Bunlar da aynı, ya bulup vereceksin veya parasını vereceksin veya helalleşeceksin Yahut hiç birisi mümkün olmazsa, fakire sadaka vereceksin

    Sual: Şaka olarak, bir arkadaşı herhangi bir şekilde korkutmak veya bir eşyasını alıp saklayarak, arattırmak günah mıdır?
    CEVAP
    Her ne şekilde olursa olsun, üzmek, korkutmak caiz değildir, günahtır Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Arkadaşınızın bir şeyini ciddi olarak da, şaka olarak da almayın!) [Tirmizi]

    (Bir kimse, bir mümini korkutursa, Allahü teâlâ da, uzunluğu bin yıl olan günde, onun korkusunu artırır) [Deylemi]

    (Bir Müslümanı korkutan, kıyamet korkularından emin olmaz) [Beyheki]

    (Korkutucu şeyler söylemeyin!) [Deylemi]

    (Allah�a ve ahirete inanan kimse, bir Müslümanı korkutmasın) [Taberani]

    (Bir Müslümana, haksız olarak, korkutucu bir gözle bakan kimseyi, Allahü teâlâ da kıyamette korkutur) [Taberani]

    (Müjdeleyici olunuz, korkutucu olmayınız, kolaylık gösteriniz, güçlük göstermeyiniz!) [Ebu Davud]

    (Bir demir [veya yaralayıcı, öldürücü bir alet] ile arkadaşına işaret edip korkutan kimseye, melekler lanet eder) [Müslim]

    Bir kimse, arkadaşı uyuklarken, onun ok kabından bir ok aldığı sırada, arkadaşı korkarak uyandıBunu gören Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Müslümanı [herhangi bir şekilde] korkutmak helal değildir) [Taberani]

    Yine bir kimse, arkadaşının ayakkabılarını gizlice alıp sakladı Arkadaşı gelince, oradakilere, ayakkabılarını sordu Onlar görmedikleri için, bilmediklerini söylediler Ayakkabıyı saklayan kimse, (Ayakkabıların burada ya) dedi Bunu gören Resulullah efendimiz, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu O kimse şaka yaptığını söyleyince, iki defa daha, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu (Taberani)

    Yine şaka ile arkadaşını korkutan birisine de Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Müslümanı korkutmak büyük zulümdür) [Bezzar, Hakim]

    Bıçakla, silahla işaret ederek veya ne şekilde olursa olsun insanları korkutmak doğru değildir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Müslümanı korkutmak caiz değildir) [Ebu Davud]

    Birisinin unuttuğu eşyasını saklayıp onu arattırmak da korkutmak hükmüne girdiği bildiriliyor(Envar-ül-kudsiyye)

    Sual: Bir kimse hakkını bana helal etti Aradan bir müddet geçtikten sonra, sana hakkımı helal etmiyorum dedi Hangisi geçerlidir?
    CEVAP
    İkisi de geçerlidir Helal ettim demekle o zamana kadar olan haklarını helal etmiş olur Helal etmiyorum dedikten sonra da, helal ettiği günden itibaren olan haklarını helal etmemiş olur Eski kararından vazgeçemez

    Sual: Bir kimse benim malımı çalsa, kapımın önüne kuyu kazıp benim kuyuya düşmeme bir yerimin incinmeme sebep olsa, gıybet ve iftira etse, ben de bu kimsenin bana böyle kötülüklerini olduğunu hiç bilmesem, bu kişi bana gelip, (Senin bana hakkın geçmiş olabilir, bildiğin bilmediğin bütün haklarını bana helal et) dese, ben de, (Bütün haklarımı helal ettim) desem, haktan kurtulur mu?
    CEVAP
    Evet kurtulur, helal etmiş olursunuz

    Sual: Kalbini kırdığımız bir insandan defalarca özür dileyip, helallik istesek ama o insan ısrarla affetmese ve bize kötü laflar ve beddualar ediyor olsa ne yapmamız gerekir? (O da bizim kalbimizi kırıyor ama biz helal ediyoruz)
    CEVAP
    Hak onun helal etmeyebilir Ahirette terazi kurulacak, sizin ondaki hakkınız alınacak, onun sizdeki hakları alınacak ve helalleştirilecektir Kabul etmezse, sevaplarınızdan vereceksiniz, sevabınız yoksa, onun günahını yükleneceksiniz Onun için hiç kimsenin kalbini kırmamalıyız
    Sual: Bir insan bir diğer insana kötülük ettiği zaman buna karşılık kötülük gören kişi beddua ederse bu kişi hakkını almış olur mu?
    CEVAP
    Daha fazla ederse hakkını alır, hem de daha fazla alırsa bu sefer ötekinin hakkı buna geçer

    Sual: Ve beddua eden kişi ahirette hak talep edecek mi?
    CEVAP
    Hakkı kadar beddua etmişse hak talebinde bulunamaz Daha fazla etmişse, bu sefer öteki hak talebinde bulunur

    Sual: Bir insan diğer bir insana sıkıntı veriyor ve bu sıkıntı gören insan hiç karşılık vermiyor yalnız kalbinde sıkıntı veren kişiye karşı kırıklık hissederse, bu sıkıntı veren kişinin dünyada ve ahirette akıbeti ne olur?
    CEVAP
    Ne kadar alacağı varsa ahirette o kişiye verir Dünyada başına bela da gelebilir

    Sual: Yazılarınızı ve cevaplarınızı kaynaklara dayanan sağlam delillerle bildirmenizden, müslümanları bilgilendirmenizden ve aydınlatmanızdan dolayı yaptığınız hizmet için, Allahü teâlâ sizlerden razı olsun Bir bayan olarak şu hususta bilgi almak istiyorum Şimdiki zamanda kul haklarına riayet eden veya dikkatli davranan hemen hemen yok gibi bir şey Kul hakkının ödenmesi gerektiğini anlayan kişiler de her neden ise, helalleşmeye gelince, bu işi o kadar basit ve kolay, genel, yuvarlak bir ifadeyle bu yoldan halletmeye kalkıyorlar ki, buna da şaşmamak elde değil

    Biz müslümanız elhamdülillah Buna göre, iki müslüman birbiriyle helalleşirken, ben sana şunu yaptım veya bilmeyerek bana şundan dolayı hakkın geçti veya ihtiyacım olduğu için çaresiz ve çok zaruretten dolayı şöyle bir hak geçmiş oldu gibi mesnedi söylenerek helalleşmenin daha şık ve dürüst, İslam�a uygun bir şekilde olması gerektiğini biliyorum

    Samimi olarak helalleşmek isteyen, gerçekten Allahü teâlâdan korkan bir kimsenin bir başkasını yuvarlak genel bir ifade ile kandırmasına gerek var mı? Helalleşmeye gelince kaçamaklar varMesela kardeş hakkını helal et diyorlar ve kısa yoldan sıvışmanın yoluna bakıyorlar Hele böyle işleri şimdi, o kadar kolay halletmenin yollarını buluyorlar ki, yüz yüze gelmeden, telefon cihazlarının, elektronik haberleşmelerin arkasına sığınarak bu işi gerçekleştirdik zannediyorlar Bir kurnazlık yolu ile hallettim derken, kendi kendini kandırmak olmuyor mu?
    CEVAP
    Müslüman sizin bildirdiğiniz gibi olmalı Ancak, İslam âlimleri, fitne çıkacaksa, kalb kırılacaksa, darılma olacaksa, o zaman genel helalleşme olmalıdır diyorlar Konu iyi anlaşılsın diye ağır örnekler vereyim: Mesela bir bayan arkadaşınız size gelip, (Kocanla bir kerecik öpüştük, hakkını helal et dese) ne yaparsınız? Gerçeği söyledi diye belki teşekkür edersiniz ama, içinizi bir kurt yemeye başlar Belki olaylar büyür de büyür Yahut kocanız, o bayanın kocasına gidip, (Beyefendi, hanımınızla bir kerecik öpüştüm, hakkını helal et) dese, ne olur? Bir başka şey, (Evinize geldiğimde, siz çay yaparken özel defterlerini karıştırdım, sırlarını hep okudum, hakkını helal et) dese, teşekkür edersiniz ama, kendi kendinize olsun, (Bu da yapılır mıydı?) diyebilirsiniz Onun için genel bir helalleşme iyi olur Özelleri söylemek zor olur

    Sual: Bize çay ve yemek ikram eden oluyor Hakkı geçer diye korkuyorum İkramını gördüğümüz kişiyle muhakkak helalleşmek gerekir mi?
    CEVAP
    Bize herhangi bir şey ikram eden kimsenin o ikramını kabul etmekle bize hakkı geçmez Ancak az da olsa beraber bulunduğumuz kimselerle sık sık helalleşmek iyi olur İyilik edenlere de teşekkür etmelidir!

    Sual: Bize yapılan haksızlıkları affetmeli mi, kendimizi savunmalı mı?
    CEVAP
    Şahsınıza yapılan kötülükleri, haksızlıkları affetmeniz çok iyi olur Haklı olduğunuzu savunmaya girmeniz faydasız ve lüzumsuzdur

    Sual: İmtihanlarda arkadaştan kopya çekiyorum Hakkı geçiyor mu?
    CEVAP
    Kopya çekmekle arkadaşın hakkı geçmez

    Sual: Hakkını, mümin-kâfir, herkese helal etmek caiz midir?
    CEVAP
    Caiz ve iyidir Ahirette karşılık olarak çok sevap verilir

    Sual: Kalben değil de, sözle hakkını helal eden, helal etmiş olur mu?
    CEVAP
    Evet helal etmiş olur

    Sual: Biri, hakkını helal etse, sonra vazgeçse, vazgeçtiğini bize bildirmezse, ahirette yine hak talebinde bulunabilir mi?
    CEVAP
    Bildirse bile bulunamaz




  4. Ziyaretçi
    Kul hakkı Sual: Hak sahibi ölmüşse veya sağ ise kul hakkından nasıl kurtuluruz?
    CEVAP
    Kul hakkı beş türlüdür:
    1- Mali [Parasal]
    2- Nefsi [hayati yönden]
    3- Irzi [Haysiyetle ilgili]
    4- Mahremi [Namusla ilgili]
    5- Dini

    1- Mali olan kul hakları:
    Hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi

    Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir Salih fakir yoksa, İslamiyet'e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir Gönlü alınmazsa, ahirette af olunması, çok güç olur

    2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları:
    Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir
    Önce tevbe eder Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir Velisi isterse af eder İsterse belli bir mal ister İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını ister İslamiyet'te kan davası yoktur

    3- Irza dokunan kul hakları:
    Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir
    Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz

    4- Mahremi olan kul hakları:
    Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir
    Tevbe ve istiğfar eder Fitne çıkmak ihtimali yoksa, sahibi ile helalleşir Fitne ihtimali varsa helalleşmek yerine, ona dua eder ve onun için sadaka verir Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir

    5- Dini olan kul hakları:
    Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fasık demek Bid�at çıkarıp veya mevcut bid�atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmakAçıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir

    Sual: Üzerinde kul hakkı olan ne yapmalı?
    CEVAP
    Üzerinde kul hakkı olan buna tevbe için, kul hakkını hemen ödemeli, onunla helalleşmeli, ona iyilik ve dua etmeli Mal sahibi, hakkı olan ölmüş ise, ona dua, istiğfar edip vârislerine verip ödemeli, bunlara iyilik yapmalıdır Çocukları, vârisleri bilinmiyorsa, o miktar parayı fakirlere sadaka verip, sevabını hak sahibine bağışlamalıdır (Sefer-i Ahiret)

    Bir kimseden haksız olarak alınan bir kuruşu, sahibine geri vermek, yüzlerle lira sadakadan kat kat daha sevaptır Bir kimse, Peygamberlerin yaptığı ibadetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennete giremez (Mektubat-ı Rabbani c2, m66, 87)

    Kıyamet günü, hak sahibi, hakkından vazgeçmezse, bir dank [yarım gram gümüş] hak için, cemaat ile kılınmış, kabul olmuş yediyüz namazı alınıp, hak sahibine verilecektir (Dürr-ül Muhtar)

    Kul hakkını, Allahü teâlânın hakkından önce ödemek gerekir Kul hakkı olan günahların affı güç ve azapları daha şiddetlidir Başkasının hakkını yiyen, hak sahipleri ile helalleşmedikçe affa uğramazYani üzerinde kul veya hayvan hakkı bulunanı Allahü teâlâ affetmez ve bunlar Cehenneme girip, cezalarını çekeceklerdir (Hadika)

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir) [Buhari]

    (Kibri, hıyaneti ve kul borcu olmayan mümin, Cennete girer) [Nesai]

    (Kul hakkı, müminin aybı, kusurudur) [Ebu Nuaym]

    Üzerinde kul hakkı bulunanların ruhları Cennete girmez Salihlerin ruhları kabirlerine gelerek, cesetlerini ziyaret ederler Vefat eden müminlerin ruhları gelip, dünyada tanıdıklarını sorarlar(Feraid-ül-fevaid)

    Sual: Üzerinde kul hakkı ile ölen kimse, Cennete giremez mi?
    CEVAP
    Kul hakkı kâfirlik değildir Sevaplarından bir kısmını vererek kul hakkını öderse, Cehenneme girmezSevapları yoksa, kul hakkı olanın günahlarının bir kısmını yüklenir Cezasını çektikten sonra Cennete gider Cennete yalnız kâfir girmez Ne kadar çok günahkâr olursa olsun, müslüman, günahlarının cezasını çektikten sonra muhakkak Cennete girer Fakat Cehennemde ceza çekmek öyle kolay değildir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Müflis, şu kimsedir ki, kıyamette, amel defterinde pek çok namaz, oruç ve zekat sevabı bulunurFakat, bazılarına çeşitli yönden zararı dokunmuştur Sevapları, bu hak sahiplerine verilir Hakları ödenmeden önce sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları, bunun üzerine yükletilip Cehenneme atılır) [Müslim]

    İşlenen günahta kul hakkı da varsa, kul hakkını hemen ödemek, onunla helalleşmek, ona iyilik ve dua etmek de gerekir Kul borcu ile ölürsek, birçok sevabımız hak sahibine verilir, sevabımız kalmazsa, onun günahlarını yüklenmek zorunda kalırız Şehid olan kimselerin kul borçlarını Allahü teâlâ öder

    Sual: Gayri müslimlerle çalışıyoruz Onların hakkını yesek günah olur mu?
    CEVAP
    Gayri müslimlere [müslüman olmayanlara] kâfir denir Bunların inançları, ibadetleri sevilmez Fakat onları incitmek, kalblerini kırmak haramdır Gayri müslimleri gıybet eden, yüzlerine karşı kâfir diyen müslüman cezalandırılır Çünkü bunları incitmek, mallarına zarar vermek günahtır (Mülteka) [Kâfirler kendilerini kâfir kabul etmedikleri için kâfirin bile yüzüne karşı kâfir demek günah olur]

    Zimmiye [yani gayri müslim vatandaşa] zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha kötüdürHayvanlara işkence, zimmiye işkenceden daha kötüdür Zimmiyi üzmemek için selamlaşmak ve tokalaşmak caiz olur Açıkça günah işleyen fasıka selam vermek de böyle caizdir (Dürr-ül Muhtar)

    Üzerinde kul hakkı bulunanların ibadetleri kabul olmaz, Cennete giremez Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir

    Savaş hâli hariç, kâfirleri öldürmek de haramdır Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Arkadaşını öldüren, ümmetimden değildir Öldürülen kâfir olsa da yine böyledir) [Hadika]

    (Zimmiyi öldüren, Cennetin kokusunu alamaz) [Hadika]

    (Zimmiyi öldürene, Cennet haramdır) [Ebu Davud]

    Sual: Almanya�da Mısırlı bazı fellahlarla çalışıyoruz Bunlar, "Almanya gayri müslim ülkedir Bunların mallarını hile ile almak caizdir" diyerek büyük marketlerdeki etiketleri değiştirip hile yapıyorlarKâfirlerin hakkı mühim değil midir?
    CEVAP
    Kâfirleri incitmek, kalblerini kırmak haram olduğu gibi, hile yapmak, mallarına zarar vermek de haramdır (Mülteka)

    Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir Gönlü alınmazsa ahirette affı çok güçtür Kâfirin hakkından kurtulmak, müslümanın hakkından kurtulmaktan daha zordur Gayri müslimlerin mallarına, canlarına saldırmak caiz olmadığı gibi kadınlarına, kızlarına saldırmak da caiz değil, haramdır (Redd-ül Muhtar)

    Dâr-ül-harpte, kâfirlerin mal, can ve ırzlarına saldırmak haramdır Kâfir kadınların başlarına, kollarına, bacaklarına bakmak haramdır Kâfirin malını almak, kalbini kırmak, müslümanın malını almaktan daha büyük günahtır Kâfirlerin haklarına dokunmamak, kimseyi dolandırmamak, Müslümanlık icabıdır

    Kâfirlerden de gasp, hırsızlık gibi gayri meşru yol ile alınan şey, mülk-i habistir, kullanılması haramdır, sahibi bulunmazsa, fakirlere sadaka olarak vermek lazımdır Hayvan hakkı, insan hakkından, kâfirin hakkı da, hayvan hakkından daha büyük günahtır Başkasının malını ondan izinsiz alıp, kullanıp, zarar yapmadan yerine bırakmak da haramdır (Hadika)

    Gayri müslim vatandaşlara da, dünya işleri için, dargın olmak caiz değildir Onların da, güler yüzle, tatlı dille gönüllerini almak, incitmemek, haklarını ödemek lazımdır

    Müslüman olsun, kâfir olsun, nerde olursa olsun, hiçbir insanın malına, canına ve ırzına, namusuna dokunmak caiz değildir Kâfir turistler, muamelatta, müslümanların hak ve hürriyetlerine maliktirKendi dinlerinin icaplarını yapmakta, ibadetlerini yapmakta serbesttirler İslamiyet, kâfirlere de, bu hürriyeti vermiştir

    Müslüman, yabancıların kanunlarına karşı gelmemeli, suç işlememelidir
    Fitne çıkmasına sebep olmamalı, hiç kimseye zulüm, işkence yapmamalıdır
    Müslümanlığın güzel ahlakını, şerefini, her yerde herkese göstermeli, her milletin İslam dinine sevgili ve saygılı olmasına sebep olmalıdır (İslam Ahlakı)

    Yabancı bir ilim adamı, İslamiyet�i inceleyip müslüman olduktan sonra, Arap ülkelerine gidince, oralardaki müslümanların yanlış hareketlerini görüyor (İyi ki sizleri görmeden müslüman oldumHayatınızı inceleseydim, müslüman olmazdım) diyor Ne kadar mühim bir teşhis

    Hiçbir müslümanın, yanlış hareketlerle İslam�a gölge düşürmeye hakkı yoktur Müslüman, İslam�ın güzel ahlakı ile süslenmeli, Allahü teâlâya karşı günah, kanunlara karşı suç işlemekten sakınmalıdır

    Sual: İngiltere�de yaşayan bir insan bir dükkandan bir şey çalsa, ancak geri götürüp verdiğinde polise yakalanma tehlikesi varsa ne yapması gerekir? Çaldığı değerdeki parayı bağış olarak fakirlere verse Allahü teâlâ indinde sorumluluktan kurtulur mu? Bu problemi bu insan nasıl halledebilir?
    CEVAP
    Öyle borçtan kurtuluş olamaz
    Bunun birçok yolu vardır Mesela gider, aynı şeyi parası ile satın alır Sonra evine getirir Öteki şeyi alır Fiş de elinde olduğuna göre, polis falan bir şey diyemez Götürür, satın aldığı yere, soran olursa, çantamdan iki tane çıktı ben birisinin parasını vermiştim der Bırakır gider Habersiz koyabilirse habersiz koyar, sorarlarsa ona benzer bir şeyler söyler Yahut çaldığı şeyi, gönderenin adresini yazmadan mağazaya postalayabilir İçine de ben bir tane almıştım, iki tane çıktı gönderiyorum der

    Sual: Kâfir hakkını ödemek, müslüman hakkını ödemek gibi mi?
    CEVAP
    Evet

    Sual: Kitapsız kâfirlerin de hakkı geçer mi?
    CEVAP
    Evet

    Sual: Almanya�da yaşıyorum Kâfir komşuyla çocuklar dövüştüğü için sesli tartıştık, karşılıklı kalb kırdık Ben kendimin haklı olduğuna inanıyorum Helallik gerekir mi?
    CEVAP
    O da kendisini haklı kabul ediyordur Helalleşmek her zaman iyidir Hele kâfirle daha önemlidir

    Sual: 13-14 yıl önceleri okulda bir Alman arkadaştan bozuk para almıştım ve daha sonra geri vermek nasip olmadı şimdi ne yapmalıyım?
    CEVAP
    Bulma imkanı yoksa, mirasçılarını da bulamazsan, müslüman bir fakire o kadar sadaka vermelisinBulabilirsen parasını vermen gerekir veya vermeden de helalleşmek ve hediye ettim, senin olsun gibi bir söz söylemesi gerekir

    Sual: Peki, ödünç bir şey alınmışsa (mesela kalem veya kitap) ve geri verilmesi unutulmuşsa, ne yapmalı?
    CEVAP
    Bunlar da aynı, ya bulup vereceksin veya parasını vereceksin veya helalleşeceksin Yahut hiç birisi mümkün olmazsa, fakire sadaka vereceksin

    Sual: Şaka olarak, bir arkadaşı herhangi bir şekilde korkutmak veya bir eşyasını alıp saklayarak, arattırmak günah mıdır?
    CEVAP
    Her ne şekilde olursa olsun, üzmek, korkutmak caiz değildir, günahtır Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Arkadaşınızın bir şeyini ciddi olarak da, şaka olarak da almayın!) [Tirmizi]

    (Bir kimse, bir mümini korkutursa, Allahü teâlâ da, uzunluğu bin yıl olan günde, onun korkusunu artırır) [Deylemi]

    (Bir Müslümanı korkutan, kıyamet korkularından emin olmaz) [Beyheki]

    (Korkutucu şeyler söylemeyin!) [Deylemi]

    (Allah�a ve ahirete inanan kimse, bir Müslümanı korkutmasın) [Taberani]

    (Bir Müslümana, haksız olarak, korkutucu bir gözle bakan kimseyi, Allahü teâlâ da kıyamette korkutur) [Taberani]

    (Müjdeleyici olunuz, korkutucu olmayınız, kolaylık gösteriniz, güçlük göstermeyiniz!) [Ebu Davud]

    (Bir demir [veya yaralayıcı, öldürücü bir alet] ile arkadaşına işaret edip korkutan kimseye, melekler lanet eder) [Müslim]

    Bir kimse, arkadaşı uyuklarken, onun ok kabından bir ok aldığı sırada, arkadaşı korkarak uyandıBunu gören Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Müslümanı [herhangi bir şekilde] korkutmak helal değildir) [Taberani]

    Yine bir kimse, arkadaşının ayakkabılarını gizlice alıp sakladı Arkadaşı gelince, oradakilere, ayakkabılarını sordu Onlar görmedikleri için, bilmediklerini söylediler Ayakkabıyı saklayan kimse, (Ayakkabıların burada ya) dedi Bunu gören Resulullah efendimiz, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu O kimse şaka yaptığını söyleyince, iki defa daha, (Nasıl olur da mümini korkutursun) buyurdu (Taberani)

    Yine şaka ile arkadaşını korkutan birisine de Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Müslümanı korkutmak büyük zulümdür) [Bezzar, Hakim]

    Bıçakla, silahla işaret ederek veya ne şekilde olursa olsun insanları korkutmak doğru değildir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Müslümanı korkutmak caiz değildir) [Ebu Davud]

    Birisinin unuttuğu eşyasını saklayıp onu arattırmak da korkutmak hükmüne girdiği bildiriliyor(Envar-ül-kudsiyye)

    Sual: Bir kimse hakkını bana helal etti Aradan bir müddet geçtikten sonra, sana hakkımı helal etmiyorum dedi Hangisi geçerlidir?
    CEVAP
    İkisi de geçerlidir Helal ettim demekle o zamana kadar olan haklarını helal etmiş olur Helal etmiyorum dedikten sonra da, helal ettiği günden itibaren olan haklarını helal etmemiş olur Eski kararından vazgeçemez

    Sual: Bir kimse benim malımı çalsa, kapımın önüne kuyu kazıp benim kuyuya düşmeme bir yerimin incinmeme sebep olsa, gıybet ve iftira etse, ben de bu kimsenin bana böyle kötülüklerini olduğunu hiç bilmesem, bu kişi bana gelip, (Senin bana hakkın geçmiş olabilir, bildiğin bilmediğin bütün haklarını bana helal et) dese, ben de, (Bütün haklarımı helal ettim) desem, haktan kurtulur mu?
    CEVAP
    Evet kurtulur, helal etmiş olursunuz

    Sual: Kalbini kırdığımız bir insandan defalarca özür dileyip, helallik istesek ama o insan ısrarla affetmese ve bize kötü laflar ve beddualar ediyor olsa ne yapmamız gerekir? (O da bizim kalbimizi kırıyor ama biz helal ediyoruz)
    CEVAP
    Hak onun helal etmeyebilir Ahirette terazi kurulacak, sizin ondaki hakkınız alınacak, onun sizdeki hakları alınacak ve helalleştirilecektir Kabul etmezse, sevaplarınızdan vereceksiniz, sevabınız yoksa, onun günahını yükleneceksiniz Onun için hiç kimsenin kalbini kırmamalıyız
    Sual: Bir insan bir diğer insana kötülük ettiği zaman buna karşılık kötülük gören kişi beddua ederse bu kişi hakkını almış olur mu?
    CEVAP
    Daha fazla ederse hakkını alır, hem de daha fazla alırsa bu sefer ötekinin hakkı buna geçer

    Sual: Ve beddua eden kişi ahirette hak talep edecek mi?
    CEVAP
    Hakkı kadar beddua etmişse hak talebinde bulunamaz Daha fazla etmişse, bu sefer öteki hak talebinde bulunur

    Sual: Bir insan diğer bir insana sıkıntı veriyor ve bu sıkıntı gören insan hiç karşılık vermiyor yalnız kalbinde sıkıntı veren kişiye karşı kırıklık hissederse, bu sıkıntı veren kişinin dünyada ve ahirette akıbeti ne olur?
    CEVAP
    Ne kadar alacağı varsa ahirette o kişiye verir Dünyada başına bela da gelebilir

    Sual: Yazılarınızı ve cevaplarınızı kaynaklara dayanan sağlam delillerle bildirmenizden, müslümanları bilgilendirmenizden ve aydınlatmanızdan dolayı yaptığınız hizmet için, Allahü teâlâ sizlerden razı olsun Bir bayan olarak şu hususta bilgi almak istiyorum Şimdiki zamanda kul haklarına riayet eden veya dikkatli davranan hemen hemen yok gibi bir şey Kul hakkının ödenmesi gerektiğini anlayan kişiler de her neden ise, helalleşmeye gelince, bu işi o kadar basit ve kolay, genel, yuvarlak bir ifadeyle bu yoldan halletmeye kalkıyorlar ki, buna da şaşmamak elde değil

    Biz müslümanız elhamdülillah Buna göre, iki müslüman birbiriyle helalleşirken, ben sana şunu yaptım veya bilmeyerek bana şundan dolayı hakkın geçti veya ihtiyacım olduğu için çaresiz ve çok zaruretten dolayı şöyle bir hak geçmiş oldu gibi mesnedi söylenerek helalleşmenin daha şık ve dürüst, İslam�a uygun bir şekilde olması gerektiğini biliyorum

    Samimi olarak helalleşmek isteyen, gerçekten Allahü teâlâdan korkan bir kimsenin bir başkasını yuvarlak genel bir ifade ile kandırmasına gerek var mı? Helalleşmeye gelince kaçamaklar varMesela kardeş hakkını helal et diyorlar ve kısa yoldan sıvışmanın yoluna bakıyorlar Hele böyle işleri şimdi, o kadar kolay halletmenin yollarını buluyorlar ki, yüz yüze gelmeden, telefon cihazlarının, elektronik haberleşmelerin arkasına sığınarak bu işi gerçekleştirdik zannediyorlar Bir kurnazlık yolu ile hallettim derken, kendi kendini kandırmak olmuyor mu?
    CEVAP
    Müslüman sizin bildirdiğiniz gibi olmalı Ancak, İslam âlimleri, fitne çıkacaksa, kalb kırılacaksa, darılma olacaksa, o zaman genel helalleşme olmalıdır diyorlar Konu iyi anlaşılsın diye ağır örnekler vereyim: Mesela bir bayan arkadaşınız size gelip, (Kocanla bir kerecik öpüştük, hakkını helal et dese) ne yaparsınız? Gerçeği söyledi diye belki teşekkür edersiniz ama, içinizi bir kurt yemeye başlar Belki olaylar büyür de büyür Yahut kocanız, o bayanın kocasına gidip, (Beyefendi, hanımınızla bir kerecik öpüştüm, hakkını helal et) dese, ne olur? Bir başka şey, (Evinize geldiğimde, siz çay yaparken özel defterlerini karıştırdım, sırlarını hep okudum, hakkını helal et) dese, teşekkür edersiniz ama, kendi kendinize olsun, (Bu da yapılır mıydı?) diyebilirsiniz Onun için genel bir helalleşme iyi olur Özelleri söylemek zor olur

    Sual: Bize çay ve yemek ikram eden oluyor Hakkı geçer diye korkuyorum İkramını gördüğümüz kişiyle muhakkak helalleşmek gerekir mi?
    CEVAP
    Bize herhangi bir şey ikram eden kimsenin o ikramını kabul etmekle bize hakkı geçmez Ancak az da olsa beraber bulunduğumuz kimselerle sık sık helalleşmek iyi olur İyilik edenlere de teşekkür etmelidir!

    Sual: Bize yapılan haksızlıkları affetmeli mi, kendimizi savunmalı mı?
    CEVAP
    Şahsınıza yapılan kötülükleri, haksızlıkları affetmeniz çok iyi olur Haklı olduğunuzu savunmaya girmeniz faydasız ve lüzumsuzdur

    Sual: İmtihanlarda arkadaştan kopya çekiyorum Hakkı geçiyor mu?
    CEVAP
    Kopya çekmekle arkadaşın hakkı geçmez

    Sual: Hakkını, mümin-kâfir, herkese helal etmek caiz midir?
    CEVAP
    Caiz ve iyidir Ahirette karşılık olarak çok sevap verilir

    Sual: Kalben değil de, sözle hakkını helal eden, helal etmiş olur mu?
    CEVAP
    Evet helal etmiş olur

    Sual: Biri, hakkını helal etse, sonra vazgeçse, vazgeçtiğini bize bildirmezse, ahirette yine hak talebinde bulunabilir mi?
    CEVAP
    Bildirse bile bulunamaz




+ Yorum Gönder


islamda kul hakkına verilen önem kısaca,  islamda kul hakkına verilen önem,  islamda kul hakkı ve önemi,  islamda kul hakkına verilen önemi araştırınız