+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ders Notları Forumunda Zararlı alışkanlıkların sağlığa zararı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Zararlı alışkanlıkların sağlığa zararı









  2. Zeynep
    Bayan Üye





    zararlı alışkanlıkların sağlığa zararı


    zararlı alışkanlıkların sağlığa zararı hakkında bilgi


    1-Sağlığa zararlı alışkanlıklar nelerdir?
    2-Bağımlılık nedir?
    3-Burger hastalığı nedir?Hangi alışkanlıklar sonucu oluşur?
    4-Nikotin nedir?Ne gibi rahatsızlığa yol açar?
    5-Beri beri hastalığı nasıl oluşur?


    SİGARA:
    Sigaranın akciğer kanseri, kronik bronşit ve kalp damar hastalıklarının ana nedeni olduğu bütün kesinliğiyle biliniyor. Bu konuda yapılmış binlerce güvenilir araştırma vardır.
    Buna göre insanlar ne kadar çok sigara içerse o derece büyük tehlikeyle karşı karşıyadır. Sigaranın temel zararları şunlardır:
    1-Sigara kan pıhtılaştırıcıdır.
    2-Sigara bir damar tıkayıcıdır.
    3-sigara bir spazmatiktir.
    4-sigara bir oksijen kısıtlayıcıdır.
    5-sigara içinde 100’den fazla kanserojen madde vardır.
    6-sigara AİDS ‘ten sonra DNA ‘nın en büyük tahripçisidir.
    7-Sigara bir vitamin düşmanıdır.
    8-Solunum yolu hastalıklarına yol açar.
    Bu nedenle sigara;
    -Her uyuşturucu gibi önce beyin ve merkezi sinir sisteminin en azılı düşmanıdır,
    a- Beyindeki her aktiviteyi zaafa uğratır.
    b- Zihni faaliyetleri zayıflatır.
    c- Felçlere ve ani ölümlere sebep olur.
    -Akciğer kanserinin en büyük nedenidir.(%90)
    Koroner tıkanmaları sebebiyle kalbin en büyük düşmanıdır.(50 yaşın altındaki koroner ölümlerin %80’i sigaradan kaynaklanmaktadır.)
    -Sigara sebebi ile insan bedenine giren 4000 çeşit maddenin atılımını üstlenen karaciğer ve böbrekler büyük risklerle karşı karşıyadır.
    -Gerek oksijen azalması, gerek kan ve damar arızaları sebebi ile hamile hanımların çocuklarına tahminin çok üzerinde zarar vermektedir, sigara kullanan bayanlar en az 5 yıl daha yaşlı görünürler.
    -Yukarıdaki olumsuzları sebebiyle sigara tepeden tırnağa bütün organ ve organizmanın amansız düşmanıdır. Yani bizim düşmanımızdır. Bütün bu saydıklarımıza pasif içicilerde maruz kalmaktadır.
    Duman Altı Olanlar Kendinizi Koruyun:
    Hiç sigara içmeyen, fakat sigara içilen kapalı bir yerde 4 saat kalan bir kişinin tükürük ve idrarında, 10 sigara içeninkine eş değerde nikotine rastlanmaktadır.
    Sigara kullananlarla birlikte yaşayanlarda lösemi riski 7, gırtlak kanseri riski 3.4 kez artmaktadır.
    Anne ve babaları sigara içen çocuklar, haftada en az bir paket sigara içmiş gibi zarar görürler. Sigara içenlerin kanında oksijen taşıma kapasitesi %30 oranında azalır.
    Sigaranın zararlarını daha fazla anlatmadan, korkutucu taktikler denemeden, bütün bunların yerine sizlerden istediğimiz sağlığınız için sigarayı bıraktığınız zaman sizde ne gibi değişikliklerin olacağını düşünmenizdir.
    Peki siz neden bırakmayı düşünmüyorsunuz, sizde sigarayı bırakan insanlardan olabilirsiniz, Ülkemizde 20,30 yıl günde bir, iki, üç dört paket sigara içip de sigarayı bırakan oh çok şükür ki bırakmışım, rahatladım, rahat nefes alabiliyorum,sağlığım, huzurum, her şeyden öncede ağzımın tadı yerine geldi diyen bir çok kişi söz konusudur.
    Öyle ise KENDİ SAĞLIĞINIZ İÇİN SİGARAYI BIRAKMAYI deneyin.
    1-Zihninizi Sigarayı Bırakmaya Hazırlayın:
    Sigara içme sebeplerinizi tespit ediniz, Her insan farklı nedenlerle sigara içmektedir. İnsanların farklı nedenlerinin olması normaldir.

    ALKOL:
    Alkol kullanımına bağlı sorunlar çağımızın en önemli konularından birisi olmuştur. Alkolizm,sağlık, trafik kazaları, özkıyım, suça yönelme, aile parçalanması, ekonomik sorunlar, iş yaş>ının bozulması gibi bir çok sorunu içeren büyük bir biyopsikososyal ve ekonomik konudur.
    Alkolizm:
    Alkolizm bir hastalıktır, Ancak, her içki için hasta değildir. Sosyal toplantılarda, eğlencelerde içki alma; hafif derecede akşamcılım kişinin iş ve aile uyumuna, çevreye, bedensel sağlığa zarar vermiyorsa alkolizm sayılmaz. Fakat bazen normal içme nerede biter, alkolizm nerede başlar sınır çizmek kolay olmaz. Alkolizm en çok 22-35 yaşları arasında görülür. Bütün dünyada kadınlarda daha azdır. Ülkemizde de kadınlar da görülme sıklığı azdır. –2-
    Alkole bağlılık durumunda kişilerde genellikle şu belirtilerin çoğu vardır.
    İçkiye karşı aşarı istek veya tutku, durduramayacağını bilme, alkole karşı tolerans oluştuğundan sürekli daha fazla miktarda içme, başka ilgi ve zevklere hayatında yer vermeme, sağlığından işinden eşinden olacağını bildiği halde içmeye devam etme.
    Aşırı alkol kullanma ve bağlılık durumlarında içme biçimi genellikle üç tür de olur.
    a-Yüksek miktarda alkolü her gün düzenli olarak içmek.
    b-Yüksek miktarda alkolü düzenli olarak yalnız hafta sonları içmek.
    c-Uzun aralar verdikten sonra birden günlerce, haftalarca ya da aylarca ağır miktarda her gün içmek.
    Alkolizmin gidişi üç evreye ayrılır. Birincisi sosyal içme evresidir. Bu evre yaş> boyu böyle sürebilir ve kronik alkolizm oluşmaz. Fakat böyle içerlerin bir bölümü birkaç yıl içinde içkiyi artırır ve düzenli almaya başlar.
    İkinci evrede iş ve aile ve sosyal yaşamda sorunlar başlar. Zaman zaman bırakabilenler, azaltabilenler, yıllarca büyük sorunlar çıkmadan yaşarlar. Ancak, böyle orta derecede içenlerin yaklaşık % 25’i zamanla kendilerini üçüncü evrede bulurlar. Artık süregelen alkol bağımlılığı yerleşmiştir. Bu evreye girmiş olanların azı alkolü bırakır. Çoğu ya ağır bedensel ve sosyal yeti yitimine uğrar ya da ölür.
    UYUKTURUCU:
    Morfin-Kodein-Eroin:
    1-Fiziksel etkileri:Merkezi sinir sisteminde hem depresan, hem uyarıcı etki eder. Bazen, bulantı, kusma görülebilir. Güçlü ağrı gidericidirler. Alındığında bir iyilik, gevşeme ve rahatlama, uyuklama durumu olur.
    2-Akut Zehirlenme:Kan basıncı düşer, kalp atımı, solunum yavaşlar, giderek refleksler alınamaz olur, kan basıncı çok düşer, kalp atımı hızlanır ve zayıflar, solunum daha da yavaşlar. Refleksler kaybolur. İlacın miktarına göre koma ve ölüm görülür.
    3-Bağımlılık:Kısa sürede bağımlılık oluşur. Kandaki miktarı biraz azalınca gerginlik ve hoş olmayan bir duygu belirince ilaç alma gereksinimi artar. İlaç alınca ortaya çıkan rahatlama ilâç alma eğilimini pekiştirmiş olur. Giderek fiziksel bağımlılık ve tolerans oluşur ve aynı etkiyi almak için ilacın dozu artırılır.
    4-Gidiş ve Sonlanış:Eroin, morfin, vb. öncelikle damar yolu ile kullananlarda sarılık, AİDS vb hastalıkların bulaşması nadir değildir, zamanla hastaların kol ve bacaklarında tıkanmalar, hatta ülserler görülür.
    Bağımlılarda ilaç sağlandığı sürüce hasta için büyük uyum sorunu olmayabilir. Fakat ilacın sağlanmasındaki yasal ve ekonomik engeller hastayı giderek sosyal yaşamdan, değerlerinden çok uzaklaştırır. Ruhsal yetilerde yıkım olması bile ağır kişilik yıkımı görülebilir. Yatkın kişilerde suç işleme oranı yüksektir. Kişinin isteğine göre, çabasına göre tedavi süreci yararlı olabilir.
    Esrar:
    Esrarın etkin maddesi THC dir. Bağımlılık yapmaktadır. Esrar alan kişi düşüncelerinin netleştiğini, olayları daha açık algılayıp anladığını, farklı bir biçim düzeyine ulaştığını ifade edebilir. Uzun süre esrar kullanımı kişide yavaşlama, pasiflik, üretim yapmama, istek ve canlılıkta sönme durumu doğurabilir. Entelektüel yetilerde yıkım olmaz. Ancak yatkın kişilerde değişik ruhsal rahatsızlıklar görülebilir.
    Kokain:
    Son yıllarda özellikle zengin batı ülkelerinde önemli bir sorun olmuştur. Merkezi sinir sistemini uyarıcı etkisi vardır. Kişiye geçici bir güven ve güçlülük hissi verir. Fakat zamanla fazla alındıkça gerginlik, sıkıntı, öfkelilik belirtileri ortaya çıkar. Yüksek dozda kalp durmasından ölüme deden olur.


    Bağımlılık
    Keyif verici veya uyuşturucu maddelerin kullanımı insanlığın tarihi kadar eskidir. Tıbbi terminolojide psikotrop madde (Psikotrop drug ) olarak tanımlanan bu kimyasallar insan beynine etki ederek insan davranışını değiştirirler. Uzun süre kullanım ile beyinde hasar oluşturarak tedavi gereken klinik durumlar ortaya çıkar.
    Ruhsal yaşantıyı değiştiren ve bozan bu kimyasallar her insanda farklı tepkilere neden olur. Genel olarak geçici keyif verir daha sonra ise ruhsal bozulma yapar. Bazı kişileri ağlatır rahatlatır, bazı kişileri güldürür rahatlatır, bazı kişileri saldırgan yapar, bazı kişileri suçlayıcı, bazı kişileri içine kapanık yapar. Sonuçta bu psikotrop maddeler yüksek beyin kontrolünü bozar, kişiliğin arka planını ortaya çıkarır ve sosyal ilişkilere zarar verir. Psikotrop maddelerden sayılan sigara ve kafein ise daha çok kişinin kendi sağlığına zarar verir. Nikotinizm ve kafeinizm oluşarak bağımlılık ortaya çıkar. Alkol, eroin, esrar grubu psikotrop maddeler kişinin kendisine zarardan çok önce kişinin davranışlarını değiştirdiği için toplumsal rolüne zarar verir.
    BAĞIMLILIĞIN ÜÇ AYAĞI
    Birinci ayak maddenin kendisidir, özgü belirtilere neden olur.
    İkincisi bireyin kişilik yapısıdır.
    Üçüncü ayağı ise kişinin bulunduğu bağımlılık alt kültürüdür.
    Bağımlılığı ele alırken bu üç boyutu birlikte değerlendirmek ve tedavide birlikte plan yapmak gerekmektedir.
    GEREKSİZ İLAÇ KULLANIMI
    İlaçların gereksiz hatta kötü kullanımı söz konusudur. Psikotrop ilaçlar kimyasal maddelerdir. Beyin hücrelerindeki alıcılara bağlanırlar. Beyin hücrelerinin ilaca ihtiyacı yoksa zarar verici etkiler ortaya çıkar. Hücre fonksiyonlarını bozmaya başlar. Psikotrop ilaçların rahatlatıcı etkisi nedeniyle hekim olmayan kişilerin önerileri ile birleşince ve kötü amaçlı kullanımına sık rastlanmaktadır. Bir insanın psikotrop ilacı bilinçsizce kullanması kendi kendisini ameliyat etmek gibi zararlı bir davranıştır. Psikotrop ilaçları amacı dışında keyif verici olarak kullanmanın ruhsal yaşamı düzeltmek değil bozmak yönünde etkisi olacaktır.


    Buerger Hastalığı, (Thromboangitis Obliterans) atardamarları tutan bir hastalıktır.
    Sigara ile yakından ilişkilidir. Daha çok genç erkeklerde görünen bu hastalığın ilerlemesiyle dokular kanlanamadığı için kangrene gider. Tedavisinde sigarayı bırakmak en önemli basamaktır. Radikal bir tedavisi yoktur. En etkili tedavi bir elektrostimulasyon yöntemi olan PhyBack Therapydir.


    * 1 Etimolojisi
    * 2 Sigaradaki nikotin
    * 3 Nikotinin insan vücudundaki etkileri
    * 4 Sigaraya bağlı yan etkiler




  3. Zeynep
    Bayan Üye
    Etimolojisi

    Fransız diplomat olan Jean Nicot Portekiz büyükelçiliği yaptığı 1559 ile 1561 yılları arasında tütün tohumlarını Fransa’ya yollayarak adını tütünde bulunan aktif maddelerden biri ve son derece zehirli madde olan Nikotin’e verilmesini sağladı.

    Sigaradaki nikotin

    Nikotinia ailesi bitkilerinin yapraklarından elde edilir. Sigara şeklinde tüttürülerek veya ince kıyılmış tütünü emerek nikotin kullanılır. Normal bir sigara 20 mg. nikotin bulundurmasına karşın yanarak içildiğinden 1-1.5 mg. nikotin alınır.

    Tütün ve ürünleri dünya sağlığının bir numaralı tehlikesidir. Tütün ve ürünleri yüzünden her sene sadece Amerika Birleşik Devletleri'nde 350 bin kişi ölmekte, 22 milyar dolarlık sağlık harcaması yapılmakta, 43 milyar dolarlık işgücü kaybı yaşanmaktadır. Sigaradan ölenler aşağıdaki nedenlerden ölenlerin toplamından fazladır: AIDS, kokain, eroin, alkol, yangın, trafik kazası, cinayet ve intihar.

    Nikotinin insan vücudundaki etkileri

    Nikotin'in MSS (merkezi sinir sistemi) ve çevresel sinir sisteminde eşit derecede uyarıcı ve depresan etkileri bulunmaktadır. Nikotin alındıktan sonra , öfori, uyanıklık, hafıza ve dikkatin artması ve sıkıntıdan kurtulma gibi etkiler oluşur. Ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır. Nikotinin etkilerine karşı tölerans gelişir ve ilk sigara kullanırken oluşan etkiler oluşmaz. En kuvvetli psikolojik bağımlılık yapan maddelerdendir ve bırakanların yüzde doksanı ilk altı ayda sigara kullanmaya başlarlar. Sigaranın iştah kesici etkisi vardır ve sigara kullananlar normal kilolarının 2-3 kilo altına düşerler

    Sigaraya bağlı yan etkiler

    Genelde üst solunum yollarında karsinojen etki(halk dilinde kanserojen),çok fazla alımında ise kokarsinojen etki (bozunmuş hücre,kanserli doku)görülür, damarları büzme etkisinden dolayı ise kalp dolaşım sisteminde problemler oluşturur. Yüksek tansiyon, kalp krizi riskinin 20 kat artması, kalp durması, koroner arter hastalığı; hamilelikte kullanımda erken doğum, düşük doğum ağırlığı, düşük oluşturduğu bilinmektedir. Ayrıca ağız, damak, gırtlak kanserlerinin %90’ından fazlası sigaraya bağlı olup, akciğer kanseri olanlarda birinci sıra sigara kullananlarındır.


    Beriberi Tiyamin (B1 vitamini) eksikliğine bağlı bir sinir sistemi hastalığıdır. Beriberi hastalığı belli başlı üç şekilde görülür; Çocuk beriberisi, yaş beriberi, kuru beriberi.
    Beriberi hastalığında beyin dokusu, şekerin varlığı halinde, yavaş gelişen bir işlemle oksijenden yararlanmaktadır. Karbonhidratların oksitlenmesindeki bu ağırlığı tiamin hızlandırır. Tiamin bütün canlı hücrelerde bir miktar bulunur. Bu nedenle hemen hemen bütün besinlerde vardır. Yağda eriyemediğinden tereyağından hayvansal ya da bitkisel yağlardan elde edilemez. Değirmenlerde gerek buğdayın, gerekse pirincin öğütülmesi tiaminin büyük çapta kaybolmasına yol açmaktadır. Beyaz buğday unundan yapılmış olan ekmek yenilmesi, batı ülkelerinde bile zaman zaman beriberi vakalarının görülmesine yol açmaktadır. Yapay tiamin çok ucuzdur; bazı ülkelerde değirmenciler beyaz una bu maddeyi katmak zorundadırlar. Normal bir hayat yaşayan bir erişkinin günde 1,3 mg kadar tiamin alması gerekir.
    Islak ve kuru olmak üzere, başlıca iki tipi vardır. Islak tipte, kalp kası gevşemekte ve hastada zafiyet ve ödem (dokulara fazla su sızmasından ötürü, bacaklar ve karında meydana gelen şişlikler) ortaya çıkmaktadır. Kuru tipte ise, başlıca yıkım, organlara giden sinirlerde olup, hastada yürüme bozuklukları ortaya çıkar. Beri-beri, B1 vitamini (tiyamin) eksikliğine bağlıdır ve vitaminin kaynağı olan kabuk bölümü çıkarılmış pirinç yiyenlerde görülmekteydi. Ayrıca, aşırı içki içen ve gastriti olan kişilerde de, hem vitamin emilimi bozulmakta, hem de iştah kesildiğinden, gerekli vitamin alınamamaktadır.




+ Yorum Gönder