+ Yorum Gönder
Okul ve Eğitim ve Coğrafya Forumunda Uzaktan algılama teknolojisi nedir Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Zeynep
    Bayan Üye

    Uzaktan algılama teknolojisi nedir








    Uzaktan Algılama Teknolojisi Nedir ?



    1960’lı yıllarda başlayan uzaya araç gönderme projeleri ile birlikte, uzaydan yeryüzünün ve diğer gezegenlerin görüntülerinin alımına başlanılmıştır. Bugüne kadar birçok insanlı ya da insansız uzay aracından, yeryüzünün görüntüleri elde edilmiş, bun*lar harita üretimlerinde kullanılmış ve giderek artan bir yoğunlukta kullanılmaya devam edilmektedir.

    Uzaktan algılama teknolojisi nedir.jpg

    Çeşitli toplantılarda, dergilerde hatta günlük gazetelerde zaman zaman uzaktan algılama konusuna değinilmekte, uzaktan algılamanın sun*duğu olanaklardan çok abartılı örnekler verilmekte*dir. Orneğin, uydulardan alınan resimlerden parkta oturan bir adamın gazetesinin okunabileceği, açık arazide bulunan bir askeri birlikteki subayın rüt*belerinin görülebileceği anlatılmakta, yazılmaktadır. Bu yazıda haritacılık alanında en çok kullanılan uydu*lardan ve bunların ,kısaca teknik ozelliklerinden bahsedilecektir.

    1.2- TANIM VE KAVRAMLAR

    Uzaktan algılama, uzakta bulunan objelere ait bilgilerin, onlarla direk temas olmaksızın incelenmesi ve güvenilir, bilgiler elde edilmesi olarak tanımlan*maktadır. Son yıllarda, özellikle körfez savaşından sonra, önemi artan uzaktan algılama teknolojisinde, algılayıcı sistem platformları olarak uçaklar, gemiler, insanlı ve insansız uzay araçları kullanılmaktadır. Uzaktan algılamada, görüntü algılayıcı sistemleri üç, grupta toplanmaktadır:

    - Fotografik algılayıcı sistemler,

    - Tarayıcı algılama sistemleri,

    - Mikrodalga algılayıcıları,

    1.2.1. Fotografik Algılayıcı, Sistemler

    Görüntülerin elde edilmesinde, algılayıcı olarak hava kameralarının kullanıldığı sistemlerdir. Günümüzde de hava kameraları uzaktan algılamada hala en geniş oranda kullanılan algılayıcılar olarak kabül edilmektedir.

    1.2.2. Tarayıcı Algılama Sistemleri

    Fotografik algılayıcılarla, yeryüzünün sürekli bir şekilde algılanması mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, tarayıcı algılama sistemleri geliştirilmiştir. Iki tür tarayıcı algılama sistemi kullanılmaktadır.

    - Optik-Mekanik tarayıcılar

    - Optik-Elektronik tarayıcılar.

    1.2.2.1- Optik-Mekanik Tarayıcılar

    Bu tarayıcılarla tarama işlemi, uçuş yönüne dik olarak yeryüzünün ince şeritler halinde taranması şeklinde gerçekleşmektedir. Bir motora bağlı eksen etrafında dönen, bir prizma taramada kullanılmak*tadır.

    İnsansız uydulara monte edilen optik-mekanik tarayıcılar kullanım açısından beklenen verimi sağlayamamaktadır, çünkü prizmanın dönme hareketi mekanik bir işlevdir ve sık sık arızalanması söz konusudur.

    1.2.2.2 – Optik-Elektronik Tarayıcılar

    Mekanik tarayıcılarda olduğu gibi yeryüzünü uçuş yönüne dik bir şekilde tararlar. Geometrik çözümlemesi mekanik tarayıcılara nazaran oldukça yüksek olan elektronik tarayıcıların, odak düzlemine bir doğrusal dizi oluşturan şerit halinde dedektörler yerleştirilmiştir. CCD (Charge Coupled Device) pren*sibi ile çalışan dedektörler dizisi SİLİZİCIMDİODEN den oluşmaktadır.

    1.2.3- Mikro Dalga Algılayıcı Sistemler

    Uzaktan algılama çalışmalarında, mikro dalga algılayıcı sistemlerinden yararlanma oldukça yeni bir tekniktir. Uygulamada günümüze kadar çok fazla yaygın olarak kullanılmamakla beraber, bu konu üzerindeki araştırmalar yoğunlaştırılmıştır. Mikro dalga algılayıcılarının yakın bir gelecekte, uzaktan algılamada en çok kullanılan yöntemlerden biri ola*cağı görüşü ağırlık kazanmaktadır. Aktif tip mikro dalga sistemleri olarak adlandırılan radar dalgaları gerek askeri amaçlı, gerekse sivil amaçlı uzaktan algılama çalışmalarında kullanılmaktadır. Radarla her türlü hava koşullarında, gece ve gündüz görüntü elde edilebilmektedir.


    1.3- UYDULAR

    Çeşitli ülkeler, uzaktan algılama çalışmalarında kullanmak amacıyla uzaya uydular göndermişlerdir. Bu uydulardan bazıları aşağıdadır.


    1.3.1- Landsat Serisi Uydular

    Harita yapımı,tarım, ormancılık, jeolojik araştır*malar ve arazi kullanımı amaçlarına yönelik olarak, Amerikan Havacılık ve Uzay Araştırmaları Merkezi (NASA) tarafından LANDSAT uydu projeleri 1972 yılında başlatılmıştır.

    23 Temmuz 1972 yılında ilk Landsat uydusu olan, LANDSATI uzaya gönderilmiştir. Daha sonra sırası ile, 22 Ocak 1975 de LANDSAT2 uydusu, 5 Mart 1978 yılında LANDSAT3 uydusu uzaya gönderilmiştir. Birinci Landsat serisi olarak adlandırılan bu uydulardan yaklaşık bir milyon uzay görüntüsü elde edilmiştir (Bir görüntü 185 * 185 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır).

    Birinci Landsat serisi uyduların yörünge yüksek*liği 930 km, tarama alanı 185 * 185 km2, görün*tüleyebildiği en küçük alan 79 * 79 metre, bir turları 18 gündür. Bu sende algılayıcı sistem olarak dönen ışınlı VİDİCON kamera sistemi ile MSS çok bandlı tarayıcıları kullanılmıştır.

    Ikinci seri landsat uydularının ilki olan Landsat4, 6 Temmuz 1982 tarihinde, ikincisi, Landsat5 uydusu 1 Mart 1984 tarihinde uzaya göndenilmişlerdir. LANDSAT 4 ve 5 uydularının yönürge yüksekliği 705 km, tarama alanı 185 * 185 km2, görüntüleye*bildiği en küçük alan 30 * 30 metre, dünya çevresindeki bir turu 16 gün sürmektedir. Bu uydu*larda algılayıcı sistem olarak TM (Thematik Mapper) ile MSS çok bandlı tarayıcıları kullanılmaktadır. Landsat4 uydusundaki TM algılayıcı sistemleri uydunun yörüngeye oturtulmasından iki yıl sonra arızalanmış ve bu arıza bir yıl devam etmiştir. 1987 yılında arıza giderilerek uydu tekrar aktif hale geti*rilmiştir.

    NASA 1989 yılında LANDSAT6 uydusunu uzaya göndermeyi planlamış ancak bu uydu 4 yıl sonra 5 Ekim 1993 tarihinde uzaya gönderilmiştir. Landsat6 uydusuna, pankromatik modda tarama yapabilen bir sistem ilave edilerek, 15 * 15 metrelik çözünürlüğe ulaşmak planlanmıştır.

    1.3.2. Spot Uyduları

    Fransa, Belçika ve Isveç ortak projesi olan ilk Spot uydusu 22 Şubat 1986 tarihinde Fransız Guianasından uzaya gönderilmiştir. Bu uydunun tarım, ormancılık ve harita üretimlerinde kullanılması amaçlanmıştır. Spot uydusunda algılama sistemi olarak aynı özellikli iki tane HRV (High Resolution Visible) algılayıcı aleti kullanılmıştır. Bu algılayıcıların biri Panknomatik modda, diğeri MSS çok bandlı modda kayıt yapmaktadır.

    Uydunun yÖrünge yüksekliği 830 km, tarama alanı 60 * 60 km2, dünya çevresindeki bir turu 26 gün, görüntüleyebildiği en küçük alan, pankro*matik modda 10 * 10 metre, çok bandlı modda 20 * 20 metredir.

    Spot 1 uydusundan 6 Mayıs 1986 tarihinden itibaren yaklaşık üç milyon uzay görüntüsü elde edilmiştir. Fransızlar 22 Ocak 1990 da Spot2 uydusunu, 26 Eylül 1993 tarihinde Spot3 uydusunu yörüngeye oturtmuşlardır.


    1.3.3- Seasat Uydusu

    NASA tarafından Oşinoğrafik araştırmalar amacıyla, 26 Haziran 1978 tarihinde uzaya gönder*ilen SEASAT uydusu, dört aylık bir kullanımdan sonra teknik bir arıza nedeniyle devre dışı kalmıştır. 800 km yörünge yüksekliği olan Seasat uydusunda algılayıcı sistem olarak SAR (Synthetic Apertura Radar) sentetik açılı radar ile, VIRR (Visible and İnfrared Radiometer) görünür kızılötesi bölgede çalışan radyometre kullanılmıştır. Uydu dünya çevresindeki bir turu 14 gün, tarama alanı 4000 * 4000 km2 ve bir resim elemanı büyüklüğü 25 * 25 metredir.



    1.3.4- HCMM (Heat Capacity Mapping Mission)

    Uydu 1978 yılında yörüngeye oturtulmuş, 1980 yılına kadar hizmette kalmıştır. Bu zaman aralığında uydudan bir çok Termal görüntü elde edilmiştir. Uydunun yörünge yüksekliği 620 km, tarama alanı 716 * 716 km2, bir resim alanı büyüklüğü 500 * 500 metre olup, dünya çevresindeki bir turu 16 gündür. Algılayıcı sistem olarak yüksek kapasiteli radyometre kullanılmıştır.

    1.3.5. MOMS (Optik - Elektronik Çok Bandlı Tarayıcı)

    7 Haziran 1983 ve 11 Şubat 1984 tarihlerinde insanlı uzay mekiği ucuşlarında kullanılmıştır. Yörünge yüksekliği 230 – 330 km, tarama alanı 140 * 140 km 2, bir resim elemanı büyüklüğü 10 * 10 metredir.








  2. Zeynep
    Bayan Üye





    1.3.6. Kosmos Serisi KFA-1000

    Siyah beyaz ya da kızılötesi renkli film kullanıla*bilinen, 1000 mm odak uzaklı, bir metnik kameranın algılayıcı olarak kullanıldığı, Ruslar tarafından gelişti*rilmiş bir uzaktan algılama sistemidir. Yönünge yük*sekliği 270 km, tarama alanı 189 * 189 km2, görün*tüleyebildiği en küçük alan 5-10 metredir.


    1.3.7. Uzaktan Algılama
    Uzaktan algılamada kullanılan bir diğer bir araç da RADAR’dır. Radar, Radio Detecting And Ranging kelimelerinin baş harflerinin birleştirilmesi ile oluşmuş bir kelimedir. Aktif bir sistem olması nedeniyle gece ve gündüz, sisli ve puslu havalarda kullanılabilir. 1930 lu yıllarda Almanya’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde hemen hemen aynı zamanda ortaya çıkmıştır. Bu, halen hava alanları, uçak ve gemilerde kullanılan ve dairesel tarama yapan bir alettir. Radar sistemleri bir tür tarayıcı(scanner) dır. K bandı kısa dalaga, S bandı uzun dalgaboyu olarak bilinir. Kısa dalga boyu ile çalışan bir radarın bitki örtüsünü delip geçme kabiliyeti az fakat üç boyutlu ayırma gücü fazladır. Haritacılar daha çok Laser Profilimetre adı verilen bir tür radar sistemini kullanır. Uçaktan yapılan bir uçuş ile arazi profili bu aletle rahatlıkla 3 boyutlu bir şekilde çıkarılabilir.

    Yukarıda bir radar sistemi kullanılarak çıkarılmış bir arazi profili görülmektedir.

    Radar kullanmanın faydaları şu şekilde özetlenebilir:

    - Bulutları deler, sisten geçer, bitki gölgelerinden geçer. Dolayısı ile her zaman bulutlu olan tropik ülkelerde kolaylık sağlar.

    - Büyük alanların 1/400000, 1/100000 ölçekli haritalarının yapılmasına yarar.(Radar kullanarak 100 bin kilometrekarelik bir alanı bir günde algılamak mümkündür.)

    - Gece de çalışmak mümkündür.

    - Gölgeli bir görüntü verdiği için, düşey alınmış fotoğraflara göre değişik persfektiflerden görüş verir.

    - Stereoskopik(3 boyutlu) görüş elde etmek için, bindirmeli çekim yapılabilir. – Radarla okyanus dalgalarının boyu, yönü ve genliği bulunabilir. Buz dağlarının oluşumu belirlenebilir. Bu bakımdan deniz trafiğinde çok yararlı olur. Uzaktan algılamada kameraların ve radar sistemlerinin dışında laser, radyo dalgası alıcıları, sismograflar, gravimetreler, manyotometreler, sonarlar gibi araçlar da kullanılır.

    Yukarıda uzaktan algılama yöntemiyle oluşturulan fotoğraf görüntüleri görünmektedir. Bu fotoğraflarda her bir renk ayrı bir nesneyi belirtir.


    1.4. SONUÇ

    2000 ii yıllara yaklaştıkça, uzaktan algılama ha*nitacılıkta giderek artan bir önem kazanmaktadır. Birçok ülke ortak projeler yürütmekte, daha yüksek çözümlemeli uzay görüntüleri elde edebilme çabasındadınlar. Bazı ülkelerin uzay görüntülerinde, 1-2 metre hassasiyete ulaştıkları söylenmektedir, ancak bunlar henüz askeri amaçlar için kullanılmakta olduğundan, dünya pazarlarına sürülmemiştir. (Jyduların yukarıda verilen teknik özellikleninde de görüldüğü gibi uzaktan algılama yöntemiyle üretile*cek haritalar henüz küçük ölçektedinler. Kadastral amaçlı olarak uzaktan algılamanıh kullanımı şu anda mümkün olamamaktadır, ancak yüksek çözüm*lemeli görüntülerin elde edilmesi ile bu alanda da kullanılabileceği açıktır.





  3. Zeyneb
    Görevli Bayan Üye
    1960’lı yıllarda başlayan uzaya araç gönderme projeleri ile birlikte, uzaydan yeryüzünün ve diğer gezegenlerin görüntülerinin alımına başlanılmıştır. Bugüne kadar birçok insanlı ya da insansız uzay aracından, yeryüzünün görüntüleri elde edilmiş, bunlar harita üretimlerinde kullanılmış ve giderek artan bir yoğunlukta kullanılmaya devam edilmektedir.
    Çeşitli toplantılarda, dergilerde hatta günlük gazetelerde zaman zaman uzaktan algılama konusuna değinilmekte, uzaktan algılamanın sunduğu olanaklardan çok abartılı örnekler verilmektedir. Orneğin, uydulardan alınan resimlerden parkta oturan bir adamın gazetesinin okunabileceği, açık arazide bulunan bir askeri birlikteki subayın rütbelerinin görülebileceği anlatılmakta, yazılmaktadır. Bu yazıda haritacılık alanında en çok kullanılan uydulardan ve bunların ,kısaca teknik ozelliklerinden bahsedilecektir.





+ Yorum Gönder


uzaktan algılama teknolojisi nedir